İNSANLAR VE İNSANCIKLAR…

İNSANLAR VE İNSANCIKLAR…

İnsan var.. insancık var.

Allah’ın verdiği sıfatı taşıyan var ,taşıyamayan var.

İnsan olmanın hakkını vermek, insan olmanın onurunu yaşamaktır.

Allah’ın adaletinden şüphe duymadan adil olmaya çalışmak, Hak’kın yolundan gitmektir.

Hak-Hukuk ,Adalet insanlığa sunulmuş en büyük nimettir.

Bu nimetten nasiplenmiş sıradan insanlara yada bu insanlardan mevki makam sahibi olanlara saygımız sonsuzdur.

Şüphe duyulmaz onlardan.

Çünkü onlar mümtaz insanlardır.

Onlar dik duran, hiç bir koşulda eğilmeyen, onurlu,namuslu ve şerefli insanlardır.

Sorumluluk bilinciyle hareket ederler.

Eşitlikten yanadırlar kayırmacılık anlayışından uzaktırlar.

Yani adam gibi adamdırlar…

_________________

Buna karşılık bu nimetlerden  nasiplenememiş  yığınla insancıklar topluluğu da vardır.

Bu zümreler saygıyı hiç bir zaman hak edemezler.

Çünkü onlar bencil ve tehlikelidirler.

Riyakardır ve daha kötüsü şeref yoksunu yalancıdırlar.

En küçük bir çıkar için eğilmeye dünden razı mini minnacık  insancıklardır onlar.

Bu insancıkları ıslah etmek mümkün değildir.

Çünkü onların mayasında bir bozukluk vardır.

Aynı zamanda bu güruh; kendilerini çok zeki, karşısındakileri  aptal belleyen bir zihniyete de sahiptirler.

Her tür hakkı kendilerinde görürler.

Bu güruh toplumun tüm katmanlarında görülebilmektedir.

Siyasetin,İş dünyasının, bürokrasinin ve toplumsal yaşamın tüm mecralarında   yığınla örnekleri mevcuttur.

Dün bas bas aleyhte konuşan hakaret eden koca koca adamlar bu gün  hiç bir şey olmamış gibi eleştirdikleri şahsiyetlerin kanatları altına girmişlerdir.

Onların karşısında el pençe durarak her emre amade olduklarını her aşamada göstermişlerdir.

Ne kadar acı bir görüntü değil mi?

Ben bunlara Bukalemun yapılı şahsiyetsizler diyorum.

Bu Bukalemunlar toplumun zekasıyla alay etmekten de geri kalmazlar.

Toplumu balık hafızalı zan ederler.

Kendi insancıklarını iknada zorluk çekmezler ama İnsan olanlara yutturamazlar iğrençliklerini.

Gücü, egolarının tatmininde kullanırlar.

Kendilerini ulaşılmazlık mertebesine çıkarırlar.

Sonuçta kötülüklerin anasıdırlar bu müptezeller…

__________________

Ey İnsanlar!

Sizler sessiz kaldıkça bu insancıkların hakimiyeti sürecektir.

İnsancıkların oyuncakları olmak ve onların boyundurukları altında yaşam sürmek kabul edilemez.

Namussuzların sergiledikleri cesareti siz namuslular en az onlar kadar göstermelisiniz.

Allah’ın verdiği sıfatın hakkını vermek boynunuzun borcudur.

İnsanlık değerleriniz insancıkların kabul ettiği değerleri yerle bir etmelidir.

Doğruların yanlışları alt edecek güce sahip olduğunu asla unutmamalısınız.

Kendi kabuğunuza çekilmeden, birleşerek ve tüm pislikleri temizleyerek ilerlemelisiniz.

İşte o zaman bu kısacık ömrü tamamlarken gözünüz arkada kalmayacaktır.

Sizden sonra gelenlere tertemiz bir miras bırakabilecek olmanın onurunu fazlasıyla yaşayabileceksiniz.

Ülkemizin hak ettiği yere gelebilmesi  ve bu ülkede gururla yaşayabilmenin tek yolu budur.

İyilik,doğruluk ve güzelliklerin, kötülüklerin karşısında kazanması ümidiyle..

İnsanların galip ,İnsancıkların mağlup olduğu bir TÜRKİYE  ümidiyle..

Kalın sağlıcakla…

Zeki Şanlı
1967 İskenderun doğumlu.Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi İstatistik Bölümü mezunu.