2020 YILININ LANETLERİ..

2019 Yılını geride bırakırken 2020’ye büyük umutlarla girmiştik.
Ümitlerimiz  güzeldi ama öyle mi oldu?
Olmadı.
Elazığ ve Malatya’da 6,5  şiddetindeki deprem yıkımlarla birlikte aramızdan nice canları aldı.
Milletçe depremi tekrar hatırladık.
Deprem konusunda yapılması gerekenleri günlerce konuştuk durduk.
O kadar.
İcraat yetersizliğini milletçe bir kez daha gördük.
*
Van Bahçesaray’da peş peşe düşen Çığ; çok dramatik bir şekilde insanların ölümüne sebep oldu.
Bilinçsiz müdahalelerin sonuçlarına tanık olduk.
Eğitim ve öngörünün eksikliği yüzümüzde şamar gibi patladı.
*
Suriye İdlib’te , harekat düzenleyen ve gözlem yapmakla görevli Askerlerimize haince yapılan saldırı sonucunda gencecik evlatlarımızı yitirdik.
Suriye topraklarında Şehit düşen fidanlarımıza milletçe ağladık.
Nice Ocaklara kor ateşler düştü.
Suriye olayını yediden yetmişe yeniden tartışır olduk.
*
İstanbul Sabiha Gökçen Hava alanında pistten çıkan uçak üç parçaya bölündü.
Masum insanlar öldü.
Verilmiş sadakamız varmış dedik ölümlere boyun eğdik.
*
Dünyada ve Ülkemizin bir çok yerinde Depremler,Yangınlar,Seller,Yıkımlar daha nice badireler kabus gibi çöktü.
Bu olaylar neticesinde   yitirilen nice nice canlar oldu.
*
Bu kadar lanetli durum yetmezmiş gibi birde mülteci sorunları ülkenin ana gündemi haline geldi.
Mülteci sorunu ülkenin sosyal dengelerini alt-üst etti.
Bu mülteci sorunu; ülkece kalbimize saplanmış bir hançer gibi.
Avrapa’ya kızgınlığımız neticesinde, mültecilere istikamet çizdik.
Sınır kapılarını açtık.
Açtık açmasına da ihale yine ülkece bize kalmış gibi görünüyor.
Ülkece ruhumuza kasvet çöktü.
*
Daralan ekonomi, hayat pahalılığı ve geçim sıkıntıları katlanarak  insanlara kabusu yaşatır vaziyet aldı.
Geçim derdiyle mücadele ederken hiç beklemediğimiz bir Koronavirüs lanetiyle karşı karşıya kaldık.
Koronavirüs salgını; sadece bizi değil  bütün dünyayı etkisi altına almakla beraber, tüm devletleri her manada perişan etti.
Dünyanın tamamının dengesini bozdu.
Ülkeler kırmızı alarm vaziyetinde.
Ülkelere giriş çıkışlar yasaklandı
Ülkelerin bir kısmı kendilerini karantina altına aldılar.
Ekonomileri resmen felç oldu.
Sosyal hayat,ticari hayat tamamıyla koronavirüse teslim oldu.
O böbürlenen, burnundan kıl aldırmayan ülkeler dahil.. acizlik ve çaresizlik girdabında boğuluyor.
İnsanlığın küçücük bir virüs karşısında düştüğü durumlara akıl-sır erdiren var mı?
O gelişmişlik; bir virüs karşısında para etmiyorsa durup birçok şeyi tekrar tekrar düşünmek gerekir.
Velhasılı kelam yeni yıla gireli henüz iki buçuk ay olmuşken şu yaşananlara bakın.
Bunların tamamı lanet..
Dünya resmen can çekişiyor..
Allah beterinden saklasın.
Aklımdayken… bu kadar lanetle boğuşurken bizim idareciler oturdukları koltukların hakkını versinler.
Birbirleriyle uğraşmaları bu ülkeye zarardan başka bir şey vermiyor.
Ülkemiz her manada diken üstündeyken çare bekliyoruz.
2020 bir musibet yılı olabilir mi?
Başınızı iki elinizin arasına alın, olup bitenlerin tamamını düşünün lütfen.
Kim bilir belkide bir musibet bin nasihatten evladır.
2020’yi heba etmeyelim…
Kalın sağlıcakla..
2020 YILININ LANETLERİ..
Zeki Şanlı
1967 İskenderun doğumlu.Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi İstatistik Bölümü mezunu.