Edip Zelluh; “Bu Yatırım İskenderun’undur”

İskenderun’un marka değerini yükseltecek olan dünya markası Hilton Projesinde hızla sona yaklaşılırken, Kompleksin kapılarını bir an önce halkın hizmetine açmak için hummalı çalışmalar büyük bir özveriyle gece gündüz sürüyor.
Yapımında son aşamaya gelinen proje hakkında görüştüğümüz Murat A.Ş. Yönetim kurulu başkanı Edip Zelluh, projeyle ilgili bilgileri ve duygularını samimi bir ortamda bizimle paylaştı. Zelluh, çok yakında HİLTON kompleksinin kısmen de olsa bir bölümünü halkın hizmetine açacaklarını, tamamını da yıl sonu itibariyle törenle hizmete açacaklarını müjdeledi.

Tesis hakkında bilgiler veren Murat A.Ş. Yönetim kurulu Başkanı Edip Zelluh şunları söyledi; “İskenderun’a kazandırmak istediğimiz 5 yıldızlı otel projemizin tamamlanması için geri sayım başladı. 120 milyon dolar maliyetle, Yapımı son aşamaya gelen mix projemizde herhangi bir aksama olmazsa bir bölümünde kısmen de olsa 27 Mayıs’ta kapılarımızı halkımıza açmayı öngörüyoruz. Yapımı hızla devam eden projemizin yıl sonu gibi tamamlanmasını hedefledik. Tamamlandıktan sonra açılış törenini bu yılın sonuna doğru halkımızla birlikte gerçekleştirmeyi öngördüğümüz Projemizde Kongre, Toplantı ve Sinema salonları, Eğlence merkezleri, Sosyal Yaşam merkezleri, Ünlü restoranlar, fastfood zincirleri, Türk hamamı, Sauna, Havuz içeren muhteşem bir spa ve Fitness gibi birçok birim ile hizmet vereceğiz. Binaları projelendirirken, zemin, coğrafik ve meteorolojik özellikler de göz önünde bulunduruldu. İç mimari ve iç dizayn konularında Hilton yetkilileri ile birlikte ortak çalışılıyor. Kompleksimizin mağazalar bölümünde, kaliteli ve saygın uluslar arası markaları sunarken halkın her kesimine hitap edebilecek formatta olacak. İskenderun halkının her kesiminin bu yatırımı benimsemesini ve sahiplenmesini hedefliyoruz.”

Edip Zelluh, İskenderun’un öz evlatları olarak Zelluh Ailesi için, merhum kardeşleri Murat ve merhum işadamı babaları Fuat Zelluh’un anısına, İskenderun kentine bir armağan olarak düşündükleri bu devasa turizm yatırımının kendileri için manevi değerinin çok yüksek olduğunu belirtti.

Bugüne kadar oldukça zor aşamalardan geldik diyen Edip Zelluh duygularını şöyle ifade etti; “İskenderun’un öz malı olacak bu yatırım için ilk günden bu yana tüm zorluklara göğüs gerdik. Biz bu yola çıkarken tabii ki zorluklarla karşılaşacağımızı öngörüyorduk. Ancak zorluklar ve anlamsız engellemeler tahminlerimizin çok üzerinde karşımıza çıktı. Öncelikle Orta doğudaki yangının olumsuz etkileri bölgemizdeki yatırımları ve yatırımcıları zorladı, riskleri artırdı. Böyle bir ortamda büyük yatırımlar cesaret meselesi oldu. Buna rağmen cesaretimizi kırmadık yolumuza devam ettik. Asıl zorluk tabiî ki bu memlekete yatırım yapmanın ne demek olduğunu idrak etmek istemeyen, üretme zihniyetinden yoksun, hayatlarında şu memlekete tek çivi çakmamış, buna karşın salt her zaman her şeye muhalefeti kendilerine yaşam tarzı edinmiş küçük hesapçı ve önyargılı zihniyetlerin varlığı bizi doğal olarak üzüyor. Bu zihniyet ne yazık ki her zaman olabilecektir. Ama tüm bu olumsuzluklara rağmen yılmadık, vazgeçmedik ve başarmak için gayret göstermeye devam ediyoruz. Zira başarmak için önemli nedenlerimiz var. Bu nedenlerden biri, merhum aile büyüğümüz Fuat Zelluh’un yıllar önce İskenderun’a böyle bir yatırım kazandırma hayalini onun evlatları olarak yerine getirmektir. Memleketimize bir dünya markasını kazandırmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Diğer nedenlerimize gelince, açıkça belirtmeliyim ki biz devletin ya da başkasının malına, desteğine sırtımızı dayamadık, yolsuzluk ya da talanla işimiz olamaz. Yasa dışı bir işimiz olamaz. Kendi öz kaynaklarımızla, kendi arazimiz üzerinde, Yasaların elverdiği çerçevede İskenderun kentine yani kendi memleketimize yakışacak, önemli bir eksiği tamamlayacak, ciddi bir istihdam yaratacak bir marka ve kalite yatırımı yapıyoruz. Yani haklıyız ve doğru yolda olduğumuza inanıyoruz, kendimize güveniyoruz. Bu nedenle hiç bir zorluktan korkmuyoruz. Biz bu yatırımı yapmayabilirdik ya da İskenderun dışında daha avantajlı yerlerde yapabilirdik. Ama bunu hiç düşünmedik bile. Bu yatırım tamamlandığında İstihdam, turizm, ekonomi ve hizmet anlamında dönüşü İskenderun ve İskenderunlu’ların olacak. Bu nedenle İskenderun’un bizler gibi memlekete yatırım yapan herkese ve bu tesislere sahip çıkmasını umuyoruz.”
İskenderun Körfezinin Turizm potansiyeli konusunda da düşüncelerini dile getiren Edip Zelluh sözlerini şöyle sürdürdü; “Hatay ve İskenderun olarak Turizmde aktif bir yerdeyiz. Deniz hava, kara ve demiryoluyla ulaşımı var. Doğal ve tarihi değerler açısından çok zengin bir yerdeyiz. Ancak şehir konaklama açısından yetersiz. Bu eksiğe biz parmak bastık umarız arkası gelir. İskenderun’a yakışan bir Arkeoloji müzesi, Kent Müzesi ile Kruvaziyer turizmi için altyapımız ve yolcu salonumuz eksik. Özellikle yeni destinasyon ihtiyacı içinde olan kruvaziyer gemileri için Hatay Kruvaziyer turizmi için çok iyi bir destinasyon noktasıdır. Bu iki önemli eksiği gidermek çok da zor değil. Bir an önce bu eksiğin giderilmesiyle Körfezde Turizm sektörüne hareket geleceğine inanıyorum.”

HILTON OTEL

2 Yorumlar

  1. CHP’li bir aileden gelmiş bir kişi olarak ben de yarı CHP’li sayılırım lakin İskenderun çok uzun bir süre CHP tarafından yönetildi ve ne yazık ki geçmiş yıllarda bu güzel şehre ileriye yönelik ciddi yatırımlar yapılmadı.
    Şahsi kişiliklerine söylemiyorum ama kusura bakılmasın, politikanın “p” sinden anlamayan doktor, avukat, fabrikatör v.s. kişiler belediye başkanı yapılırsa, istisnalar hariç, kukla olmak vazifesinden başka bir iş beceremezler.
    Çok şükür şehir geliştirme ve şehir yönetimi kavramları, eskiye göre son yıllarda müthiş pozitif bir anlam kazandı. Bu cümlemi tekrar yazıyorum: “kaldırım taşları düzmek belediye görevlilerin işidir ama bir vatandaş belli bir süre bozuk kalan ve tamir edilmeyen bir kaldırım taşına ayağı takılıp düşer ve yaralanırsa bundan belediye başkanı sorumludur”. Neden mı? bozuk kaldırım taşını denetletip tamir ettirmediği için!
    Belediye Başkanlığı çok önemli ve zor bir görevdir. Avukatlığa, doktorluğa, hele fabrikatörlüğe hiç benzemez, tabi işinizi iyi yapmak istiyorsanız.

    Hilton projesi gerçekten çok cesurca tasarlanmış bir proje. Yıllar önce Klaus Kinski’nin Amazon river (Fitzcarraldo) adlı bir filmini izlemiştim ve beni çok etkilemişti. Opera hastası olan bay Kinski Amazon ormanının ortasında yerlilere opera dinletmek için bütün gayretini ve servetini safediyor ve sonunda Amazon ormanlarının ortasına büyük bir orkestra kadrosu götürüp hayalini gerçekleştiriyor. Seyretmenizi tavsiye ederim. Azim, inanç ve istek olduktan sonra herşey mümkün, tabi çevreden destek gelirse.

    Vatandaş olarak pasifliği bırakıp bizi yönetenlere fikir vermeliyiz ve yanlışlıkları varsa, babamız da olsa, bunu belirtmeliyiz. Kayırımcılık, rüşvet, ayrımcılık, adaletsizlik, doğa katlıamı, hayvan düşmanlığı, din ayırımı, olmamalı. Ancak bu şekilde şehir olarak kalkınabiliriz.

    Hepimiz için ,güzel bir İskenderun dileklerimle, kalın sağlıcakla!

  2. 1,5 yıl geçmiş olmasına rağmen bu güzel yazıya hiç bir yorum yapılmamış olmasına üzüldüm.
    İskenderun’a bilinçli olarak mutlaka büyük yatırımlar yapmak gerekir. İskenderun’da doğmuş ve bir çok dünya ülkesi görmüş biri olarak İskenderun şehrinin çok bilinçsiz ve düzensiz bir şekilde büyüdüğüne şahit oldum.
    Eskiden küçük İstanbul dedikleri şehir şu an ne yazık ki İstanbul’un “i” si kadar bile değil.
    Turistik yönden sıfır, deniz ve sahillerin kullanımı yönünden sıfır, kültürel faaliyetler yönünden sıfır, temizlik, şehir düzeni ve ışıklandırma yönünden sıfır, doğa ve yeşillik yönünden eksi 5, trafik ve yayaların trafik emniyeti yönünden sıfır ve o kadar sıfır dereceli konular var ki saymakla bitmez. Kanal hala büyük bir mikrop ve haşarat kaynağı, kaldırımlar ve yollar sanki sadece 5 yıl kullanılacak kalitede yapılmış, alt yapı çok zayıf ve biraz yağmur yağınca yollar ve kaldırımlar yürünecek gibi değil, bilinçli bir ruhsat verme sistemi yok: Oturduğum apartmanın karşına yan yana 3 tane kebapçı açıldı ve üçü de 6 ay içinde rekabetten iflas etti. Tarih bilincimiz ve tarihi eserlere değer verme ve koruma bilincimiz sıfır, çevre kirliliği. damlardaki düzensizlik, binaların bakımsızlığı v.s. Btün bunlar İskenderun şekrini turistlerin son uğramak isteyecekleri bir şehir haline getirmiş. Şimdi soruyorum size, bir Avrupalı, bir Japon, bir Çinli veya bir Arap o kadar cazip başka yerler varken turizm amacı ile neden İskenderun’a gelsin. Gelmez ve gelmiyor da! Evet çok negatifim. Çok uzun sahilimizde kumsal bir yer kalmadı. Eskiden bisiklet cenneti olan şehrimiz şimdi ise canından bıktıysan bisiklet sür durumuna gelmiş. Trafikte yayaların hiç bir emniyeti yok ve yol hakkı yayaların iken bile araba sürücüleri korna çalıp yayaları müthiş bir strese sokuyor. Çalışan bir kaç yaya lambası var zaten ve onlarda zamanında karşıya geçmek için hızlı bir atlet olman gerekir şeklinde ayarlanmış!
    Evet bütün bu sorunları çözmek için büyük bir maddiyata ihtiyaç var biliyorum. Ama en önemlisi ileriye yönelik bilinçli ve uzun süre kullanışlı alt ve üst yapı geliştirmek. Şehirde % 50 oranında yeşil sahalar oluşturmak, şehir kirliliğini önlemek ve bu şehri kimler için cazip hale getirmek istediğimizi belirlemek.

    Hatay bölgesi tarihi ve dinsel yönden çok zengin bir bölge lakin çoğumuz bunun bilincinde değiliz. Ben yurt dışında iken Hatay’ın tarihi zenginliğini öğrendim. Bu Hatay için çok iyi bir fırsat ve bunu iyi değerlendirmemiz lazım. Arap ve Afrika ülkeleri için Hatay, sağlık turizmi alanında ciddi imkanlar sunabilir.

    Zalluh ailesini bu çok cesur girişiminden dolayı kutluyorum ve başarılaar diliyorum. Bir kaç yıl önce Hilton oteli hakkında yorum yazmıştım ve hala aynı fikirdeyim: üstte belirttiğim konular çözülmedikçe Hilton kalitesinde bir otelin İskenderun’da başarılı olma şansı bence fazla değil. Tekrar başarılar dilerim.

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here