BBP İskenderun İlçe Başkanvekili Çuhadaroğlu:

“Mevcut laiklik uygulaması çakmadır”

Büyük Birlik Partisi (BBP) İskenderun İlçe Başkanvekili Avukat Muammer Çuhadaroğlu, referanduma 3. cumhuriyet nitelendirmesi yaparak, laiklik ilkesinin Türkiye Cumhuriyeti’nde bugüne kadar hiç uygulanmadığını iddia etti. Mevcut laiklik uygulaması çakmadırÇuhadaroğlu, parti binasında düzenlediği basın toplantısında laik cümlesinin tarihe yanlış yansıtıldığını örneklerle anlattı. Çuhadaroğlu, “Bu güne kadar Türkiye Cumhuriyeti anayasasındaki laiklik kavramı yanlış uygulanmıştır. Laik kelimesi din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması şeklindedir. Ancak anayasamızda 1937 yılından beri Atatürk’ün 2. Cumhuriyeti’nden beri laik ibaresi yer almaktadır. Bubugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti’nde hiç olmadığının ispatıdır. Çünkü laikin manası yakışan ve yarışandır. Türkçe zengin bir dildir ve bir inceltme işaretiyle mananın değiştiğini görüyoruz. Bu durumda anayasamızın bu güne kadar yanlış uygulandığı şap ile şekerin birbirine karıştırıldığı olgunun ve algının farklı olduğu görülmektedir. Bugün TC anayasasında laik diye bir kavram mevcut değildir. Mevcut laiklik uygulaması sanal ve çakmadır. Laik kral çıplaktır. Bu nedenle bugüne kadar laiklikle ilgili olarak Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, AİHM tarafından verilen kararlar ayrık ve dik duruş oyları hariç, hepsi okkalı kilolu kağıtlar haline gelmiştir” dedi. Avukat Muammer Çuhadaroğlu, referandum oylaması sonrasında ortaya çıkan tabloyu 3. Cumhuriyet olarak nitelemenin mümkün olduğunu belirterek şöyle konuştu:
1-T.C. Anayasasının gerçek 2. md.ne göre “ Ülkemiz gardırop demokrasisinden, gerçek demokrasiye geçmiştir.” Devlet artık vatandaşının özeline karışamayacaktır.
Devr’i Zillet bitmiş Devr’i izzet başlamıştır.
2- 28 Ş ubat postmodern darbesinin ana dayanağı laiklik ölmüş ve darbe tüm sonuçları ile
söndürülmüş ve bitirilmiştir. Türkiye laiklik korku tünelinden çıkartılmıştır.
3- Bir Çankaya Masalı olan “kamusal alan“ sükut etmiş ve tarihin karanlık sayfalarına gömülmüştür.
4- Adalet ve Kalkınma Partisi hakkında 2008 yılında açılan kapatma ile değil, hazine yardımının kesilmesi cezası ile sonuçlanan kapatma davası, tüm sonuçları ile hukuken boşlukta ve hükümsüz kalmıştır.
5-1998 yılında Anayasa Mahkemesi’nce kapatılan Refah Partisi’nin Genel Başkanı Prof.Dr. sayın Necmettin Erbakan, sayın Şevket Kazan ve sayın Ahmet Tekdal ile diğer partiler getirilen siyaset yapma yasağı ile Refah Partisi’nin taşınır taşınmaz tüm mallarının Hazine’ye devri ile sonuçlanan kapatma davası da hukuken boşlukta ve hükümsüz kalmıştır.
6- 2001 yılında Anayasa Mahkemesince kapatılan, sayın Nazlı Ilıcak ile sayın Merve Sefa Kavakçı’ya siyaset yapma yasağı getiren ve Fazilet Partisi’nin de tüm mallarına el konulma ile sonuçlanmış bulunan kapatma davası da hukuken boşlukta ve hükümsüz kalmıştır.
7- Adalet ve Kalkınma Partisi ile MHP’nin 411 milletvekili ile Anayasanın 10. ve 42.maddelerinde yapılan değişikliği, laikliğe aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ne taşıyan CHP’nin talebini kabul edip, iptal eden Anayasa Mahkemesi kararı da, hukuken boşlukta ve hükümsüzdür.
8- Refah Partisi ve Fazilet Partisi’nin CMK 311-312 ve 313 md.lerine göre,“Muhakemenin Yenilenmesi” yolu ile, siyaset yasağı getirilenlere “ iade-i itibar”, AK Parti dahil el konulmuş
bulunan hazine yardımları ile taşınır ve taşınmaz tüm mal varlıklarının, ilgili partilere nakden ve malen iadesi mümkün hale gelmiş olup, Refah ve Fazilet Partileri’nin hiç kapatılmamış gibi kendi isimleri ile yeniden siyasete dönebilmeleri ve siyaset yapabilmelerinin hukuken önü açılmış bulunulmaktadır.
9- Bugüne kadar eğitim ve öğretimde ve kamuda kıyafet kısıtlama ve zorlamaları, meslek liseleri ve İHL’deki haksız ve hukuksuz düşük katsayı uygulaması, Kur’an kurslarındaki 15 yaş uygulaması ile TSK’dan Y.A.Ş kararları ve anti demokratik uygulamalar artık, hukuki dayanaktan yoksun ve hukuken boşlukta bulunmaktadır. Bütün bu kısıtlanmış ve bastırılmış hak ve özgürlükler tahakkuk etmiş ve bundan böyle verile hale gelmiştir.
10- Ülkemiz insanlarının, siyasi partilerin,“Leyla Şahin’lerin”ve TSK’dan ihraç edilen 1700 subay ve astsubayın hukuk dışı ve çok ağır Anayasa ve insan hakları ihlallerine bağlı olarak onlarca yıldır yaşanmış kişisel-kurumsal ve toplumsal ızdırap ve travmaların kısmen de olsa tedavi ve telafisi amacı ile T.B.M.M.den “Özür dileme mahiyetinde“ bir karar çıkartılmasında zaruret bulunmaktadır.”

1 YORUM

  1. Laik din ve devlet işi ayrı anlamına gelir. LÂİK ise, yaraşır yakışır anlamına gelir. Temel Türkçe Sözlük Kamus-i Türk-i gibi Şemseddin Sami’ye ait en önemli kaynak böyledir. Bu güne kadar yanlış uygulandı. Şimdi düzelecek başka yolu yok. Yanlışlıktan dönmek erdemdir. Aslında Mustafa Kemal Atatürk’ün 1937 Anayasa de-
    ğişikliği ile Anayasamıza giren kavram LAİKLİK değil “LÂİKLİKTİR”… Kurucu irade de böyle söylüyor zaten. Ama
    her nedense uygulanmadı bu güne kadar. Anayasamız LÂİK bir anayasadır. LAİK bir Anayasa değildir… Laik
    bir anayasamız yok… Laik anayasamız olabilmesi için Anayasamızda değişiklik yapılması gerekir. C.H.P’nin de Laiklik oku gitti 6-1= 5 oku kaldı. Aslında Kılıçdaroğlu geldi sanki CHP’nin BEREKETİ KAÇTI yahu…

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here

eleven + thirteen =