İskenderun’un da “Çırağan Sarayı” olsun!


YILMAZ AKPINAR YAZDI..
Eski Adliye Binası’nın; Rehberlik ve Araştırma Merkezi’ne tahsisine yönelik olasılık, tarihi dokusuyla yıllara meydan okuyan zarif atmosferine uygun değil..
Oysa gerçek ortada.. Tarihi saray için ‘Çırağan’ modeli uygulanabilir..
***
Eski Adliye binasının içler acısı durumu ortada.. Tarihi doku, göz göre göre çürüyor.. Her ne kadar kullanım amacına uygun fikirler ortaya konsa da, süreç belirsiziğini koruyor.. Oysa tarihi binanın zenginliği, İstanbul Çırağan Sarayı’ndan farksız.. Olağanüstü tarihi dokunuşları eşsiz..
Sahil kordonunun en görkemli yapısı..
İskenderun’un baş yapıtı..
Yıllarca ‘buradayım’ çığlıklarına karşın, bizler sürekli duymazdan geldik..
Hatta uğruna, kaymakamlık sitesinde anketler yapıldı..
Seçenekler iki maddelikti..
– Müze mi olsun, butik otel mi?
Ben tercihimi ‘butik otel’ yönünde kullanmıştım..
Üzerine de sayısız yazı yazdım.. Heyecanlıydık!

İskenderun’un da bir ‘Çırağan Sarayı’ olacak, diye ümitlenmiştim..
Yanılmışım.. Önce, usulca anket siteden kaldırıldı..
Sonra da, ortaya konan fikirler ‘sanal’ dünyanın acımasız sayfalarında uçup gitti.. Belli ki, fikirlerimizin bir önemi yok..
Saray’ın amacına uygun bir proje ortaya konacağını düşünen benim gibi belki de binlerce insan için bu durum tam bir hayal kırıklığı oldu..
Niye mi? Bir zamanlar PTT binası olarak kullanılan ve Hatay’ın kurtuluşuna tanıklık eden eski adliye binasının, Rehberlik Araştırma Merkezi(RAM)’ne tahsis edileceği fikri gündemde.. İnanamadım!

Birincisi, RAM’ın yapısı ile tarihi binanın dokusu örtüşmez, uyuşmaz da..
Ortada tarihi bir ihtişam varsa, paylaşılmalı..
Görselliğiyle, cazibesiyle ‘çekim’ merkezi olmalıdır..
Diyelim ki, RAM’a tahsis ettiniz.. Ne olacak?
Sıradan bir bina olup, çıkacak!
Oysa, Antakya böyle yapmıyor..
Şehrin birçok tarihi dokusu, butik otellerin konforuyla yaşatılıyor..
Dinamizm, her vakit taze, duru ve yenilenmiş durumda..
Gönül ister ki, İskenderun da bu güzelliklerden faydalansın..
Sadece eski adliye binası değil; tüm tarihi binalar sosyal donatı alanlarına dönüşsün.. Görüyorsunuz işte, İskenderun’un bir 5 yıldızlı oteli yok..
Bana sorarsanız, ilk etapta eski adliye binası için ‘Çırağan‘ modeli ayarında bir restorasyon sağlanabilir.. İskenderun’un en prestijli toplantılarına ve ihtişamlı sosyal organizasyonlarına ev sahipliği yapabilir..
Nasıl mı?

YETER Kİ İSKENDERUN KAZANSIN!
Geçtiğimiz günlerde, başarılı çalışmalarıyla takdir toplayan işadamı Metin Yıldız’la sohbet ediyorduk..
Vizyon sahibi, hayalleri olan bir İskenderun sevdalısı..
Yanılmıyorsam bir yıl önceydi.. Yine bir ziyaret esnasında, ofisinde mavi kaplı bir dosyayı incelerken görmüştüm Metin Bey’i..
Eski adliye binasının zarif atmosferine uygun bir ‘otel’ projesiydi bu..
Tarihi dokunun orjinal renklerini ortaya koyan, iç ve dış dekorasyonlarıyla parmak ısırtan bir çalışmaydı.. Tek kelimeyle büyüleyiciydi..
Çürümeye yüz tutmuş tarihi bina, yeni haliyle olağanüstü duruyordu..
Hazır gündemdeyken, sohbetimde, o projeyi anımsatıp ‘ne düşünüyorsun?’ diye sordum.. Verdiği yanıt anlamlıydı:
“- Ben bu projeyi tarihi dokudan anlayan işin uzmanı profesörlerin nezdinde çizdirdim. Amaç, gözümüzün önünde çürüyen ve İskenderun’un Çırağan Sarayı olabilecek özelliklere sahip bu değeri amacına uygun kullanımına destek vermekti. Bugün bu tarihi değer, projeye uygun yönüyle yapımı tamamlanırsa, dünya dergilerinde görebileceğimiz bir tarihi zenginlik kazanacağız. Ben yapayım diye bir isteğim söz konusu değil.. Şahısların bir önemi yok.. Bugün benim dışımda kim isterse projeyi vermeye hazırım. Yeter ki, İskenderun kazansın!”
Metin Yıldız’ın tespitlerine yürekten katılıyorum.
Projenin birkaç örneğini gazete sayfalarına taşıdık ki, farkı iyice görün..
Kaldı ki; bu harkulade tasarım, yapıya olağanüstü çizgiler kazandırmış..
Tek eksik var.. O da, bu orjinal fikrin ‘ortak akılla’ hayata geçmesi..
Resimleri inceleyin, kararı siz verin!
AK Parti Hatay Milletvekili Orhan Karasayar’ın bu müthiş projeye katkı sunacağından hiç şüphem yok!

ADAY DEĞİLİM AMA, HATALAR BİR DAHA YAŞANMASIN!
Bu arada fırsatı yakalamışken, başarılı işadamı Metin Yıldız’a “Arsuz’a aday mısınız?’ sorusunu da yönelttim.. Tebessüm etti..
Önce, Arsuz’un ilçe olmasını ‘Turizmin gelişmesi adına çok yerinde bir adım’ sözleriyle değerlendirdi.. Ardından sorumu yanıtladı:
“- Kesinlikle aday değilim.. Arsuz, dünya incisi olmaya aday bir ilçedir. Bakir alanları, görkemli kıyı şeridi her türlü yatırıma müsait. Denizle dağın buluştuğu ender bir coğrafyadır. Yeni konumuyla birlikte ‘değişim’ bekliyor.. Bu güzel şehrin yönetimine talip adayların, vizyon sahibi, hayal dünyası geniş, dünya yatırımlarını bilen, gece-gündüz Arsuz’un gelişmesi ve yatırım programı için çalışacak, fekadar, sorumluluk sahibi bir yapıda olması tercihimizdir. Arsuz hepimizindir. Geçmişte yaptığımız hataların gelecekte Arsuz’da yaşanmaması temennimizdir. Arsuz’un yönetimine talip adaylara, şimdiden başarılar diliyorum.”
Arsuz’un çağdaş geleceği ışığında, Metin Bey’in “geçmişteki hatalar’ vurgusunu önemsiyorum.. ‘Değişim’ dediği de tam burada işte!
Bekleyip, göreceğiz!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here