SOKAĞI YASAKLAYIN..

“Evde kal Türkiye”,“Hayat eve sığar” kampanyası yerinde ve hayati öneme sahiptir.
Vatandaş bazlı düşünüldüğünde , virüse karşı alınabilecek en akıllı tedbir olarak gözüküyor.
Telkin ve tavsiyelerde bulunan Bilim İnsanlarına kulak vermek ve söylenenlere riayet etmek zorundayız.
Her ne kadar izolasyona alışık olmasak ta.. hastalığın yayılmaması adına evlerimizde paşa paşa oturmalıyız.
Sıkıntılı geçen günleri, sineye çekmekle, ileride olası yaşanabilecek acıların önünü şimdiden kesmiş olacağız.
Bizler yurtsever insanlar olarak bu bilinçle hareket etmekle mükellefiz.
Gel gör ki; insanları evde oturmaya çağırırken, hayat eve sığar derken aynı zamanda dışarıya da itiyoruz.
Bu ne yaman çelişki.
Bir çok Kamu kuruluşu ve Özel sektör hala açık.
Çalışmalar devam ediyor.
Halkın bir kısmını izole olmaya çağırırken, büyük bir kısmını dışarıya salacaksın..
Dışarıya saldığın insanların bu virüsü ev ortamına taşıma riski yüksek.
Dolayısıyla salgının körüklenmesine de, sebebiyet verilmiş olunmuyor mu?
Bu virüsün, temas yoluyla geçtiği tespiti ortada dururken, bir aklı evvel bu duruma izahat getirebilir mi acaba?
Anladığım kadarıyla ekonomik anlamda getiri götürü hesabı yapılıyor.
İşler bu boyuta gelmişken ve dünyada yıkım yaşayan ülkeler var iken böyle bir hesaba girilir mi?
Can tehlikesinin hiç bir şeyle ölçülemeyeceğini tüm kesimlerin bilmesi gerekmez mi?
Devlet olarak;Bir Cerrah hassasiyetiyle elinde neşter, kesilmesi gereken yerden keseceksin arkadaş.
İnsanları yasal olarak izole olmaya mecbur edeceksin.
Ekonomik anlamda her türlü mağduriyetlerini ortadan kaldıracaksın.
Çok ciddi ve katı kuralları hayata sokacaksın ki, bu belayı en kısa sürede ve en az hasarla atlata bilelim.
Hemen ve hiç vakit kaybetmeden ,işi sulandırmadan bir an önce önlemleri hayata sokmak lazım.
Bilim insanlarının telkin ve tavsiyelerini değerlendirmeye alıp öyle kararlar alınıyor olabilir.
Lakin son karar vericiler yönetenlerdir.
Yani siyasilerdir.
İktidar yanlış yapma lüksüne sahip değildir.
Yaşananları enine boyuna en kılcal kısımlarına kadar değerlendirip tedbirler almakla yükümlüdür.
Bu süreçte ihmal ya da hata kabul edilemez.
Bilim insanları her gün televizyonlarda demeçler veriyorlar.
Bir gözlemci ve dinleyici olarak izliyorum; açıklamalar net ve keskin ölçülerde değil.
Bir çoğu sokağa çıkma yasağının gerekliliğini dolaylı ve sündürerek ifade ediyorlar.
Ama sonuçta karar vericiler ne diyorlarsa o,diyerek noktayı koyuyorlar.
Varsın; yitirilen, zarar hanesine yazılan para olsun.
Bu kadirşinas millet, çalışır, fedakarlıklarda bulunur, bozulanı tamir eder.
Ekonomiyse bütün mesele hep birlikte ayağa kaldırırız evvel Allah.
Bir yurttaş olarak Devlet büyüklerime sesleniyorum: “lütfen ama lütfen insanları yasal olarak evlerinde izole edin”.
Sokağı  yasaklayın.
Can kayıplarının telafisi olamaz.
Bu baskı, bu ne yapacağını bilememe hali toplumun psikolojisine büyük hasarlar verir.
Gün:küçük hesaplar yapma günü değildir.
Kaz geleceği yerden Tavuğu esirgemeyin.
Herkesin, hepimizin Allah yardımcısı olsun.
“Evinizde kalın,Hayatta kalın,Hayatınızı eve sığdırın.”
Kalın sağlıcakla..

1 YORUM

  1. Sokağı yasaklayın, herkes evde kalsın demekle bu iş olmaz bence!
    Maaşını alan, elinde parası olan evinde kalır ve kendini izole eder!
    Önemli olan, parası olmayan ve hergün evine günlük kazancıyla aş götüren kişilerere evde kalınca aç kalmama güvencesi sağlamak! Faturalarını ödemek!

    Bu çerçevede her ailenin asgari geçim hakkı sağlanmalıdır. Kısacası, “sosyal ödenek” ihtiyacı olan herkes her ay böyle bir ödeneği otomatikmen banka hesabında görebilmeli. Sadaka verir gibi bir defalığına cuzi bir para vererek insanları PTT önlerinde, can pahasına, sırada beklemeleri çok utanç vericidir ve bu durumların tekrarı kesinlikle önlenmelidir!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here