Güç ve sevgi!

iskenderunspor9
İkisi de aynı yerde olursan her zaman kazanırsın. Bazen çok güçlü olursun, ama seni seven kimse olmaz hep ihanet içinde kalırsın. Basen seni herkes sever çabalar ama gücün olmadığı için de yalnız kalırsın. İskenderun’un önde gelen siyasetçilerinden tutunda sivil toplum örgütlerine hep İskenderun’un gelişmesinden bahseder dururlar, ama bende hep aksini söylerim gelişmiyor daralıyor ve küçülüyor diye. İskenderun’un birliğe ve sevgiye acil ihtiyacının olduğunu bir kez daha yenilemek istiyorum. Buradan defalarca yazdım, haykırdım. İskenderun’un menfaatleri konusunda birlik olalım, çıkarlarımızı birlikte gözetelim diye ama maalesef kimse oralı bile olmuyor. Aslında bu konu insanların kendi kişilikleriyle ilgili bir konudur. İskenderunspor’un yıllardır yalnızlığını bilmeyen yoktur. Bu konuda kentimizin insanı da ve siyasetçileri de üzerine düşeni yapmıyor. Zaten siyasetçi akıllı olsa gücün spor’dan geldiğini anlar ve burada mücadelesini sürdürür. Diyelim ki anlamıyor, Allah aşkına kendi memleketine sahip çıkmaz mı ama hiç kimse hiçbir siyasetçi bu memleketin takımlarına ne yazıktır ki sahip çıkmıyor. Pazar günü Adıyaman’daydım. İskenderunspor için hayati önem taşıyor. Yenmesi lazım ki kümede kalsın. Adıyaman’ın da mutlaka galip gelmesi lazım ki o da kümede kalsın. Yıllardır bu olayları yerinde bire bir yaşadım. Türkiye’nin neresine giderseniz gidin her ili ya da ilçesi kendi takımlarına öyle bir sahip çıkıyorlar ki, masa başından tutunda sahadaki her türlü oyunu oynuyorlar. Dönelim İskenderun’a hayatımızı resmen kendi yöneticilerimi karartır mı, vallahi de billahi de karartıyor. Yemin ediyorum ki; İskenderun’da bulunan bazı idareciler ve yöneticiler inşallah bu takım düşerde artık bizi rahatsız etmezler diye düşünüyor. Bakın İskenderunspor’u Nuri Üysen’in kucağına attılar ve arkada kimse kalmadı. Tek başına yapa yalnız bırakıldı. Nerede 22 tane yönetim kurulu üyeleri, bu memleketin her türlü kazancını kazanan 22 yönetim kurulu nerede? Bunlardan 5 tanesinin dışında kimseyi görmek mümkün değil! Bakın takım küme düşmek üzere.. Ortada Kulüp Başkanı Nuri Üysen, Müfit Tennioğlu, Levent Yılmaz, Ahmet Öz, Sait Deniz, Sedat Uysal, Mustafa Çöloğlu’nun dışında hiçbir yöneticiyi ne maçlarda nede tesislerin etrafında görmek mümkün değil.
Göremeyiz, tabi burada kimse hesap sormuyor. Adam çıkıyor basın önünde kamuoyuna söz veriyor üç gün sonra ortadan kayboluyor verdiği sözleri de tutmuyor.
Türkiye’nin neresine gittiysem her maçta en azından Kaymakam ve Belediye Başkanı maçı izlemeye geliyor, kenti memleketinin takımına sahip çıkıyor. İskenderun’da bazen bunlar oluyor. Olmadı dersem yanlış olur.
Peki, takımla ilgilenen ve maddi destek sağlayan kimse var mı? Kesinlikle yok. İki kez toplantı oldu. Adamlar paşalar gibi geldiler, yemeklerini yediler arkalarına bakmadan çekip gittiler. İskenderunspor’a hani para toplanacaktı! Ne oldu neden kimse elini cebine atmıyor.
Neden siyasetçilerimiz, İskenderun’u seven çok iyi yöneticilerimiz bu kentin takımlarına sahip çıkmıyorlar? Neden çıksın ki bu iş gönül işi, zaten içinde bu tür sevgi yoksa nerede hangi koltukta oturursan otur hiçbir anlamı olmaz.
Her zaman şunu yüksek sesle söylüyorum; Bir insan hangi koltuğa talipse o koltuğun hakkını verecek.

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here