Yargıyı iç ve dış etkenlerden kurtarmalıyız

AK Parti İskenderun ilçe teşkilatınca düzenlenen iftar yemeğine katılan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, yeni anayasa paketi ile Türkiye’nin daha güçlü bir konuma geleceğini söyledi:

AK Parti İskenderun ilçe teşkilatınca Memo Restaurant’ta düzenlenen iftar yemeğine Adalet Bakanı Sadullah Ergin, AK Parti Hatay Milletvekili Orhan Karasayar, AK Parti eski Hatay Milletvekili Mehmet Soydan, Hatay İl Başkanı Adem Yeşildal, İskenderun İlçe Başkanı Musa Kurşun, Denizciler Belediye Başkanı Esabil Soydan, Azganlık Belediye Başkanı Halil Demir, Sarıseki Belediye Başkanı Bülent Özer, Bekbele Belediye Başkanı Bestami Bilgili, ilçe ve belde başkanları ile çok sayıda partili katıldı.
İftar yemeğinde ilk olarak söz alan AK Parti Hatay Milletvekili Orhan Karasayar, “8 yıllık bir süreç içerisinde gece gündüz demeden hep beraber koşturduk. Başbakanımız ve genel başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde yapmış olduğumuz 8 yıllık çalışmalar neticesinde güzel vatanımızda aziz milletimize hayal bile edemeyeceği güzellikleri yaşattık, hizmetleri getirdik. Tabiî ki bunlar kolay olmadı. Bu yolculukta bir çok sıkıntılarla karşılaştık. Sizlerin bize verdiği güç ve ettiği dualar, o zorlukları önümüzde buz gibi eritti ve şu anda güzel ülkemizi dünyanın 16. büyük ekonomisi, Avrupa’nın 6. büyük ekonomisi haline getirdi. Vatandaşımızın bir çok kurumlarda yaşadığı sorunlar artık yaşanmıyor. Ülkemizin 30- 40 yılda beklediği hizmetleri bugün önlerine getirdik. Gerek bireysel sorunlar, gerek yatırımlar konusunda hiçbir problemimiz yok. Bu güzel emanetleri tek kuruşuna kadar harcarken, 72 milyon insanın hakkını gözetiyoruz. Anayasayı değiştirme sözümüz vardı. Süreç daraldığı için mecliste yoğun çalışmalar neticesinde 26 paketlik bir anayasa oluşturduk. Bu süreçte bire bir emeği olan Adalet Bakanımız da aramızda. Bu referandum geleceğimizi ve çocuklarımızı ilgilendirdiği için çok önemlidir” dedi.

“HSYK’yı demokratik yöntemlerle inşa ediyoruz”
Adalet Bakanı Sadullah Ergin de, salonda bulunanlara hitaben yaptığı konuşmasında, “Kamu otoritesine karşı daha çok düzenlemelerin yanı sıra işçilerimizin sendikal haklarını genişleten, memurlarımız için toplu sözleşme getiren haklar var. Şimdi buraya kadar saydıklarımın ötesinde iki tane önemli kurum var ki biri HSYK biri de Anayasa Mahkemesi. Bu iki kurumla ilgili yargı bağımsızlığına ilişilmesin, yargı bağımsız olsun, bu değişikliğin AK Parti’nin ihtiyacını karşılamaya yönelik değişiklik olduğu yönünde eleştiri yapılıyor. Avrupa’da ve dünyada eşi benzeri olmayan bir uygulama var. HYSK ile ilgili olarak yapmış olduğumuz düzenleme Türkiye’nin bu alanda daha önce yapmış olduğu taahhütleri yerine getiren bir düzenlemedir. Geniş tabanlı güven veren bir adalet sistemini oluşturmak için HSYK’yı demokratik yöntemlerle inşa edecek bir model getirdik. 22 üyeli bir kurul kuruluyor. Bu 22 üyelik kurulun 16 üyesi sürekli hakim ve savcılar tarafından doğrudan seçiliyor. Arada hiçbir aracı olmaksızın. Şu anda ise sadece Yargıtay ve Danıştay’ın gönderdiği 5 üye, bunları da Cumhurbaşkanı atıyor. İki de bakan ve müsteşar var. Dolayısıyla bizim getirdiğimiz model geniş tabanlı, demokratik verilere dayalı olarak, demokratik yöntemlerle yapılan bir seçim. Yargı reformu stratejisi çerçevesinde 300’ün üzerinde tespit edilmiş stratejik hedefe ulaşmak suretiyle güven veren adalet sistemini inşallah getireceğiz. Yargı bağımsızlığı bir amaç değil araçtır. Yargı bağımsızlığı ile ulaşılmak istenen şey yargının tarafsız olmasının sağlanmasıdır. Eğer bağımsızlık tarafsız bir yargı olmaya yetmiyorsa o bağımsızlık hiçbir anlam ifade etmiyor demektir. Yargı bağımsızlığı derken, parlamento karışmasın, hükümet etki etmesin karışmasın diyorlar. Şu üç etkenden yargıyı kurtarmamız gerekiyor. Bunların içerisinde siyaset olabilir, sivil toplum örgütleri olabilir, medya olabilir. Bunlar dış etkilerdir. İkincisi iç etkiler; bunlar hakimler ve savcılar, Yargıtay’ın etkisi. Bunların tamamı iç etkilerdir. Hakim ve savcıların amiri yoktur. Dış ve iç etkilerden yargıyı kurtarmamız gerekiyor. Bu nedenle yargıçların iç ve dış tehditlere karşı bağımsız olması lazım. Kendi vicdani kanaatlerine karşı bağımsız olabilmesi lazım. Bunları sağlamadıkça yargı bağımsızlığından söz etmemiz mümkün değil. Anayasa değişiklik paketinden bunların önünü açacak düzenlemeler var. 12 Eylül günü vereceğiniz oy hiçbir siyasi partiye verilmiş oy olmayacaktır. Bu memurların, işçilerin sendikal hakları için, emekli vatandaşların, memurların toplu sözleşme haklarından istifade etmek istiyor musun istemiyor musun, bunlara oy veriyoruz. Bu nedenle vatandaşlarımız 12 Eylül günü mutlaka kimliklerinde TC numaraları olması lazım. Bu paketin içerisindeki her madde vatandaşın bileğini daha güçlü yapacak” ifadesinde bulundu.

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here