“gönül Elçileri’ne Ortak Olun” Çağrısı

Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Adnan İpekdal, “Gönül Elçileri” projesine duyarlılık gösteren ve katılım sağlamak isteyen vatandaşları İl Müdürlüğü ve bağlı kuruluşlara beklediklerini söyledi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından, toplumda gönüllülük kavramına yönelik farkındalığın geliştirilmesi, toplumsal kalkınmaya katkı sağlayacak gönüllü sayısının arttırılması, insan kaynağı ihtiyacının güçlendirilmesi ve gönüllü çalışmanın yaygınlaştırılması amacıyla başlatılan “Gönül Elçileri” projesi ivme kazanıyor. Türkiye çapında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde gerçekleştirilen Gönül Elçileri projesi, Samsun’da da Samsun Valisi Hüseyin Aksoy’un eşi Hülya Aksoy’un himayesinde büyük bir hızla ilerliyor.
Vali Hüseyin Aksoy’un eşi Hülya Aksoy’un başkanlığında yapılan “Gönül Elçileri Tanıtım Toplantısı”nın ardından illere göre gönül elçileri başvuru sayısı sıralamasında Samsun’un Türkiye’de 2. sıraya yükseldiğini açıklayan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Adnan İpekdal, “Bu projenin ilimizde daha geniş kitlelere ulaştırılması için çalışmalarımız devam etmektedir” dedi.
Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Adnan İpekdal, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nca Aralık 2012`de başlatılan ve iki yıl boyunca devam edecek olan “Gönül Elçileri” projesi ile ilgili olarak, gönül elçisinin; özgür iradeyle ve dayanışma ruhu içinde, herhangi bir maddi karşılık beklemeksizin sahip olduğu deneyim beceri ve kaynakları toplumun dezavantajlı gruplarından önceliği bulunan kadın, çocuk, yaşlı, özürlü, gazi ve şehit aileleri ve diğer grupların yaşam kalitelerini yükseltmeye yönelik olarak kullanan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın vermiş olduğu kurumsal hizmetlere ve çalışmalara katkı sağlayan kişiler olduğunu ifade etti.

HER ŞEY ÇOCUKLAR İÇİN
Projenin kısa sürede başarıya ulaşacağına inandıklarını ifade eden İpekdal, Gönül Elçileri projesinin, ilk olarak ‘Koruyucu Aile’ alt projesiyle başladığına değindi. Çeşitli nedenlerle öz ailesi yanında bakımları sağlanamayan çocukları kendi aile ortamlarına kabul ederek; bakım, eğitim ve yetiştirilme sorumluluklarını kısa veya uzun süreli olarak, ücretli veya gönüllü statüde devlet denetiminde paylaşan uygun aile ya da kişilere koruyucu aile denildiğini ifade eden İpekdal, “Koruyucu aile hizmetinin amacı; aile için sorunlu ve karmaşık olan bir dönemi çocuğun örselenmeden atlatarak normal hayatına devam etmesi, çocuğun korunması, şefkatli ve destekleyici bir aile ortamında gerekli bakımı alması, çocuğun olumsuz yaşam deneyimlerinden kaynaklanan duygusal sorunlarının iyileştirilmesi, çocuğun geleceği için kalıcı bir planın geliştirilmesi ve hayata geçirilmesidir” diye konuştu.

KİMLER KORUYUCU AİLE OLABİLİR?
TC vatandaşı olanların, sürekli Türkiye’de ikamet edenlerin, 25-65 yaş aralığında bulunanların, en az ilkokul/ ilköğretim mezunu olanların, çocuğun veli ya da vasisi olmayanların, düzenli bir gelire sahip olanların, yüz kızartıcı suçlardan hüküm giymemiş olanların, çocuğu olan ve olmayanlar, evli veya bekar olanların koruyucu aile olabileceğini ifade eden İpekdal, “Koruyucu aile olabilmek isteyen vatandaşlarımızın her ilde bulunan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlükleri’ne başvuruda bulunmaları yeterlidir. Başvuruda, bekarların yalnız, evlilerin eşleriyle birlikte bulunmaları gereklidir. ‘Koruyucu aile’ olmak isteyenlerin Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlükleri tarafından verilen eğitim programlarına katılarak sertifika almaları gereklidir. Koruyucu Aile olmak isteyen kişiler, il müdürlüklerinde görevli sosyal çalışmacılar tarafından bazı kriterler doğrultusunda sosyal inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulurlar” şeklinde konuştu.

HERKES ‘GÖNÜL ELÇİSİ’ OLABİLİR
İhtiyaç sahibi insanlara ve insanlığa katkı sağlamak isteyen her yaştan, her meslekten kadın ve erkeğin ‘Gönül Elçisi’ olabileceğini ifade eden İpekdal şöyle devam etti: “Özellikle sağlık, sosyal hizmet ve eğitim sektöründe hizmet vermiş olan emeklilerin, öğretmen, doktor, hemşire, sosyal çalışmacı, psikolog, sosyolog vb, profesyonel olarak çok farklı sektörlerde hizmet vermiş olup, bu konulara ilgi duyarak yaşamlarına yeni bir boyut katmak isteyenler, yarı zamanlı çalışan yetişkinler, ev hanımları, gençler, sosyal hizmetler alanında bir meslek seçmek için bilgi edinmek isteyenler, farklı ve yeni fikirlerini paylaşmak isteyenler, gönüllülük ruhuna sahip olanlar, öğrenmenin en kolay olduğu yaşlardaki çocuklar, öğrenciler, toplum tarafından tanınan kişiler ‘Gönül Elçisi’ olabilir. Bir sporcuysanız eğer engelli çocuklarımıza spor yaptırabilir, takı tasarım dersi verebilir, görme engelliler için sesli kitap kaydedebilir, aşçılık yeteneğiniz varsa yemek yaparak geliriyle çocukların yaşam standartlarına katkıda bulunabilir, doktor iseniz örneğin huzurevlerimizde ikamet eden yaşlılarımızı muayene edebilirsiniz. Kısacası herkesin yapacağı bir şey vardır. Siz de gönülden gönüle büyüyen bu ailenin bir parçası olmak istemez misiniz?”
‘Gönül elçileri’nin hizmet vereceği dezavantajlı gruplar hakkında bilgi veren İpekdal, “Dezavantajlı gruplar; kadınlar, çocuklar ve özellikle kız çocukları, engelliler, yaşlılar, gaziler ve şehit aileleri, yoksullar, gönül elçilerinin yerel düzeyde öngördükleri gruplardır” ifadelerini kullandı.
Başını okşayan bir babaya, elini tutan bir anneye hasret, korunmaya muhtaç çocuklar olduğunu ve ‘gönül elçileri’nin bu çocuklara aile olmak ve onlara sevgi yüklü bir yuvanın bütün sıcaklığını yaşatmak için çalıştığını ifade eden İpekdal, “Bugün sizde gönül elçilerine katılın ve bir çocuğun daha aile özlemine son verin; çünkü biz büyük bir aileyiz” çağrısında bulundu.

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here