kösem
14-15 yaşındaki gencecik yavrumuzun ölmesi üzücü.
Herkes, Berkin Elvan’a bakarken kendi oğlunu, kardeşini düşünsün.
Bu acının tarifi yok..
Hiçbir şey Berkin’i yaşama geri döndüremez.
Konuşmayanların da gönüllerinin ağladığını hissediyorum.
Fakat şunu da sormak gerek;
– Niye böyle oldu?
– Bulanık suda avlanmak isteyenlerin hiç mi vebali yok?
İnsanlar giderek ayrışıyor, ne için?
Kutuplaşma karşılıklı olarak, geriginliğe yol açıyor..
Bir yanımız, Berkin’e ağlıyor..
Öteki yanımız;
Şırnak’ın Uludere ilçesinde görevli Uzman Çavuş Musa Sonay, uzaktan kumandalı mayının patlatılması sonucu ‘şehit’ edildi. Erzinli Musa’nın 40 günlük bebeği vardı. Neden kimse sokaklara inip, Musa’yı iki kelime de olsa anmadı, diye soruyor..
Ankara Esenboğa Havalimanı’na giderken Kırşehir’deki kazada hayatını kaybeden Kayseri Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nde görevli 4 polis şehit oldu, neden iki gün içinde unutuldu, sorusuna yanıt arıyor.
Dün bir okuyucum soruyor;
– Tunceli’de düzenlenen gösteriler sırasında kalp krizi geçiren polis memurunun adını sorun, kimse hatırlamaz diyordu..
Biraz daha geriye giderseniz, terör olaylarında şehit düşen hangi askerin, polisin ismini hatırlıyorsunuz diye sormak gerek..
Bugüne dek, vatanın bekası, toplumun huzur ve güvenliği için canını siper eden bu isimsiz kahramanlar ne çabuk unutuldu?
Hangisi evine ekmek için şehit olmadı ki?
Sonunda yaşama vedan canlar bizim insanımız..
Çocuk da olsa, polis veya asker de olsa, günahları nedir?
15 yaşındaki Berkin’in aklını çelenlere de bunun hesabını sormayacak mıyız?
Bir düşünün Allahaşkına;
Berkin için İskenderun’da düzenlenen eylemlerde neden sorun yaşanmıyor?
Polis neden müdahale etmiyor?
İskenderun’daki polis, Avrupa’dan mı geldi?
Kimsenin elinde taş, sopa yoksa.. Çevreyi rahatsız edebilecek, kamu malına zarar verebilecek bir eyleme başvurulmuyorsa, polis neden karışsın?
Peki eylemcilerin arasına yasa dışı örgütler girse ve çok büyük zarar meydana getirse, polisin müdahale etmeden seyirci kalmasını nasıl beklersiniz?
Orantısız müdahaleye karşıyız, eyvallah..
Peki orantısız eyleme ne diyeceğiz?
Dün Türkiye’nin birçok kentinde ortalığı yakıp yıkmaya çalışanları gördünüz mü? Bir hareket masum başlayabiliyor ama sonra yasa dışı örgüler giriyor ve çok büyük zarar meydana geliyor. Bunlar Berkin’i unuttu!
Berkin üzerinden yakma, yıkma olayına girdi.
Berkin’in ölümü kadar acı.
Hatta daha tehlikeli bir durumla karşı karşıyayız..
İstanbul’da önceki gün Fatih Sultan Mehmet Caddesi’nde toplanarak tekbir getirmeye başlayan gruplar vardı.. Gruptakilerden bazılarının ellerinde sopa olduğu görüldü. Bu grup ile Okmeydanı’nda Berkin Elvan ailesinin evinin çevresinde bekleyen başka bir grup karşı karşıya geldi.
Kavga esnasında silah sesleri de duyuldu.
Olayda 3 kişi yaralandı. Yaralılardan ikisi Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne, biri de Kasımpaşa’daki Deniz Hastanesi’ne kaldırıldı.
Başından yaralanan ve Deniz Hastanesi’nde tedavi altına alınan genç bir evladımız yaşamını yitirdi. Olacağı buydu..
Çok uzağa gitmeyelim. Daha dün Hatay Valiliği açıkladı;
Defne’deki gösteriler sırasında, polis aracına 4 tabanca mermisi isabet etti.
Kim veya kimler sıktı bu kurşunları? Allah korusun ama, o kurşunlar yüzünden araçtaki polisler oracıkta şehit düşseydi, tavrınız ne olacaktı?
Bu son olsun diyoruz ama, Türkiye’yi 80’li yıllarda yaşanan kaosa dönüştürmek isteyenler var. Bunlara izin verecek miyiz? Katkı sunacak mıyız?
Yeter artık!
Daha kaç evladımız ölecek?

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here