Mete Aslan : “Benim şakam yok”

İskenderun ittifakı adayı Mete Aslan, “İskenderun’da yaşayan herkes İskenderunludur. İskenderun’da yaşıyorsak bu kente sahip çıkmak zorundayız” dedi.

İskenderun’un bir oyunun içinde olduğunu da hatırlatan Mete Aslan, “Dış politikadaki yanlışların cezasını bugün halk çekiyor. Irak’tan gelen peşmergeler bugün Güney doğuda neler yapıyorlar. Suriye’den gelenler de bölgemizde bizden daha rahat yaşıyorlar. 12bin Suriyeliye vatandaşlık verildi. Hani bunlar sığınmacıydı neden vatandaşlık veriliyor. Bir mülteci kampında kontrol edebilirsin neden şehirlerde yaşıyorlar. Önce sığınmacıydı sonra iş dükkân ev sahibi oldular. Yakında belediye başkanı ve milletvekili de olurlar. Bizim de öz eleştiri yapmamız gerekiyor. Biz müsaade ettik. Dükkan açtılar gidip alışveriş yaptık. Suriyeliler konusunda herkes beni kurtarıcı görüyor. Benim sınır dışı etme yetkim yok. Ancak onlara nerede yaşadıklarını hatırlatacağım. Ya bizimle kavga etmeden, bizleri rahatsız etmeden kendi örf ve adetlerimize ayak uydurarak yaşarlar ya da yasal çerçevede gerekeni yaparız. Benim vatandaşımı kimse rahatsız edemez. Açtıkları dükkanların ruhsatları yok. Buna izin vermem ve benim bu konuda şakam yok” dedi.

14 Yorumlar

  1. Mete bey yorum yaparken biraz düşünse daha iyi olur.peşmergeler, ilk başkanlıgı döneminde üyesi olduğu ANAP lideri rahmetli özal zamanında gelmişlerdi.özal için yorum yapmadığı için şimdi yorum yapma hakkı olduğunu düşünmüyorum.vatandaşlık verilen suriyelilerin ise,
    büyük çogunluğu ÖZBE ÖZ TÜRK OĞLU TÜRK ( BAYIR BUCAK ) TÜRKMENLERİDİR.Diğerleri BİLİM VE İŞ ADAMLARINDAN oluşan bin binaltıyüz kadar kişidir.

  2. Kanunsuz bir şey yapmadıkları sürece Suriyelilere kızma hakkımız yok! Örf ve adetlerimizi aynen yapmalarını isteme hakkımız da yok lakin örf ve adetlerimize saygı göstermek ve kanunlarımıza uymak zorundalar.
    Bizim özgürlük haklarımızı kısıtlamadan kendi örf ve adetlerini uygulamalarında bir sorun görmüyorum ben. Bu her insanın doğal hakkıdır.

    Bu konuda çifte standart uygulamak yanlıştır bence. Bizim Türk vatandaşlarımız gerçek demokrasi ülkelerinde kendi örf ve adetlerini uygulama özgürlüğüne sahip ve biz bu özgürlüğü takdir ediyoruz. Evet, Türklerin Avrupayı terk edip kendi ülkelerine dönmesini isteyen ırkçı düşüncede olanlar var. Çok şükür bu düşüncede olanlar azınlıkta.

    Avrupa hükümetleri ülkelerinde yaşayan Türklere siz bize ayak uydurmuyorsunuz, bizim gibi giyinmiyorsunuz, çok çocuk yapıyorsunuz, bazılarınız kız çocuklarını erkek çocuklarla beraber yüzdürmüyor, başınızı eşarpla örtüp kapatıyorsunuz, kızlarınızı erken yaşta evlendiriyorsunuz, biraz açık giyinen kadınlarımızı hor görüyorsunuz, balkonlardan çöp atıyorsunuz, evinizin bahçesine çiçek yerine sebze ekiyorsunuz, erkek kadın ayırımı yapıyorsunuz, bize gavur diyorsunuz v.s. deyip bunları yasaklamaya kalksalar kıyameti koparırız dimi? Evet koparırız!

    Biz kendimiz özgür olmak istiyorsak, başkasının da özgürlüğünü kısatlamamamız lazım, tabi yukarıda belirttiğm şartlar çerçevesinde kanunları çiğnemeden ve başkalarına zarar vermeden herkes kendi örf ve adetini uygulayabilmeli! Gerçek demokrasi budur.

    Seçimlerle göreve gelen hükümetimizin uyguladı politika doğrultusunda Suriyeliler buraya geldi ve bir kısmı burada kalmaya devam edecek, Avrupada kalan ve kalmaya devam edecek olan Türk vatandaşlarımız gibi.
    Yaşam şartları burada daha iyi ise bir kısmı burada kalacaktır.
    Ne yazık ki hükümetimizin bu konuda izlediği politika şeffaf değil. Suriyelileri misafir olarak görüyor ve güvenli olduğu zaman kendi ülkelerine geri gitmelerini istiyorsak şehirlerde değil ülkelerine dönene kadar kamplarda kalmaları gerekirdi veya Suriyede güvenli olan bölgelere gönderilmeliydi. Tabi kamplarda ve güvenli bölgelerde bütün temel ihtiyaçlarını (beslenme, eğitim, sağlık v.s.) karşılamak şartı ile. Suriyeliler şehirlerde kaldıkça geri gitmeleri güçleşecektir.

    Kızacaksak, Suriyelilere değil bu konuda şeffaf olmayan politikacılara ve politikamıza kızmamız lazım bence!

  3. Suriyeliler için çöp ve it tâbiri çok yanlış. Sevmiyebilirsiniz fakat hakaret etmek yanlış.Cumhurbaşkanımız ne diyorsa doğrusu odur.

  4. Söylediklerinle yerden havaya kadar haklisin mete bey bende fransada yașıyorum buran kurallarini yașıyoruz bizler yurt dıșında oldugumuz için iki yerdede yabancıyiz onun için herkesler yașadıgi yerin kurallarına uymak zorunda

  5. Başkanım sen daha iyisini bilirsin inşallah bu İskenderun halkı kıymetini bilirde seni hep birlikte el ele tekrar Başkanımız olursun başkanım inanın hergün yatıp kalkıp tekrar Başkanımız olmanız için dua ediyorum Rabbim inşallah dualarimi kabul eder inşallah İskenderun halkı bu sefer nankör çıkmaz

  6. Evet mete beye katılıyorum, bizler komşumuz olarak insanı görevimizi yaptık, evet onların memleketlerine dönme zamanı gelmıştır, kesinlikle dönmeleri gerekiyorlar BAŞKA alternatifi yoktur,

  7. Ne yazık ki vatandaşlarımız yorum yazma, fikrini açıklama ve olumlu/olumsuz kritik verme konusunda çok çekimser hatta çok pasif, hatta biraz korkak!
    “Ağlamayan bebeye mama vermezler” ata sözümüz var. Şikayet etmiyorsak, kritik vermiyorsak demek ki mutluyuz ve her şey güllük, gülüstanlık anlamı çıkaranlar var!

    Peki şimdi İskenderun halkına soruyorum: mutlu musunuz? burada her şey güllük gülüstanlık mı? Gelecek nesillere bırakacağımız miras dört dörtlük mü? Bu soruya vicdanınızla cevap verin lütfen.
    Hayır, her şey güllük, gülüstanlık ve dört dörtlük değil! Daha da gerçekçi olursak, bir çok şey yetersiz ve zayıf (yani boktan) diyebiliriz!
    Peki neden ağzımızı açmıyoruz! Neden hakkımızı aramıyoruz? Neden bu eksikliği düzeltmiyoruz?
    Benzetme icabı, neden bebekler gibi ağlayıp ihtiyacımızı sağlamıyoruz? Evet, neden?
    Söyleyin neden?
    Neden mi? Cevap çok basit: biz pasifiz ve korkağız, hakkımızı aramaktan aciziz, bizi soyup soğana çevirenleri alkışlıyoruz, kaderimize razı oluyoruz! Eğriye eğri demiyoruz!

    Kusura bakmayın beyler ve bayanlar! “Armut piş ağzıma düş” hayallerinden vaz geçmeliyiz artık!
    Temiz suya, temiz havaya, düzgün yol ve kaldırımlara, stressiz trafiğe, güvenli yaşam çevresine, kısacası huzur ve mutluluk hakkımız var!
    Bu doğal ve temel insanlık haklarımıza sahip olmalıydık. Sahip değilsek, elde etmek için elimizden geleni yapmalıyız, mücadele etmeliyiz!

    İskenderun Belediye Başkan adayları Sayın Mete Aslan, Sayın Yılmaz Şahutoğlu, Sayın Fatih Tosyalı biz İskenderun halkına ve İskenderun şehrine gerçekten hizmet vermek istiyorlarsa buyursunlar kendilerini ispat etsinler, beddualar yerine alkışlarımızı kazansınlar.

    Kim olursa olsun halkın özgür iradesi ile seçilecek belediye başkanına şimdiden çok büyük ve kalıcı başarılar dilerim!

  8. Ben samimi olduğunu düşünmüyorum inşallah kazanır ve bu sözlerini hatırlar

  9. Insanoglu doyumsuz ne yasina bakiyor ne de basina hep ben hep ben yeter yahu birazda baskalari olsun diyemiyoruz haydi hayirlisi

  10. Vallah başkanım bu çöp ve itleri ancak siz temizlersiniz inşallah kazanırsınız:)

  11. Evet Mete bey doğru haklı konuları ele alıp irdeliyor.Suriyeli mülteciler çok rahat işlerini yürüten bir Türk’ten de günlük fazla kazanan durumda Hakkaniyetsizlik almış yürümüş çifte standart bizim insanımıza her alanda reva görülüyor mülteciler vergisiz ticaret hane kuruyor bizim insanımız da vergi yükü altında ezilip duruyor yazık çok yazık

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here