Mücadelenin simgesi ‘Denktaş’a veda

KKTC’nin kurucusu, cumhurbaşkanı, Kıbrıs Türkünü özgürlüğe kavuşturan efsane isim Rauf Denktaş geçtiğimiz Cuma günü aramızdan ayrıldı. Hepimizin başı sağ olsun, mekanı cennet olsun..
Her zaman kalbimizde olacak, kutsal mücadelesi boşa gitmeyecek..
Tüm yaşantısını bir davaya adamış, yarım asırlık onurlu bir mücadelesiyle herkese örnek olacak kadar eşsizdi..
Yaşamı sadece siyaset arenasındaki değil, umutsuzluğa düşmüş her insana örnek olacak kadar çok yönlü, çok nitelikli bir insandı..
Pek çok liderin yaşantısını mutlaka kitaplardan okumuşsunuzdur..
Ama kendini bir davaya adamış ve bu kadar inanmış bir insanı hiç okumadım..
Rauf Denktaş olmasaydı Kıbrıs davası asla yürütülemezdi..
Efsane isim Rauf Denktaş, en son TBMM’de görüşülen emekli milletvekillerinin maaşlarının yüzde 100 arttırılması gibi halkı rencide eden işler peşinde koşmadı..
Bizim O’nun gibi devlet adamlarına ihtiyacımız var..
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin politikalarını şekillendirmiş bir diplomattı.
Siyaset dünyası önemli aktörlerinden birini daha kaybetti.
Yavru vatanın büyük devlet adamıydı.
2004 yılında Annan Planı’nı reddettiği için çok eleştirildi ve hırpalandı. Ama o yine de ne halkına ne de kendisini eleştirenlere küstü..
Sen çözümsüzlük öneriyorsun diyorlardı..
O da 2005 yılındaki yavru vatandaki cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olmadı. İstese olur ve kazanırdı da..
Ama zamanında bırakmasını bildi..
Zamanında bırakmasını bilmek de bir erdemdir..
Bugün Kıbrıs’ta gelinen nokta rahmetli Denktaş’ın öngördüğü, tahmin ettiği çizgidedir. Zaman onu haklı çıkarmıştır..
İsmi dünya diplomasi tarihine kazınmış bir değer..
Tüm yaşantısını Kıbrıs Türkleri’nin varlığına vakfetti..
Türklerin Kıbrıs’ta rahat yaşaması için uğraş verdi..
Başta Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs’taki üniversitelerde eğitim gören her Türk genci Denktaş’a minnettar..
En güç zamanlarda bile dimdik ayakta durmuş..
Dile kolay tam 65 yıl boyunca Rumlara karşı mücadele vermiş..
Her zaman gözü kapalı Türkiye’den yana olan, Türk insanıyla her yere yürüyebilecek, koşabilecek bir mücahit..
Çok engellerle karşılaşmasına rağmen, önüne set çekilen engelleri bir diplomasi ustalığıyla bertaraf etmesini bilecek kadar lider..
Diplomaside ve siyasi arenada fikirlerini herkese kabul ettirmeyi başarmış saygın biri..
Geçtiğimiz yıl yaz aylarında tedavisi için Türkiye’ye getirilmişti. Bir süre tedavi edildikten sonra Türkiye’de kalmadı, Kıbrıs’a döndü ve orada öldü.
O’nun üstün niteliklerinden bahsedenler, tam üç saat boyunca hiçbir kağıda bakmadan ve insanları sıkmadan konuşabilecek kadar iyi bir hatip olduğuna vurgu yapıyor..
Hukukçu olduğu için, bir dönem İngiltere’den savcılık teklifi de almış, ama o Kıbrıs davasını yürütme adına İngiltere’nin bu önerisini reddetmiş.
Efsaneler ölmez..
Toprağı bol, ruhu şad olsun..

PAYLAŞ

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here