Hükümet yetkilileri, yakın zamanda bir basın toplantısı ile yeni Mali Kurul Kanun Tasarısını, kamuoyuna tanıttı. Gelinmiş ülke piyasalarının kamu borçlarının yüksekliği nedeniyle dalgalandığı bir ortamda, Türkiye’nin 2011 yılında uygulamaya konulacak Mali Kuralın parametrelerini ve işleyişini, kamu oyuyla paylaşması çok önemli bir gelişme olarak nitelenmiştir. Mali Kural uygulaması, orta vadeli programda konulan hedeflerin, ulaşılır ve yeterli olduğu konusunda piyasaları ikna etmek için büyük önem taşıyor. Mali Kural ile İMF’ye ihtiyaç duyulmadan, uzun vadede kamu açığı için hedefler konarak, Maliye Politikasına duyulan güvenin arttırılması ve risk primlerinin düşürülmesi hedefleniyor.
Mali Kurul sayesinde Hükümet, bütçe açıklarında ve dolayısıyla kamu borçlanmasında
kendisine kanuni sınırlamalar getiriyor. Ekonomik büyümenin yüksek olduğu yıllarda hedeflenenin üzerindeki kısım için, tasarrufa gidiliyor. Elde edilen fazla, ekonominin kötü olduğu yıllarda bütçeyi rahatlatmakta kullanılıyor.
2001 kriz sonrasındaki Türkiye’nin başarılı performansına ve gerçekleştirdiği bazı reformlara rağmen uluslar arası kredi derecelendirme kuruluşları tarafından hala yatırım yapılabilir bir düzeyde görülmeyişi, büyük ölçüde iki nedene dayanıyor. Birisi, ülkenin genel olarak “ öngörülebilir ” olmaması, ikincisi de kamu borçlarının düzeyi ve vadesinin tehlikeli bulunmasıdır. Mali kurul Tasarısı gereğince uygulamaya aktarılabilmesi halinde bu iki açıdan da ülkemizin algılanışını olumlu etkileyecektir.
Öte yandan artık İMF çıpasının bulunmadığı ayrıca küresel krizin özellikle Avrupa’da yoğunlaşan artçı şoklarının bizi de etkileyeceği düşünüldüğünde, Türkiye’nin Maliye Politikaları bakımından doğrultusunu ve rotasını böyle bir kurala bağlayacağını ilan etmesi, Ülkemizin imajı açısından kuşkusuz olumlu algılanacak bir adım olacaktır.
Mevcut veriler üzerinde yapılan çalışmalar, Mali Kural için kullanılan kriterlerin borç dinamiklerinde 2009 yılında başlayan bozulmayı tersine çevirmek ve önümüzdeki on yılda Türkiye’nin kamu borçluluk oranını % 30’lar seviyesine çekmek için yeterli olduğunu gösteriyor. Mali Kuralın uygulanmaya başlamasının Türkiye için bir dönüm noktası olacaktır. Merkez Bankası’nın bağımsızlığı, enflasyonla mücadelede nasıl bir dönüm noktası olduysa, Mali Kuralda orta vadeli bir çıpa olarak ekonomiye duyulan güvenin artmasında ve risk primlerinin azalmasında önemli rol oynayacaktır.
Bu itibarla, Türkiye’deki ekonomi yönetimi de, bu doğru açılıma, üretim yapısında ve kamu maliyesinde, yapısal reformlar konusunda, güçlü bir iradenin kararlılıkla eşlik etmesi şarttır.

FEVZİ SEVİNÇLİ

BÜTÇE İNCELEME
KOMİSYON BAŞKANI

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here