basin kulübü
Hatay Basın Külübü, Reyhanlı’daki patlamaya ilişkin konulan yayın yasağına itiraz etti. İtiraz, İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığına dün verildi. İtiraz dilekçesini Hatay Basın Kulübü adına Başkan Ahmet Erdoğan teslim etti. İşte o itiraz metni:
“Anayasa’mızın 28. maddesinin birinci fıkrasına göre “Basın hürdür, sansür edilemez.” 28.maddenin 5. fıkrasında ise; “Yargılama görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek sınırlar içinde, hakim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere, olaylar hakkında yayım yasağı konamaz” denilmiştir.
Anayasaya göre olaylar hakkında “yayım yasağı konamaz”. Asıl olan ilkeye göre; yayınlara yasak koymak yasaktır. 5. fıkra bu kurala tek bir istisna getirmiştir. Bu istisna ise “yargılama görevinin etkiden uzak tutulması” amacına yöneliktir. Aksi takdirde yazılı, görsel ve işitsel yayınlara “yayım yasağı” konursa ortaya basın yayın özgürlüğünü, ifade özgürlüğünü, halkın haber alma özgürlüğünü tıpkı “sansür” gibi ağır şekilde “tehdit” eden “sınırlayıcı/ önleyici” bir tedbir kabul edilmiş olur. Bu nedenle “yayım yasağı” açıklanan yargılama görevinin etkiden uzak tutulması için ve bu amaçla, sınırlı olarak çok dar biçimde uygulanabilir.
Yargının yayınların etkisinden uzak tutulması konusundaki yayın yasağı şeklindeki “önleme tedbiri”nin uluslararası sözleşmeler kapsamında hukuken “meşru” olup olmadığı dahi tartışılırken;
Reyhanlı Cumhuriyet Başsavcılığı istemi kabul edilerek verilen YAYIN YAPILMASININ YASAKLANMASI kararı Anayasa’nın 28. maddesine aykırıdır. Karar kaldırılmalıdır.

YAYIN YASAĞI KONAMAZ
4748 sayılı yasa ile değişik 5680 Sayılı Basın Yasasının EK Madde1
Anayasanın 28 maddesindeki yayın dağıtımının önlenmesi veya yayınların toplatılması düzenlemesine paralel düzenleme EK Madde 1’de yer almaktadır. Ancak hukuken öngörülen ve yapılan yasal düzenleme sadece “dağıtımın önlenmesi” veya dağıtılmış yayının “toplatılması” için vardır. Yayın yasağı konulması için öngörülmüş yasal bir prosedür, (yukarıda değinilen 28/5. fıkra dışında) ne Anayasanın 28. maddesinde ne de Basın Yasası Ek Madde 1’de yoktur. Basın yoluyla işlenen suçların “yayım ile vücut bulacağı” genel kuralına getirilen istisna sadece Anayasanın 28.maddesinin 5 inci ve 7 inci fıkralarında yer almaktadır.

HALKIN BİLGİ EDİNME HAK VE ÖZGÜRLÜĞÜNE AYKIRI
Hiçbir şekilde itiraza konu yaptığımız kararın gerekçesine katılmak mümkün değildir. Haberler, tamamen halkın Anayasal olan bilgi alma ve haber edinme hakkının gereği yapılmış ve yazılmıştır. Hal böyle iken aksi bir düşünceden ve gerekçeden hareketle yayın yasağı koymak evrensel hukuk normlarına aykırı hareket teşkil edeceği gibi ulusal normlarla da bağdaşmamaktadır.
Doğru ve yaygın haber verme, bilgilendirme hakkı özgürlüğün bir parçası ve temelidir. Halkın gerçek ve doğru bilgileri öğrenme hakkı engellenemeyeceğinden; yasalarda yer alan hukuki önermeler temel insan hak ve özgürlüklerine aykırı düzenlemeleri yaratmaya yönelik yorumlanamaz. Kaldı ki basın özgürlüğünün başlıca amacı, kamuoyunun ilgisini toplayan olaylarda halkın aydınlatılmasını sağlamaktır.
“…Basına sağlanan güvencenin nedeni de; toplumun sağlıklı, mutlu ve güven içinde yaşayabilmesi içindir. Bunun için de kişinin, dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Diğer bir anlatımla basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma, yönlendirme yetki ve sorumluluğuna sahiptir. Bunun içindir ki basının yayın yaparken, yaptığı yayından dolayı hukuka aykırılık teşkil edecek olan eylemi, genel olaylardaki hukuka aykırı olan eylemden farklılıklar taşır. İşte bu farklılık ve ayrık durum gözetilerek yapılan yayının hukuka aykırılık veya uygunluk sınırı belirlenmelidir.
Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğu kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. İşte basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır…” (Yargıtay 4 Hukuk Dairesi 2001/10117 Esas 2002/1106 Karar)
Müdafii soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir, istediği belgelerin bir örneğini harçsız alabilir. Müdafinin dosyayı inceleme hakkını güvence altına alan bir madde “sansür” uygulamasının dayanağını oluşturamaz.
Delillerin toplanmasının gerekçe gösterilmesi kanımızca mümkün değildir, keza olay yerinde çalışan iş makinaları tarafından deliller alt üst edilmek suretiyle tahrip edilirken karara dayanak olarak delillerin karartılması gösterilemez.
SONUÇ VE İSTEK : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Anayasa, Basın Yasası ve diğer yasa hükümleriyle AİHS’nin 10.maddesine aykırı olan Reyhanlı Sulh Ceza Mahkemesi’nin 11.05.20013 gün ve 2013/584 D.İş.sayılı “Reyhanlı ilçesinde meydana gelen patlama ile ilgili söz konusu soruşturmaya ilişkin ve dosya ve soruşturma kapsamında kalan olay yerine olayda yaralanan ve ölenlere ilişkin ve olay içeriğine ilişkin her türlü sesli ve görüntülü yazılı görsel medyadaki yayınlar ile internet ortamındaki bu kapsamdaki bilgilerin CMK m. 153 vd maddeleri gereğince YAYINLANMASININ VE GÖSTERİLMESİNİN YASAKLANMASINA” ilişkin kararının kaldırılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz.”

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here

16 − 14 =