VAN DEPREMİ HATAY’A ÖNCÜ OLMA(SIN)?

Van depremi sonrası, Türk Milleti, büyük bir millet olduğunu, hükümetse tüm kesimi temsil ettiğini, kamu birimleri de (siyasi partileriyle, Türk Silahlı Kuvvetleriyle, polisiyle ve vatandaşıyla) deprem bölgesindeki seviyeli ve kaliteli hizmetleri ile güçlü Türk Devleti olduğunu kanıtlamış ve tescillemiştir.
Allah iyi oluşumları da, kötü oluşumları da “ÖNCÜ HABERLER” ile önceden öncü olaylarla haber vermektedir.
Meyve ağaçları meyve vereceğini çiçek açarak haber vermekte,
Anne çocuk doğuracağını karnını şişirerek öncü belirtisini göstermekte,
Doğuda tanın aydınlanması gündüzün habercisi,
Batıda ufkun, günbatımının kızarması gecenin habercisidir.
Kalp krizi geleceğini kollarda ve sırttaki ağrılarla bildirmekte,
Tansiyon yükseleceğini ve düşeceğini gözün kararması ile iletmekte,
Pankreas hastalanacağını bedeni sarartarak göstermekte,
Şeker hastalığı hastayı önceleri aşırı idrara çıkarır ve aşırı susama ile belirtiler gösterir.
Parkinson olacak insanda önce ellerde titreme ile belirtiler gösterir,
Bağırsak ve sindirim problemleri öncelikle kabızlık olarak belirti gösterir.
Karaciğer ve böbrek rahatsızlıkları ciltte yara ve sivilce çıkararak öncü belirtiler gösterir.
Prostat rahatsızlığı sık sık tuvalete gitme ile birlikte sonrasında idrar torbasında idrar doluluk hissiyatı ile öncü belirtiler gösterir.
Grip geleceğini hapşırıkla, öksürükle akıntılarla bildirmekte,
Mide rahatsız olacağını geğirerek ve ağrılarla belirtmekte,
İlkbahar geleceğini ağaçlara tomurcuklar vererek göstermekte,
Kış geleceğini ağaçların yapraklarını sarartarak göstermekte,
DEPREMLER de olacağını, havanın ani ve kademeli olarak aşırı ısınması ile hissettirmekte,
Aniden kademeli olarak ısınması deyince 12 Kasım 1999 günü saat 17:30 civarında Düzce depreminden 1,5 saat önceydi, o anda Bolu’da bulunuyordum. Arabanın termometresi +5 dereceyi gösteriyordu. Aniden termometre +10 dereceye çıktı. Kısa bir süre sonra +15 dereceye çıktı. Termometre arıza yaptı düşüncesi ile umursamadım. Bir buçuk saat sonra Düzce de 7.2 şiddetinde deprem oldu ve Bolu, Düzce ve birkaç kasabada büyük hasarlara, yıkımlara neden oldu.
Ben bu ani ısınmayı depremin öncü habercisi olarak algılayamamıştım.
03 Şubat 2002 yılında Afyon’a toplantıya gitmiştim. Afyon’da bir kaplıca otelinde kalıyordum. Otel havuzuna girmiştim. Havuzda yaşlı birinin konuşmasına şahit olmuştum. “Bu otelin havuz suyu böyle bulanık ve sıcak olmazdı, sanırım Afyon bölgesinde büyük bir deprem olacak, en iyisi kahvaltı sonrası otelden ayrılayım da depreme maruz kalmayayım” demişti. Bir saat sonra (09:15’de) 6.1 şiddetinde bir deprem yaşadık.
Depremler, kaplıca sularının ısı değişimi ve bulanıklığı, karıncaların yuvalarından şuursuzca çıkmaları ile göstermekte,
Yağmur, yağacağını önce bulutlarla sonra şimşek ve gök gürültüsü ile hissettirmekte ve göstermekte.
17 Ağustos 1999 yılında 7.5 şiddetinde Gölcük merkezli çok ciddi bir deprem yaşandı ve binlerce insanımız öldü. Binlerce bina yıkıldı. Milyar dolar maddi zarara uğrandı.
Akabinde Van Depremi oldu ve yüzlerce insanımız öldü. Binlerce ev yıkıldı ve milyon dolarlarca maddi hasar oluştu.
Allah Türk insanına ve özellikle bu ülkeyi yönetenlere, karmaşık ANTAKYA DEPREMİNİ ve BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİNİ haber veriyor. Gölcük ve Van Depremleri, karmaşık HATAY DEPREMİ ve BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİNİN ÖNCÜ DEPREMLERİDİR.
Gölcük ve Van Depreminde sağlam olmayan binaların başına gelenler, sağlam olmayan binaların başına neler gelebileceğinin öncü göstergesidir.
Kötü organizasyonun toplumda ne gibi infialler yarattığını,
Başta Kızılay ve Kamu Kuruluşlarının ne gibi zafiyete düşebileceğinin göstergesidir.
Kurtarma ekiplerinin ne gibi mucizeler yaşattığı ve yaşatabileceğini gözler önüne sermiştir.
Kısacası; Gölcük ve Van Depremleri, karmaşık Hatay Depremi ve Büyük İstanbul Depreminin öncü Depremleri olduğunu algılarsak, dersimizi iyi çalışır, doğru tedbirleri alırsak, tahribat ve hüsran asgaride kalır, lakayt davranır mesajı doğru okuyamazsak, JAPONYA gibi Dünya’ya ve kendi insanımıza rezil oluruz.
Antakya ve çevresi AKTİF ÖLÜ DENİZ FAY HATTI uzantısı olan DOĞU ANADOLU fay hattı ETKİSİNDE yer almaktadır. Bu nedenle, bir çok tarihsel dönemlerde çok ciddi, çok yıkıcı depremlere maruz kalmıştır.
Büyük yıkımların nedeni ise; Hatay Bölgesinin zemin olarak depremde en riskli ZEMİN yapısına sahip olması, depremlerde yıkım kat sayısını arttırmakta.
Hatay Bölgesinde tarih boyunca tespit edilebilen kayıtlı 52 civarında 7 ve üzeri şiddetinde deprem olmuştur. Bu depremlerin 13 ünün 9 ve 10 şiddetince çok şiddetli (küçük kıyamet) taş üstünde taş bırakmayan depremler olmuştur.
Son 140 yıldır Hatay ve çevresinde deprem gerilimini boşaltabilecek büyük bir deprem olmamıştır.
Bu durum Hatay Bölgesinde yıkıcı deprem riskini arttırmaktadır.
Bu görüşü destekleyen İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Naci GÖRÜR’ ün beyanatı: DOĞU ANADOLU FAY ETKİSİNDEKİ BÖLGELERDE YIKICI BÜYÜKLÜKTE DEPREM ÜRETEBİLİR demektedir.
Çünkü; Kuzey Anadolu (İstanbul) fay hattı ve Doğu Anadolu (Hatay) fay hattı. İki fay hattı kolu Van civarından birleşmektedir.
Fay hattı üzerinde bulunan beklenilen Hatay ve İstanbul Depremlerini tetikleyebilir (mi)?
Antakya tarih boyunca Türkiye’nin en fazla ve yıkıcı depremlerine tanıklık etmiştir.
Depremle iç içe yaşayan JAPONYA depreme karşı her türlü teknolojik ve insansal tedbirleri almasına rağmen, yaşadığı korkunç TUSENEMİ VE NÜKLEER SANTRALLERİ FACİASINI, önceden tespit edememiş ve tedbirler alamamıştır.
SONUÇ; KOCA BİR HÜSRAN VE HAYAL KIRIKLIĞI OLMUŞTUR.
Halbuki; Allah Japonlara Tusenemi’ nin neler yapabileceğini ve nelere mal olabileceğini ENDONEZYA DEPREMİ ve sonrasındaki Tusenemi felaketi ile çok ciddi mesaj vermişti.
JAPONYA bu mesajı iyi okuyamamış ve üstün teknoloji, akıl güçlerine güvenerek şımarık çocuk edasına bürünmüştür ve bedelini çok ağır ödemiştir.
Bir şirketin batmaya başlaması çeşitli öncü depremlerle hissedilebilir.
Rakiplerin teknolojik olarak atak yapması,
Ürün çeşitlemesinde geride kalması ,
Kaliteden ödün vermeleri,
Çalışanların şirketi alın terinden mahrum etmesi,
Patron-çalışan arasında sadakat-vefa güveninin bozulmaya başlaması,
Bu öncü depremler şirketin batması hüsranı ( büyük depremi) ile sonuçlanır.
Hane halkı dediğimiz küçük ailelerin de ekonomik sıkıntıya düşme mesajları aşırı harcamaların kredi kartı harcamalarına yüklenmesi ve bir karttan nakit çekip, diğer kartın asgari ödemesini yapması ile ilk mesajlar verilmeye başlanır.
Kartlar arası ödemelerin ötelenmesi, o ailenin hüsranı (depremi) ile sonuçlanır.

SON SÖZ:
Her kurumda, canlı arşiv denilen eski tecrübeli personeller bulunur. Bunlar sezgileri ve tecrübeleri ile olacakları önceden bilirler ve çözüm üretirler.
Depremler yılan yavrusuna benzerler, umursamazsan önce seni (yıkar) sokar.
Dere yatağına ev yapan, şiddetli yağmurdan korkar, baraj yapan ise keyfinden coşar.
Şerefsizliği meziyet sananlar deprem zedeleri bile soyarlar, onlara yapılan yardımları da inkar ederler.

Tablo resmi konulacak..

NOT: Antakya ve çevresinde 13 adet çok büyük 9 şiddetinde deprem (küçük kıyamet) olmuştur.
39 adet de büyük 7 ve 8 şiddetinde yıkıcı deprem olmuştur.

KAYNAK: AFET İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ VE KANDİLLİ RASATHANESİ DEPREM ARAŞTIRMA ARŞİVLERİ..

5 Yorumlar

  1. “nilgun kutlu tag” seni tebrik ediyor ve sana katılıyorum.İstanbuk çok büyük ve güzel bir şehir .. Fakat türkiye sadece İSTANBUL değil.diğer illerde güzel ve büyük.hatayda bunların arasında.sadece istanbul değil bütün iller güzel kısacası bu güzel memlektimiz olan türkıye guzel.bunu kirletmek isteyen çok insan var. hatay deprem konusunda önemsenmeli. çok büyük felaketler gelmeden önce .. yardım bağışladığımız yer şimdi bizim bulunduğumuz yer yani hataya yardım ettiğimiz insanların yardımına muhtaş kalabiliriz. aslında insanların canı alan ve mal varlığını yok olay deprem değil . bunları yapan evleri yapan vb.sağlam yapılmadığı sürece bir çok önemsememezlik ülkemizi felaket edebilir.sonuçta deprem doğal bir şey elimizde olan bir şey değil…

  2. kimse hatay onemsemiyor sanki turkiye sadece istanbuldan ibaret sanki sadece istbul deprem bolgesiymis gibi.antakyada cok buyuk bir deprem bolgesi hatay yatirimlar yapsinlar depreme hazirlik sadece istanbul degil bizde insaniz bikere bile gecmiyor hatay.her haberde sadece istanbul yok depreme dayanikli binalar yok iste deprem olacakmi beklenyormu ne bu yani buyuk sehir diyemi hataydakiler insan degilmi biraz dikat ederseniz hic soz edilmedgini goreceksiniz

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here