MEMLEKETİN YABANCISI BİZ OLDUK…

Hafta sonu havanın güzelliğini fırsat bilip eşimle sahilde yürüyüşe çıktık.
Çıkmaz olaydık.
Sahilde bin kişi varsa bunların en az yedi yüz ellisi Suriyeli.
Mantar gibi mübarek.
Boy boy çocuklar, kadınlar, bağrı açık jöleli adamlar.
Haremlik selamlık tarzında öbek öbek dizilmişler, yeşilliklerin,kayalıkların ve tüm bankların üzerinde.
Her yeri istila etmişler.
Çoğaldıkça çoğalmışlar,boş durmamışlar anlaşılan.
Kendilerinden emin bir vaziyette memleketin sahibi havasındalar.
O ilk geldikleri günlerdeki mağdur ve mazlum görünümlerinden eser yok.
Bir rahatlık bir rahatlık sormayın gitsin.
Bu öz güven nereden kaynaklanıyor acaba?
Sorarım sizlere nereden olabilir?
Devletimiz bunları artık misafir olarak değil imtiyazlı ev sahibi olarak görüyor anlaşılan.
Her tür rahatlığın güvencesini almışlar ve yaşamlarını bu ölçülerde idame ettiriyorlar.
Barınma,sağlık,gıda,eğitim ve bilumum ihtiyaçlar gideriliyor nasılsa.
Gel keyfim gel misali..
Seksen bir vilayetin tamamında bu ve buna benzer manzaralar yaşanmakta.
Bunlar nereden ve nasıl finanse ediliyorlar acaba?
Tabi ki  hepimizin parasından.
Hepimizin öz birikimlerinden yapılan harcamalarla bunlar bu topraklarda ağırlanıyor.
Çoluğumuzun çocuğumuzun rızkından nafakasından besleniyorlar.
Bunu unutmayın.
Adamlar mağdurmuş..
Ne mağduriyeti.. bırakın Allah aşkına.
Kendi insanımın mağduriyeti ortadayken başkasının mağduriyeti benim için öncelikli olamaz.
Benim Mehmet’im Şehit olurken Ocaklara kor ateşler düşerken  bu jöleli bağrı açıkları görmeye tahammül edilemez.
Ekonomik sıkıntılardan bunalan ,canına kıyan insanlarımız ortada dururken bunların varlığı bizi mutlu edemez.
Bu memlekette bakmakla sorumlu tutulduğumuz sadece Suriyeliler’mi var?
Elbette hayır.
Afganlı,İranlı,Iraklı kafası esen herkes  memleketimize iltica etmiş.
Onlara da ev sahipliği yapıyoruz ne yazık ki.
Böylesi bir ağırlığı bu memleketin insanı daha fazla kaldıramaz.
İçeride bunalmışlık had safhadayken  hemen yanı başımızda iltica etmek için bekleyen yüz binlere ne diyeceğiz onu düşünme vakti.
Bu balon daha fazla hava kaldırmaz.
Bir vatandaş olarak bu konuya dikkat çekmek isterim.
Bir de şunu sormadan geçemeyeceğim.
Öncelikle Allah yazdıysa bozsun diyeyim.
Bizler aynı durumda olsak bizi kim kendi ülkesine alır?
Bizlere kucak açacak bir komşumuz var mı acaba?
Bir düşünün.
Fikirlerinizi paylaşın lütfen.
Kalın Sağlıcakla..

1 YORUM

  1. Bir ağaç gölgesi ömürlerini orada geçirmeleri için fazlasıyla yeterli. Gitmeyecekler ve günden güne çoğalacaklar.

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here