Türkiye Enerjisini Kendi Üretmek Zorunda

İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli’nin de katıldığı ve katılımcılara çiçek takdim ederek teşekkür ettiği panelin sunuş konuşmasını yapan İSTE Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ergül Yaşar; “Ülkemizdeki petrol doğalgaz yataklarının araştırılması ve dışa bağımlılığın ortadan kaldırılması için elimizden geldiğince milli kaynaklara yönelerek ülkemizdeki petrol ve doğalgaz kaynaklarının tekrar aranıp ortaya çıkarılması ve ülkenin ekonomisine katkıda bulunmak için siz geleceğin Petrol ve Doğalgaz mühendisleri ile böyle bir panel düzenledik” dedi.

Geçmişteki tecrübelerini öğrencilerle paylaşan ve Türkiye petrol ve doğalgaz rezervleri hakkında bilgiler veren, Enerji ve Tabii Kaynaklar Eski Bakanı Dr. A. Esat Kıratlıoğlu; ”Lozan Anlaşması gereği güney sınırı çizilirken İngilizler jeoloji mühendislerine subay kıyafeti giydirerek sınırları çizdiriyor. O zamanlar Türkiye’de jeoloji mühendisi hiç yok ve sınırlar çizilirken Türkiye’ye verilen bölgelerde petrol hiç mevcut değil iken Türkiye sınırına 2-3 kilometre kadar yakın yerlerde petrol mevcut. Bu hep planlı yapılmış bir sınır çizimidir. Hazar Denizi tarafında petrol çıkıyor, peki Türkiye’de petrol var mı? Bu gün Türkiye’nin sadece %20’sinde petrol araştırması yapılmıştır, geri kalan %80’inde henüz bir araştırma yapılmamıştır. Petrol, araştırma gereken bir alandır ve sondaj yaparak, araştırarak buna ulaşabilirsiniz. Aramalarda maalesef her 10 sondajdan 9’u boş çıkmaktadır, ancak bu yüzden araştırmaktan vazgeçilmemesi gerekir” sözleri ile öğrencileri araştırmaya ve ülke ekonomisine katkıda bulunmaya davet etti.

Türkiye’de petrol ve doğalgaz ile ilgili istisna durumları ve Türkiye’nin jeolojik yapısıyla beraber Türkiye’de çıkarılan madenleri anlatarak öğrencileri aydınlatan Jeoloji Y. Mühendisi ve Türkiye Jeoder Başkanı Adil Özdemir, “Türkiye’nin Petrol ve Doğalgaz Potansiyelinin Yeniden Değerlendirilmesi başlıklı bir çalışma yürütmekteyim. Çalışmada göze çarpan en önemli husus, madenler ile petrol-doğalgaz yatakları ve jeotermal kaynaklar arasındaki ilişkinin belirlenmesi olmuştur. Buna göre, maden kuşakları ile petrol ve doğalgaz yatakları ve jeotermal bölgeler arasında önemli bir ilişki olduğu sonucuna ulaştım. Petrol-doğalgaz yatakları ile jeotermal kaynakları olan bölgelerde belirli madenlerde özellikle bakır, krom, altın, kurşun, çinko gibi madenlerin de bulunduğunu gördüm. Yani, bir ülkede maden kuşakları ve jeotermal bölgeler nerede ise, petrol ve doğalgaz yatakları da o bölgelerde veya yakınındadır. Bir ülke maden yatakları ve jeotermal kaynaklar açısından ne kadar zengin ise, petrol ve doğalgaz açısından da o kadar zengin olmaktadır” diyerek Türkiye’nin petrol açısından zengin olabileceğini ifade etti.

Geleneksel olmayan teknolojiler ile gaz ve petrol üretimi konularında öğrencileri bilgilendiren İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Şamil Şen ise; “Geleneksel olmayan teknolojiler ile doğalgaz fiyatları düşmektedir. Türkiye’de geleneksel olmayan teknolojiler gaz ve petrol arama üretim modelleri geliştirilmeli, yatırım ve maliyet planlaması yapılarak bu alana yönelinmeli” sözleri ile öğrencileri bilgilendirdi.

1

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here