KATILIMCI OL ÜLKENE SAHİP ÇIK…

Ülkemizde olup bitenleri mümkün olduğunca takip ediyor musunuz?
Gelişmeleri anlamaya ve yorumlamaya kendinizi mecbur hissediyor musunuz?
Beni ilgilendirmiyor, bana ne ya.. diyenlerden misiniz?
Eğer böyleyse yazık, hem de çok yazık.
Ülkemizin ve milletimizin geleceğini önemli ölçüde ilgilendiren hassas bir süreçten geçiyoruz.
Yarınlarımızın mahiyetini belirleme arefesindeyiz.
Toplumsal yaşantımız her geçen gün sıkıntılardan kaynaklı; geriye, daha geriye gidiyor.
Yaşamdan duyulan memnuniyet derecesi gittikçe zayıflıyor.
Bu manzarayı görüp.. görmezden gelme eğilimi insanlık adına ,memleket sevgisi adına kimseye yakışmaz.
Ülkemiz bir bütündür.
Tıpkı bir insan bedeni gibi,tek vücuttur.
Herhangi bir yerimizde bir sancı,bir yara,bir ağrı olduğunda acısı  tüm bedenimizi sarmıyor mu?
Sarıyor.
O halde..
İstanbul’da olan Hatay’ı,İskenderun’u , İskenderunluyu   ilgilendirmesi gerekmez mi?
Ankara’yı, Adana’yı, Samsun’u,Erzurum’u,Hakari’yi her yeri, istisnasız her yeri ilgilendirmesi gerekir.
Anlayış böyle olması gerekirken  ülkede cereyan eden  gelişmelere yeterli reaksiyon var mı?
Yok..
İşte bütün sıkıntılar burada başlıyor, sevgili okurlar.
Reaksiyon yok, tepki yok ,hak arama yok.
Bir toplum bunları önemsemezse nasıl gelişebiliriz?
Nasıl kalkınabiliriz ,nasıl muasır medeniyetler ölçüsüne ulaşabiliriz?
Toplumda Hakkı,Hukuku,Adaleti tesis edemezsek; toplumsal bütünlüğümüz çatırdar.
Toplumsal ayrışmalar ve kutuplaşmalar baş gösterir.
Sormayı ve  sorgulamayı bir yaşam biçimi olarak hayatımıza katmazsak  ; başkaları bizlere bir yaşam çerçevesi çizer.
Bunu kabullenmek ve içselleştirmek hiç birimize, hiç bir şekilde yakışmaz.
Ülke meselelerinden kopuk yaşayamayız.
Bu ülke bizim,hepimizin .
Bizler misafir değil hep birlikte ev sahibiyiz.
Evimizin her köşesinde hep beraber hak sahibiyiz,hep beraber söz sahibiyiz.
Olup biten ne varsa, hepimizi her koşul altında ilgilendirir.
Seyirci kalamayacağımız yığınla can acıtıcı gelişmeler oluyor.
Yüce yaratan aklı fikri belirli bir zümreye vermiş değildir.
Ben,Sen,O, Hepimiz kendi akli melekelerimize en az onlar kadar hakimiz.
Tek eksiğimiz katılımcı olamayışımızdır.
Her tür hukuksuzluk,her tür mağduriyete karşı dik bir duruş sergilememiz gerekir.
Mazluma-mağdura-haksızlığa uğrayana yardım etme,onun yanında yer alma zorunluluğumuz vardır.
Aksi takdirde hiç kimse vicdandan ,dinden, imandan bahsetmesin.
Zalimlerin zulmüne rıza gösteren ,sesiz kalmayı yeğleyen, tavır koyma yiğitliğini gösteremeyen sözde  mazlumlar aslında zalimler kadar suçlu sayılırlar.
Bu böyle biline.
Mutlu yarınlara..

1 YORUM

  1. Zeki bey, diğer yazılarınız gibi gene güncel ve önemli bir konuya değinmişsiniz! Size kesinlikle katılıyorum: kenardan bakmak yetmez katılımcı olmamız, eğriye eğri ve doğruya doğru dememiz gerekir!
    İyi hizmet verenleri alkışlamamız, kötü ve eksik hizmet verenlere ise bunu yüzlerine vurmamız gerekli!
    Birşeylerin değişmesini, düzelmesini ve güzelleşmesini istiyorsak susmak yerine bunu dile getirmemiz ve kendi katkımız ne ise onu yerine getirmemiz gerekir!

    Yurtdışı ve yurtiçinde bir çok yerde yaşamış ve görmüş tecrübeli bir Iskenderun’lu olarak bu şehirde gördüğüm eksiklikleri elimden geldiği kadar dile getirmeye çalışıyorum. Yaşadığı çevrenin ve gelecek nesillerimizin, çocuklarımızın iyiliği için bunu herkes yapmalı bence! Oysaki, bazı insanlardan “beğenmiyorsan buraya gelme” gibi reaksiyonlar alınca çok üzülüyorum ve bu tür insanlara ben İskenderun’u karalamak için değil, çok daha iyi olması için kritik veriyorum, diyerek kendimi müdafaa etmek zorunda bırakılıyorum! Yılmamak lazım!

    Herşeyin çok güzel olması için herkese aktif katılımcı yarınlar diliyorum!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here