Genel Merkezci ile Ben Merkezcilik!

Makalemi yazarken çok sildim, vazgeçtim.. Bu konuda kırdıklarım, kırıldıklarım da oldu.
Aslında bana karşı ters olanlar ile anlaşamadığımız tek nokta benim çoğul hizmet, onlar ise ben merkezci düşünmeleriydi. Çift Liste gerginliği yaşanılan bir çok kongrede Genel Merkezcilik yerine Ben Merkezciliğin yapılmasıdır. Genel Merkez tüm il, ilçe  Başkanlarına ” Tek Listede Taviz Yok” ültimatomunu bilen biliyor.
Mehmet Kesik’in başkan olmasından çok duruş sergilemesi ve bir algı yaratması gözönüne alındığında ne kadar başarılı olacak görmek gerekiyor.
Geçtiğimiz günlerde her iki tarafla konuştum. Vedat Başkan herhangi bir makam kaygısı olmadığını, bütünleşme üzerine samimi yorumlar ve davranışta bulunması gerginliği epeyce azaltıyor.
Çünkü Vedat Tosun’da biliyor sorunların aslında kendisinden kaynaklanmadığını..
Geçtiğimiz gün Mehmet Kesik ile istişarede açık açık konuştum. “Sana gelecek tepkilere, kongredeki tepkilere, Genel Merkez ve mevcut makamların gözünde sabıkalı olacağın belki de ihraca kadar gidebileceğini söyledim.” kendisi herşeyi göze aldığını demokratik bir duruş sergileyip sonucuna katlanacağını söyledi.
Hayırlara vesile olsun..
Demokratik duruşa gelince…
Teşkilatçılık; alınan kararlar şahsa ters olsa da Partilerin iç tüzüğü veya edindiği prensiplere göre hareket etmektir.
Şimdi bu prensiplere karşı duranlara sesleniyorum Genel Merkezin yaptığı hataların kaçında böyle ses çıkardınız? Tepki gösterdiniz? Toplumsal tavır sergilediniz?
Mehmet Soydan’a yapıldığında mı? Ibrahim Yaran’ a yapıldığında mı? O zaman genel Merkeze neden tepki göstermediniz?
Belki de bu kararlar bana Süleyman Demirel’in bakış açısını monte etti. “Meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz” gibi mesela.
Önümüzdeki kongrede de Genel Merkez’in kararları esas alınacaktır.
Ak Parti bu kongrelerde genelde tek liste prensibini uygulamış bir partidir ve her üyesi her neferi bu prensibe saygı duyma zorunluluğu vardır ki demokrasi adına diğer partilerde gördüğümüz ölüme teşebbüslü, yaralamalı, sandalye sopalı kongreler hepimizin hafızasında yer alıyor.
Adaylığını açıklayanlar partili değil mi? Soruları sıkça soruluyor..
Peki Parti prensibine uymayan partililer ne kadar partili diye soruyorum. Derinden bir sessizlik çöküyor!
Beraber bu yola omuz verdiği Mehmet Dönmez ve ekibinden bazı isimler ile Mehmet Kesik’in yolları ayrılabiliyorsa herkes şapkasını önüne koyması gerekir.
Hem ne yani Mehmet Dönmez’ de mi demokrasi düşmanı? Geleceğe dair planları olanlar Teşkilatçılığın gerektirdiği sabrı uygulama konusunda daha kararlı olmalılar.
Değerli okuyucularım aslında İskenderun’ da yaşanılan bu sıkıntının baş müsebbibi Orhan Karasayar’ dır.
Burada Parti içi uyumsuzlukları, sıkıntıları, tartışmaları sonlandırması gereken en üst yetki Bölge Vekili Orhan Karasayar’dır.
Eğer Kongre’de herhangi bir barış, sükunet sağlanmazsa bunun sorumlusu bölge vekilimiz Orhan Karasayar’dadır. Derhal bölgemizde yaşanılan sorunlara el atmalı bu sıkıntıyı tatlıya bağlamalıdır. Yoksa sorumlu olduğu Teşkilatta yaşanılacak her kötü durum Ankara’ da kendisine mal edileceğini bilmesi gerekmektedir.

ulti

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here