Saadet Partisi’nin Cumhurbaşkanı Adayı Belli Oldu

1
37
TÜRKİYEYE YE BİLGE BAŞKAN 1
TÜRKİYEYE YE BİLGE BAŞKAN 1

Saadet Partisi’nin 24 Haziran cumhurbaşkanlığı seçimindeki adayı Temel Karamollaoğlu oldu.
Saadet Partisi’nin Cumhurbaşkanı Adayı Temel Karamollaoğlu, Saadet Partisi’nin prensiplerini anlatırken 5 Y’ye asla izin vermeyeceklerini 5 A’dan ise asla vazgeçmeyeceklerini söyledi.

“Biz dün söylediğimizi hiç yokmuş gibi addedip onun tam tersini icraata hiçbir zaman koymayız. Biz sözümüzün eriyiz” açıklamasında bulunan Karamollaoğlu, bunları söylerken kimseyi kırmak ve küçük düşürmek niyetinde olmadıklarının da altını çizdi.

Karamollaoğlu, “5 Y’ye asla izin vermeyeceğiz, 5 A’dan da asla vazgeçmeyeceğiz. Söz veriyorum, bizim yönetimimizde yolsuzluğa, yandaşlığa, yalakalığa, yasağa ve yağmaya hiçbir zaman yer olmayacaktır. Biz garip gurebanın hakkını yetim hakkı korur gibi koruyacağız, ihalelerden şeffaf, denetlemede son derece titiz olacağız. Çevremizde yalakaların öbekleşmesine asla müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Şiddete başvurmadığı müddetçe hiçbir fikrin ve düşüncenin yasaklanması yoluna gitmeyeceğiz. 5 A’dan ne kastettiğimizi de arz etmek istiyorum, akıl hakkın insana bahşettiği en büyük nimettir. Kamil akıl bir iyin sonunu görmek demektir. Akıl ile hareket etmezseniz ‘15 günde Şam’da namaz kılacağız’ derken, sonra 15 yılda işin içinden çıkamazsınız. Türkiye’yi tek akıl ile değil, ortak akıl ile yönetme yoluna gideceğiz. Bu istişare demektir. İkincisi adalettir. Bir kararname ile onbinlerce garibanı işinden, evinden eden, arkası olanı görmezden gelen bir anlayışa son vereceğiz. Hakim teminatını mutlaka tesis edeceğiz. Hakimin adil karar verebilmesi için elinde bir teminatı yok. Mahkeme kürsüsünde derdest edilen hakimler var. Onu gördükten sonra arkasından gelenin dürüstçe karar vermesini beklemek herhalde saflık olur. En önem verdiğimiz konulardan birisi de ahlaktır. Ahlak bir toplumun mayasıdır. Ahlak ve maneviyat olmadan bir ülke kalkınamaz. Yönetimde, siyasette ahlakı mutlaka hakim kılacağız. Ardından da adanmışlık ve asalet gelir. Adanmışlık ve asalet nedir, görmek isteyen varsa işte bu tabloya baksın” açıklamasında bulundu.

Ankara’da düzenlenen Cumhurbaşkanlığı aday tanıtım şöleninde Saadet Lideri Temel Karamollaoğlu’un konuşmalarından satır başlıkları;

Huzurlarınızda söz veriyorum, bizim yönetimimizde;

-YOLSUZLUĞA

-YANDAŞLIĞA,

-YALAKALIĞA,

-YASAĞA

-YAĞMAYA izin verilmeyecek.

1 MAYIS EMEK VE DAYANIŞMA GÜNÜ

Sözlerimin hemen başında bütün emekçilerin, bütün çalışanların bayramını tebrik ediyorum.

Şüphesiz ki bu dünyada, alın teriyle kazanılmış helal bir lokmadan daha değerli bir şey yoktur.

Buna karşın, maalesef 1 Mayıs yıllarca ideolojik tartışmaların esiri edildi.

Alın terinin, emeğin, sosyal güvencenin, taşeron işçiliğin, asgari ücretin konuşulması gereken bir gün “Taksim Meydanı” tartışmalarıyla geçiştirildi.

Oysa 1 Mayıs, meydanın değil, insanın konuşulması gereken bir gündür.

Kalıplaşmış ideolojilerin değil, istismar edilen emeğin haykırılması gereken bir gündür.

Emeğin sömürülüyorsa, akıttığın terin hakkı verilmiyorsa; sağcı olsan ne olur, solcu olsan ne olur?

Açlık sınırının altında bir asgari ücrete mahkûm ediliyorsan Sünni olsan ne olur Alevi olsan ne olur?

Kürt olsan ne olur, Türk olsan ne olur?

MÜCADELE HAK YİYENLERLE-HAKKI YENENLER ARASINDADIR

“Demiri demirle dövdüler; biri sıcak biri soğuktu.

İnsanı insanla kırdılar biri aç-biri toktu”

Pir Sultan Abdal ve büyük mütefekkir Cemil Meriç’ten ilham alarak şunu söylemek istiyorum;

Bu ülkedeki mesele;

– Sağcı/Solcu meselesi değildir.

– Muhafazakâr ya da liberal meselesi değildir.

Bu ülkedeki mücadele;

-Hak yiyenlerle, hakkı yenenler arasındadır.

İnşallah 24 Haziran; bayramların bayram gibi kutlandığı, çalışana insanca yaşam koşullarının sağlandığı yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır.

SAADET PARTİSİ TÜRKİYE’NİN TEMİNATIDIR

Evet, ülkemiz bir seçime gidiyor.

Adaylık konusunda şahsıma gösterdiğiniz ilgi ve teveccüh için sizlere teşekkür ediyorum.

İnşallah bu görevi sizin asalet ve nezaketinize uygun bir şekilde yerine getirmeyi Cenab-ı Allah bana nasip eder.

Bu süreçte şüphesiz en büyük güvencemiz yine sizlersiniz.

Çünkü Saadet Partisi’nde, davasına sımsıkı bağlı sağlam bir teşkilat var.

Saadet Partisi’nde millete hizmet için ibadet aşkıyla çalışan bir kadro var.

Belki, Saadet Partisi’nin Hazine’den aldığı trilyonlarca liralık seçim yardımı yok.

Kullanacağı devlet uçakları, devlet araçları, devlet imkânları yok.

Ama Saadet partisinde inanç var, azim var, bereket var.

Vatan söz konusu olduğunda tavizsiz bir gayretle çalışan, fedakârlık abidesi yüzbinler var.

İşte bu kadro Türkiye’nin güvencesi, Türkiye’nin sigortası, Türkiye’nin teminatıdır.

ADAY OLARAK İLK ÇAĞRIMIZ: TOPLUMU KUTUPLAŞTIRMAYALIM

Her zaman söylediğimiz gibi seçimler bir demokrasi yarışıdır.

Siyasal Partiler birbirlerinin düşmanı değil rakibidirler.

Hepimiz daha iyinin, daha güzelin mücadelesini vereceğiz.

Bu yüzden bir çağrıyla başlamak istiyorum, ilk çağrımız şudur:

-Bu süreçte herkes üslubuna dikkat etsin.

-Birbirimizi suçlamak, yaftalamak yerine, projelerimizi anlatalım.

-Bu ülke için, bu millet için yapacaklarımızı anlatalım.

-Öfkeyle, nefretle değil sağduyu ve nezaketle hareket edelim.

İlk günden itibaren söylüyorum; bu ülke için en büyük tehlike kutuplaşmadır.

Oy devşirmek için toplumu germek, seçimi-savaş gibi göstermek, milli-gayri milli gibi tanımlara girmek bu millete yapılabilecek en büyük kötülüktür.

KUTUPLAŞMA ARAŞTIRMASI

Karşı karşıya bulunduğumuz durumun vahametini anlamak için bir araştırmadan bahsetmek istiyorum: (Bilgi Üniversitesi 2018 Araştırması)

Bu araştırmaya göre;

– İnsanımızın yüzde 74’ü kendisini uzak hissettikleri partinin taraftarlarından biriyle iş yapmak istemiyor.

– Yüzde 70’i komşu olmak istemiyor.

– Yüzde 68’i çocuklarının, çocuklarıyla oynamasını dahi istemiyor.

Bu tablo gösteriyor ki, siyasetin de, medyanın da, toplumun da bu seçimdeki ilk görevi bu kutuplaşmayı önlemektir.

Partilerimiz, düşüncelerimiz, çözüm yollarımız farklı olsa da, hepimiz bu ülkenin insanıyız; dertlerimizi, sıkıntılarımızı birlikte çözeceğiz.

ŞAHISLARIN DEĞİL, İLKELERİN MÜCADELESİNİ VERİYORUZ.

Biz kişiler üzerinden değil, ilkeler ve prensipler üzerinden siyaset yapıyoruz.

İktidarı değil bozulan düzeni değiştirmek için uğraşıyoruz.

Yoksa sistem aynen devam ettikten sonra Ahmet gitmiş-Mehmet gelmiş,

A Partisi gitmiş B partisi gelmiş bir anlamı olmaz.

Biz kişilerin değil sistemin alternatifiyiz.

Bu süreci de kişiler, partiler üzerinden değil, ilkeler üzerinden yürüteceğiz.

SAADET PARTİSİ’NİN İLKELERİ, PRENSİPLERİ BELLİDİR;

Biz;

– Kutuplaştırıcı değil, kucaklayıcı bir siyaset anlayışına sahibiz.

– Ayrıştırıcı değil, birleştirici ötekileştirişi değil, uzlaşmacı bir anlayışa sahibiz.

– Kuvveti değil Hakkı Üstün Tutar,

– Menfaati Değil Hizmeti Esas alırız.

Biz:

– Planlı ve Programlı Çalışırız

– İşi Ehline Veririz.

– Kapımızı herkese açık tutar, partizanlık yapmayız.

– Emanete İhanet Etmeyiz

– Çalmayız çaldırmayız

– Kanmayız kandırmayız.

5Y’YE ASLA İZİN VERMEYECEK – 5A’DAN DA ASLA TAVİZ VERMEYECEĞİZ.

Huzurlarınızda söz veriyorum, bizim yönetimimizde;

-YOLSUZLUĞA

-YANDAŞLIĞA,

-YALAKALIĞA,

-YASAĞA

-YAĞMAYA izin verilmeyecek.

Garip, gurebanın hakkını yetim hakkı korur gibi koruyacağız. İhalelerde şeffaf, denetlemede son derece titiz olacağız.

Çevremizde yalakaların öbekleşmesine müsaade etmeyeceğiz. Farklı fikir ve düşüncelere itibar edecek, hoşumuza gideni değil hoşumuza gitmese de doğru olanı yapacağız.

Çevrenin, tarihin, sahillerin, yeşil alanların talan edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz.

Türkiye’yi normalleştireceğiz. OHAL’i kaldıracağız. Şiddete başvurmadığı sürece her tür fikir ve düşüncenin önünü açacağız.

ŞU 5A’DAN DA ASLA TAVİZ VERMEYECEĞİZ

1. AKIL; Akıl bir işin sonunu görmektir. Akıl ile hareket etmezseniz 15 günde Şam’da namaz kılacağız der, sonra 15 yılda işin içinden çıkamazsınız. Türkiye’yi tek akıl ile değil ortak akıl ile yöneteceğiz.

2. ADALET: Suçlu olan kızımız Fatıma’da olsa adaletten taviz vermeyeceğiz. Bir kararname ile on binlerce garibanı işinden, evinden, ailesinden eden, ama arkası olanı görmezden gelen anlayışa son vereceğiz.

3. AHLAK: Ahlak bir toplumun mayasıdır. Ahlak ve maneviyat olmadan da bir ülke kalkınamaz. Yönetimde, siyasette ahlakı hâkim kılacağız.

4. ADANMIŞLIK

5. ASALET

Bu son ikisini anlatmaya gerek yok.

Adanmışlık ve Asalet nedir görmek isteyen işte bu salona baksın. Çünkü bu salonda;

– Hiçbir makam, hiçbir menfaat beklemeden, bu ülke için gecesini gündüzüne katan adanmış yürekler var.

– Bütün haksızlıklara, bütün imkânsızlıklara, bütün engellere rağmen asaletinden ve duruşundan taviz vermeyenler var.

Şartlar ne olursa olsun yolundan dönmeyenler var.

3 YIL İÇİNDE TÜRKİYE’Yİ ŞAHA KALDIRACAĞIZ

Elbette elimizde sihirli bir değnek yok. Bir dokunuşta her şeyi düzelteceğiz demiyoruz.

Ama 3 yıl içinde ekonomisi güçlü, halkı müreffeh, barış ve kardeşlik yurdu bir Türkiye’yi inşa edeceğiz.

ONARIM DÖNEMİ:

ilk olarak kırılan kalpleri onaracağız. Yıkılan güveni onaracağız. Toplumsal barışı tesis edeceğiz. Çünkü barış olmadan yatırım, yatırım olmadan üretim, üretim olmadan kalkınma olmaz.

YATIRIM DÖNEMİ:

Beraberinde Türkiye çapında bir yatırım hamlesi başlatacağız. Planlamaya önem vereceğiz. Kaynakları verimli kullanacağız. İsrafı önleyeceğiz. Gösteriş ve şatafat için değil üreten ve üreterek güçlenen Türkiye için yatırım yapacağız.

ATILIM DÖNEMİ

Böylece; tarımdan-hayvancılığa, sanayiden-yüksek teknolojiye, madencilikten-enerjiye Türkiye’nin dört bir yanında kuracağımız tesislerle, büyük bir atılım dönemi başlatacağız.

NASIL YAPACAKSINIZ?

İyi, güzel söylüyorsunuz da bütün bunları bu kadar kısa sürede nasıl yapacaksınız?

– Biz 15 yıl değil 11 ayda D-8’leri kuranlarız.

– Biz 11 ayda cumhuriyet tarihinin ilk ve tek denk bütçesini yapanlarız.

– Biz 11 ayda zarar eden bütün KİT’leri kara geçirenleriz.

– Evet, biz, 15 yıl değil, 15 ay değil, 15 gün değil bir gecede Kıbrıs Barış Harekatı’nı yapanlarız.

Yaptık yine yaparız.

TÜRKİYE’NİN ZENGİNLİĞİ VE POTANSİYELİ

Cenab-ı Allah ülkemize her türlü nimeti vermiş.

-Üç denize hâkim bir ülkeyiz.

-Üç kıtanın; Asya, Avrupa ve Afrika’nın tam ortasındayız.

-Enerji nakil güzergâhlarının geçiş merkezindeyiz.

-Fırat ve Dicle başta olmak üzere dünyanın en zengin su kaynaklarına sahibiz.

-Yer altı ve yer üstü zenginliklerine sahibiz.

-Dünyanın en güzel iklimine, en geniş endemik bitki örtüsüne sahibiz.

-En önemlisi de Avrupa’nın en genç nüfusuna sahibiz.

Bu kadar imkâna sahip bir ülke;

-Hala borçla ayakta duruyor, hala işsizliği konuşuyor, emeklisi açlık sınırında yaşıyorsa bu o ülkenin değil o ülkeyi yönetenlerin beceriksizliğidir.

BÜTÜN KAYNAK VE YATIRIM PROJELERİMİZ HAZIR

İktidar; proje hazırlama yeri değil, hazırlanan projeleri hayata geçirme dönemidir.
Milletimizin en ufak bir şüphesi olmasın. Saadet Partisi olarak iktidara hazırız.

-Projelerimiz hazır.

-Kaynak paketlerimiz hazır.

-Üretim hamlelerimiz hazır.

-Türkiye’nin 81 ilini, 81 ayrı sanayi ve üretim merkezi yapacak kalkınma planlarımız hazır.

ONLARCA ÇALIŞTAY YAPTIK

Emek olan yerde bereket olur. Dersimize çok çalıştık.

Türkiye’nin en yetkin akademisyenlerini, uzmanlarını, bürokratlarını topladık.

Komisyonlar oluşturduk. Onlarca çalıştay düzenledik.

– Aile’den, İç Göç’e,

– Yatırım’dan Kalkınma’ya,

– Tarım’dan ve Hayvancılığa

– Gençlik ve Eğitim’e,

– Şehir Hastanelerinden
– Emeklilerimizin ve Esnafımızın sorunlarına
Her alanda raporlarımızı hazırladık, projelerimizi çıkardık.

Teşkilatımız hazır, kadrolarımız hazır, biz hazırız.

24 Haziran’da sıra sizde. Söz aziz milletimizde.

25 HAZİRAN’DA YENİ BİR TÜRKİYE

İnşallah 25 Haziran sabahı yeni bir güne, yeni bir döneme, yeni bir Türkiye’ye uyanacağız.

Bu yeni dönemde nefret değil, kardeşlik büyüteceğiz.

Kin ve öfke değil, merhamet büyüteceğiz.

Düşmanlarımızın değil, dostlarımızın sayısını arttıracağız.

Şimdi buradan tüm ülke insanımıza sesleniyoruz.

Sadece dilimizle değil, tüm kalbimizle sesleniyoruz.

Bu coğrafya hepimizin.

Acının tarifi olmaz. Acının ırkı, dili, rengi, bölgesi olmaz.

Gazze’de bizim, Cizre’de bizim.

Yitip giden gencecik fidanlar hepimizin geleceği.

KAN DEĞİL, TER AKITACAĞIZ

Bu coğrafyaya barış ve kardeşlik kan dökerek değil, ter dökerek, dil dökerek gelecektir.

Bu coğrafyanın ilacı Washington’un, Brüksel’in, Tel Aviv’in değil, Ankara’nın, Bağdat’ın, Şam’ın, Tahran’ın elindedir.

Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın, Fars’ın kardeşliğindedir.

Ve elbette biz binlerce yıllık bu kardeşliği yeniden tesis edeceğiz.

Bunun için her kapıya gideceğiz.

Her eli tutacağız,

Her yüreğe dokunacağız.

Aklımızda, gönlümüzde, dilimizde iyilik ve güzellikten başka bir şey olmadığını göstereceğiz.

Sadece oy istemek için değil, kalp kazanmak için gideceğiz.

Çünkü biz siyaseti kalbi kırıklar için yapıyoruz.

Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.

Saadet Partisi’nin Cumhurbaşkanı Adayı Belli Oldu

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

five + 4 =