TOPLUM ANALİZİ

Gözün gördüğünü, kulağın duyduğunu ne aklından ne de yüreğinden saklayamazsın.

O göz ve o kulak, görülmesi ve anlaşılması gerekeni, yeterince idrak ediyordur.

Realiteyi, içinde saklı tutarak ,baskı altına alarak, dışarıda farklı ve taraflı bir anlayış içerisinde sergilemek; çıkarcılık, inkârcılık ve daha kötüsü inanç zayıflığının ta kendisidir.

Bu tarifi, yaşadığım toplumda insanımıza giydirmek beni üzse de, bu değerlendirmeye bire bir uyum gösterecek yığınla insan olduğunu ve toplumun genelinin bu yönde hızla ilerlediğini görüyor ve düşünüyorum.

Toplum yozlaşmış, değerlere bağlılık yitirilmiş veya laçkalaşmış iken varabileceğimiz ne gibi hedefler olabilir ki.

Bol keseden atmanın ,gerçek dışı tablo çizmenin hükmü ancak ve ancak yukarıda tariflediğim insanlar üzerinde etkili olabilir.

Karşılıklı olarak kiminle konuşsanız, teoride bu kalıpta olan hiçbir insan tipinin tasvip edilmediğini görürsünüz.

Teoride tasvip edilmiyor ama pratikte bakıldığında toplumun çoğunluğunun bu kategoride olan insanlardan oluştuğunu da görürsünüz.

Siz doğru olanı, etik olanı,güzel olanı dile getirdiğinizde sizinle hemfikir görüntüsü sergileniyor dur ama iş icraata gelince sapılan yol farklı oluyor.Üstelik saf ve geri olarak nitelendirilmekten de kurtulamıyorsunuz.

Ne üzücü değil mi.

İşte bu durum bence üzerinde durulması ve bilimsel düzeyde araştırılması gereken vahim ve bir o kadar acillik durumdur.

Sosyologlar, Psikologlar, Pedagoglar,Din Alimleri ve ilgili tüm katmanların bu sorunların çözümü için bir araya gelip şura kurmaları ve üzerinde uzun vadeli bir çalışma yapmaları hem mesleklerine hem de bu ülkenin geleceğine katkı sunabilecekleri en hayırlı iş olacaktır.

Ortada önü alınamayan ,gün geçtikçe yozlaşan ve sonuçlarını vahim ölçülerde gördüğümüz toplumsal çarpıklıklar ,çöküntüler ortada iken siz değerli büyüklerimin akademik kariyerlerinizin kıymeti, ancak ve ancak kötüye hatta felakete giden toplumu bu girdaptan çekip çıkarmanız neticesinde anlam kazanacaktır.

Kanaatimce bu toplumun yegane dermanı sizlersiniz.

Sağlam kişilikli ve hür iradesi ile hareket eden ,özü sözü bir,vicdanını yitirmemiş ,onurlu, Hakkaniyet duygusu ile yetişmiş bir toplum yapılanması, bu ülke insanını mutlu kılacak,dünya coğrafyasında değerli bir ülke konumuna getirecektir.

Gerçek kalkınmanın ve çağdaş medeniyet ölçütlerinin yolu bu değerlerden geçer.

Gerisi hikayeden ibarettir…

Zeki Şanlı
1967 İskenderun doğumlu.Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi İstatistik Bölümü mezunu.