PAYAS İLÇE OLSUN ARTIK!

Kısa, net ve açık..
Hatta anlaşılır bir şekilde söylüyorum:
– Payas’a hakkını teslim edelim..
Lütfen.. Umutla beklentimiz sürüyor..
Payas halkı sabırlıdır..
Belediye Başkanı Bekir Altan da öyle..
Büyükşehir tasarısında Payas’ın adı geçmeyince..
Köprüleri yıkmadı, ortalığı germedi..
Öyle sağduyulu bir insandır Bekir Altan..
Heyecanlı ama polemikçi değil..
Sert ama sükunet yanlısıdır..
Kaç gündür Ankara’da..
Halkın beklentisini yüksekte tutmaya çalışıyor..
Payas’tan yükselen tepkilere rağmen, mütevazi duruşunu koruyor..
Bekir Altan böyledir.. CHP’nin de, MHP’nin de ona saygı duyması bundandır..
MHP’li Karayılan Belediye Başkanı Mehmet Yurtman’ın ilk günden beri ‘kale’ gibi yanında durması.. CHP Milletvekili Mevlüt Dudu’nun, Payas’ın ilçe olması hususunda yasa teklifi vermesi bu sebepledir..
Payas öylesine güçlü bir beldedir ki, küçümsenecek bir yanı yoktur..
Kimse olayı kestirip atmıyor..
Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in bu süreçte çabası, mesaisi ortada..
Payas’ın konumunu, Başbakan Erdoğan’a taşımaya hazırlandığını işittim.
Dayanışmanın nabzı bugün Payas’ta atıyor..
Herkes bir ucundan tutmuş, Payas’ın yüzünün gülmesi için mücadele veriyor..
Tasarıda bir değişiklik yapılabilir düşüncesi, her yönüyle bir umut, bir heyecan ortamı oluşturdu kentte.. Kaç gündür izliyoruz..
Payas halkı yakışanı yapıyor!
Herşey ortada.. Bugüne dek konuşulanlar da öyle..
Buna rağmen Bekir Başkan örnek bir duruş gösteriyor..
İsteseydi, cümlelerini kurşun gibi sıralayabilirdi..
Haftalarca, halkı sokaklara dökebilir.. Eylemlerle gürültü koparabilirdi..
Daha ilk günden itibaren halkın arasına karışıp, yumruğunu havaya kaldırabilirdi.. Hepimiz biliyoruz ki, Bekir Altan bu güce sahip..
Ama yapmadı.. Sadece ve sadece hakkaniyetin peşinden yürüdü..
Bugün yaptığı da o..
On binlerin desteğini arkasına alarak, Payas’ın geleceğine odaklanıyor.
Cevap işte tam burada. Ankara’da!
Bekir Başkan, Anadolu’nun öz evlatlarına ‘üvey evlat’ muamelesi çekilmesine yönelik rahatsızlığını Ankara’ya taşıdı.. Ve en önemlisi, bu mücadeleden başarıyla çıkacağına inandığım çabasını Başbakan’a götürüyor.
Sağolsun, bu hak arayışına gönül koymuş Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in katkılarını işitiyoruz.. Kaç gündür yoğun bir gayret sarfediyor..
Yani, umutluyuz.. İstekliyiz, gönüllüyüz!
Çünkü Payas, tarihin özüdür.. Atalarımızın mirasıdır..
Namustur, şeref abidesidir..
Ekonominin can damarı, hatta ‘ilk’lerin başlangıç yeridir..
Türkiye’nin birçok ilinden bile büyük ve gelişmiş bir beldeyi, mahalleye dönüştürmek hatadır.. Bu ciddi hatayı, Ankara gördü..
Şimdi sıra, değişikliğin tasarıda yer bulmasını sağlamak..
İnanıyorum ki, Payas’ın yüzü gülecek, ata yadigarı bu güzel kent ilçe olacak!
PAYAS İLÇE OLSUN ARTIK!
İSKENDERUN BÜYÜMELİ!
Bu fotoğraf herşeyi anlatıyor.. İskenderun, deniz ve dağ arasında sıkıştı kaldı. Büyükşehir Tasarısı’na yapılan itirazlar ışığında her ne kadar İskenderun-Karaağaç mevcut sınırlarının korunması sağlansa da, toplumun ‘ortak fikri’, Karaağaç ve Nardüzü’nün de, İskenderun’a bağlanması yönünde..
İskenderun’un gelişmesi, nitelik kazanması, yeni yatırımlara alternatif alanlar oluşması için tasarıda değişikliğin yapılması kaçınılmaz.. Belen’in yüzölçümü bugün, İskenderun’dan büyük.. Tasarıya göre, bağlanan belde ve köylerle birlikte Arsuz’un coğrafyası da İskenderun’un önüne geçiyor.. Karaağaç’tan Kale Köyü’ne uzanan toprakların Arsuz’a bağlanması, İskenderun sınırlarının daraltıldığını apaçık ortaya koyuyor.. Oysa İskenderun, kentsel dönüşümle birlikte alternatif arayışlarla Karaağaç ve Nardüzü topraklarına doğru büyümeli.. Hassatünnel’in yakın zamanda oluşturacağı avantajlar, girişimcileri Karaağaç ve Nardüzü’nde yatırım yapmaya zorlayacaktır.
Bugün, mevcut sınırlar buna engel.. Bu durumda dümdüz ovasıyla cazip bir kimliğe sahip Karahüseyinli mıntıkası da İskenderun sınırlarına dahil edilmeli..
Bu yapı, AK Parti’yi ‘oy hesabı’ yapmaya zorlar mı, bilinmez…
Bilinen tek şey, genişleyecek coğrafya ile kazananın İskenderun olacağıdır.
Öğrendim kadarıyla, AK Parti kurmayları son günlerde İskenderun’un sınırları üzerinde epeyce kafa yoruyor. Adalet Bakanı Sadullah Ergin başta olmak üzere, AK Parti Hatay milletvekilleri de İskenderun’un geleceği adına etkili bir yaklaşım gösteriyor. Yapılan hesaplar; Karaağaç, Nardüzü ve Karahüseyinli’nin İskenderun’a bağlanması ile Arsuz’un nüfus yapısının 50 binin altına düşmeyeceği yönünde.. Şimdilik, bu alternatif görüş, Ankara’yı meşgul ediyor.. Hadi hayırlısı!

TEPKİ BÜYÜYOR!
Belediye Başkanı Yusuf Civelek’i önemserdim..
Hizmetlerinden öte bir duruşu olduğunu düşünürdüm.
İnsanlara güven aşıladığına inanırdım.
Belediye başkanı seçildiği gün, “Bunun da altından kalkar” dedim.
Ne oldu?
Başkan Civelek, kendisine destek veren, güven duyan insanları da bir bir kaybetmeye başladı, saygıyı “batırdı” üstelik.
Çünkü, insanlardan koptu..
Etrafa bir yığın vaatler sundu, birçoğunu unuttu..
Meclis üyelerinin güvenini kaybetti.
Oy birliğiyle alınan kararların sayısı düştü..
AK Parti Grup Başkan Vekili Doğan Erten’in, başkana yönelik “Bizi birbirimize düşürüyorsun” sözleri gün yüzüne çıkmaya başladı.
Tepkiler çoğaldı.. DP’li üyelerle, MHP’li üyelerin güvenini kaybetti.
Ve en önemlisi, kendi grubunda kan kaybına neden oldu..
CHP Belediye Meclis Üyesi Özer Çağşar ortaya ‘mazaret’ koyarak, oturumlara ve grup toplantılarına katılmaz oldu.. Yine CHP’li İbrahim Akçalı, anlam veremediği ayrıntılara‘of’ çeker oldu.. Güray Yayla, birçok kararın CHP siyasetiyle örtüşmediğinden ötürü dertlenir oldu..
Erdinç Çelebi, bir takım haksızlıklara sesini yükseltir oldu..
(Festival komitesindeyken, istifaya gittiğini sağır sultan duydu)
Mustafa Özen; idarenin basiretsizliğini, noksanlıklarını defalarca eleştirir oldu..
Ali Çıtanak, özellikle yatırımlar konusunda ‘ayırım’ odaklı düşünceye alenen itiraz eder oldu.. Hatta ve hatta; yasal olan yatırımların dışlanmasına isyan eder oldu.. Peki, bu olup bitenler karşısında Çıtanak ne diyor:
“- İskenderun’un menfaatlerine uygun, yasal olan her yatırımı destekliyorum. İskenderun büyüsün diyoruz, ama icraat yetersiz. Belediye Başkanı Yusuf Civelek, elindeki mühürle birlikte istediği yatırıma onay veriyor, istemediğine karşı duruyor.”
Bu kadar açık ve net konuşuyor..
Fakat ben herşeye rağmen, Başkan Civelek’in bu işin altından kalkacağını ve kendisini eleştirenleri haksız çıkaracağını düşünüyordum.
Öyle olmadı..
Başkan Civelek tepkileri anlamadı.
Hadi anlamadı, itirazları değerlendirebilir, düşüncelerini meclis üyeleriyle paylaşıp, ‘ikna’ yoluna başvurabilirdi..
Onu da yapamadı.
En ilkel, en basit tavrı takındı. Ne yaptı?
Umursamaz davrandı!
Onu; istişareye açık, paylaşımcı zanneden benim gibi pek çok kişiyi yanılttı.

Yılmaz Akpınar
1974 doğumlu. Güney Medya'da müdür. İskenderun'un önde gelen gazetecilerinden.