Ne olacak şimdi?

ak parti
AK Parti Hatay İl Başkanı Av. Süleyman Tenekecioğlu istifa etti..
AK Parti İskenderun İlçe Başkanı İbrahim Yaran da önceki gün bırakmak zorunda kaldı.
Ve son olarak Dörtyol İlçe Başkanı Cüneyt Yavuz da görevi bıraktığını açıkladı.
Büyükşehir’i kaybeden AK Parti’de il başkanına yönelik tasarruf anlarım.
Dörtyol’da aynı keza, yerel seçimlerde beklenen başarıyı gösteremedi..
Ama İskenderun farklı!
Burada AK Parti kaybetmedi, aksine Seyfi Dingil kazandı.
İbrahim Yaran’ın veda konuşmasına yansıyan tepkisini anlıyorum.
Pek de haksız sayılmaz!
Partinin tabanı, 6 ayda bir istifaya zorlanan ilçe başkanlarının durumunu tartışır oldu. Niye böyle oluyor? Anlamakta zorluk çekiyoruz.
Belki de mevzunun derinliklerinde, bir paralel yapı belirsizliği var..
Bilemiyorum!
Yoksa İbrahim Bey partiye atanan ne ilk, ne de son ilçe başkanı olacak..
Ama ömrü kısa olan ilçe başkanlıkları da partide sıkıntılara yol açıyor.
Zırt pırt dereye geçerken, ilçe başkanları değişir oldu AK Parti’de..
Şimdi önümüzde Cumhurbaşkanlığı seçimleri var.
Ardından genel seçimlere hazırlıklar başlayacak.
Parti tabanı, ‘Önümüzdeki iki seçimde de ilçe başkanları yine değişecek mi?’ diye soruyor.. Partinin başına gelebilecek muhtemel isimler bile endişeli..
‘Ömrümüz kısa olur mu?’ diye kaygılanıyor..
Bu soru işaretlerini haklı kılacak gelişmeler neredeyse bir yıldır yaşanıyor.
Hatırlayın;
İbrahim Yaran ismi üzerinde karar kılınmadan önce, AK Parti birçok badire atlattı. Örneğin, birçok isim öne sürüldü. Ama her seferinde tepkiler dinmedi.
O olmaz.. Şu yapamaz..
Bu olursa, parti tabanı kabul etmez, şeklindeki yakarışlar genel merkezden duyuldu.. Üstüne üstlük olaya iki kez müdahil olmak zorunda kalan koordinatör milletvekilinin telefonları susmadı.
O günlerde yaşanan karmaşa, dün gibi hafızalarda tazeliğini koruyor.
Peki yarın ne olacak?
Parti tabanı, yine aynı filmi seyretmek zorunda mı kalacak?
Yoksa oldu bittiye mi getirilecek?
Milletvekili Orhan Karasayar’ın şimdiden birkaç isim üzerinde yoğunlaştığını biliyorum. En çok dillendirilenler arasında;
Azganlık eski Belediye Başkanı Halil Demir’in ismi geçiyor..
Peki Halil Bey ilçe başkanlığıyla yetinir mi, yoksa milletvekili adayı olmak isteyecek midir? Birinci sorum bu..
İkincisi; yerel seçimlerde ve başkanlık yaptığı son dönemde ‘suskun’ kalmayı tercih eden bir profil çizen Halil Demir, sahada ne kadar başarılı olabilir?
***
Bu arada Bekbele eski Belediye Başkanı Bestami Bilgili de, ilçe başkanlığı konusunda ismi sıkça telafuz ediliyor.
Yerel seçimlerde SKM Başkanı olarak üzerine düşen görevin fazlasını yaptı.
Bütün gün sahada koşturdu.
Ayak basmadık yer, çalmadık kapı bırakmadı.
Makam mevki gözetmeden, sadece işini yaptı!
AK Parti kazanır kazanmaz da, birileri gibi kapı aşındırmadı, usulca kabuğuna çekildi. Biliyorum ki, Bestami Bilgili’nin ilçe başkanlığı olmak gibi bir çabası yok..
Böyle bir talep karşısında tavrı ne olur? Bilemem!
Adı geçen bir diğer isim Av. Abdulkerim Güven!
Güleryüzlü, sempatik, her kesimle barışık bir kişiliğe sahiptir.
Yerel seçimlerde çalıştı, çabaladı.
Neden olmasın?
HESOB Başkan Vekili Uğur Fırat’ın sahada ne kadar başarılı olduğunu bilmeyen yok. Birlik ve beraberlik toplantıları kapsamında ‘hoşgörü ve sevgi’yle toplumun her kesimine ulaştığını biliyorum.
Uzun bir süredir, güçbirliği adına müthiş bir reaksiyon gösteriyor.
Toparlayıcı bir güçtür!
***
Ve son olarak;
Karayılan eski Belediye Başkanı Mehmet Yurtman neden olmasın?
Mehmet Bey’i yüksek sesle konuşmanın vakti geldi.
Kapanan beldelerde sevilen, sayılan, mütevaziliğiyle takdir gören, güçlü bir isim..
Karayılan’da çok başarılı işler çıkardı.
30 Mart seçimlerinden bu yana MHP’yle aralarında soğuk rüzgarlar esiyor.
Sebebi MHP’nin tutumundan kaynaklanıyor.
Barış dilini kullanan; MHP’den olduğu kadar, AK Parti ve CHP’den de yoğun sevgi gösterilerine maruz kalan böylesine etkili bir ismin saygınlığını bilmeyen yok.
Merkez sağın birleşmesi için de önemli adımlar atacağından şüphem yok.
CHP’nin Lütfü Savaş’la elde ettiği başarının benzerini, teşkilat bazında yeni yapılanma sürecinde AK Parti, Mehmet Yurtman’la çok yönlü genişletebilir.
Ne dersiniz? AK Parti bu fırsatı değerlendirebilir mi?

SEYFİ DİNGİL’İN GÜNAHI NE?
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Erzin’de STK’larla bir araya geldiği sırada, ‘Hükümetin partisi olmadığımız için bize zulüm yapıyorlar. İl özel idaresine ait taşınır ve taşınmazlar büyükşehir belediyesine verilmesi gerekiyor’ dedi.
Güya kaymak yerleri AK Partili belediyeler almış..
İyi güzel de;
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, AK Parti’den seçim kazandığı halde, neden kapanan beldelerdeki belediye binaları elinden uçup gitti..
Kaymaksa, bunlar da kaymak..
Örneğin Karayılan Belediye Binası, Milli Eğitim’e tahsis edildi. Neden?
Sarıseki’de, Azganlık’ta, Denizciler’de eline ne geçti?
Tabii ya, şikayet etmek en kolay iş..
Lütfü Savaş bu ayrıntıları da STK’lara anlatabiliyor mu?
Söyler misiniz bana;
Seyfi Dingil’in günahı nedir?

YUSUF COŞKUN’UN ADI GEÇİYOR
İskenderun Belediye Başkan yardımcılığı görevinde halen kadro açığı var.
Biliyorsunuz, birine Ergün Gözüküçük atandı.
Görevini gayet güzel yapıyor.
Çalışkanlığıyla dikkat çekiyor.
Bütün gün, dışarıda sorunları dinliyor.
Diğer iki ismin üzerinde henüz karar kılınmadı.
Ancak, bu aralar en çok İskenderun TEDAŞ’ın eski Müdürü Yusuf Coşkun’ın adı geçiyor. Bürokrasiyi bilen, Ankara’da ilişkileri olan, TEDAŞ’la alakalı sorunlar hakkında bilgi sahibi olan Yusuf Coşkun’u Hatay’da tanımayan yok..
İskenderun’da görev yaptığı sırada elindeki ‘cılız’ bütçeyle, çok işler yaptığını biliyorum. Onun döneminde, TEDAŞ’la ilgili ne problem varsa, kendisine kolayca ulaşabilen bir duruşu vardı. Yusuf Bey gittikten sonra, TEDAŞ’la temas da koptu.
Sanırım, yeni bir başlangıç için; İskenderun Belediye Başkan yardımcısı olması yönünde önünde hiçbir bir engel yok.
Sahayı bilen bir isim olarak, katkısı da çok olur!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here