Turan:

CHP İskenderun Belediye Meclis Üyesi ve Grup Başkanvekili Kamil Turan, AK Parti’nin yeni anayasa paketiyle iktidarın yargıya tek başına egemen olmasını sağlamaya çalıştığını ileri sürdü. 12 Eylül’deki referandumda vatandaşları hayır oyu kullanmaya çağıran Turan, “AKP anayasa değişikliklerini hiçbir partinin ve demokratik kitle örgütlerinin görüşünü almadan, yapılan uyarılara kulak asmadan, uzlaşma kültürünü reddederek tek başına yaptı. Bu nedenle de 12 Eylül’de oylanacak olan AKP anayasasıdır. AKP Anayasası iktidarın yargıya tek başına egemen olmasını sağlamaktadır. Anayasa Mahkemesi AKP’nin kurtulmak istediği bir kurumdur. Hali hazırda 11 üyesinden 4’ü yürütme tarafından seçilmekteyken, AKP 17 üyeden 10’unu yürütme tarafından seçilmesini istemektedir. Yolsuzlukların sorumluluğundan kaçmak isteyen zihniyet kendi yargısını oluşturma çabasına girmiştir. HSYK kararlarına denetim getirilmediği gibi AB normlarına aykırı 82 anayasasından bile daha geri unsurlar içermektedir. AKP anayasasında İnsan Hakları, YÖK, milletvekili dokunulmazlıkları, cumhurbaşkanının yetkileri, siyasi partiler yasası, grev ve sendikal haklar, seçim barajı, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’nce Avrupa Sözleşmesi’ne aykırı bulunan ‘zorunlu din dersleri’ gibi toplum için önemli konulara hiç değinilmemiştir. Ayrıca halkın referandumda aralarında içerik olarak bir bağ olmayan farklı maddelere aynı anda oy vermek zorunda bırakılması da Avrupa Konseyi’nin kararlarına açıkça aykırı dayatmacı ve anti-demokratiktir” dedi.
Yeni anayasanın aceleyle hazırlandığını. ortak akıl ve uzlaşma kültüründen yoksun olduğunu savunan CHP Belediye Meclis Grup Başkanvekili Kamil Turan, “Halkı gerilime ve kamplaşmaya sürükleyecek olan bu dayatmacı ve anti-demokratik AKP anayasasının gündeme getirilmesi de yanlıştır. AKP anayasası toplumunun ‘özgürlükçü ve demokratik, eşitlikçi ve sosyal yeni bir anayasa’ beklentisini de zayıflatmaktadır. Osmanlı da 1876, Türkiye Cumhuriyetinde 1921, 1924 ,1961, 1982 anayasaları yapılmıştır. 1982 anayasasının değişme ihtiyacı 20 yılı aşkın süredir ülke gündemindedir. 19 kez değiştirilmiştir. Durum böyleyken neden sivil anayasa ihtiyacı rafa kaldırılmış aceleyle uzlaşma anlayışı yok sayılarak, ortak akıldan uzak sadece bazı maddelere değişikliğe gidilmek istenmiştir. Yoksa bu değişikliklerin tek amacı iktidara anayasal denetimden mümkün olduğunca uzak, rahat bir yasama ve yürütme gücü sağlamak mıdır? Yargıyı yürütmenin emrine sokarak özgürlükçü, demokratik yaşamdan sivil diktaya geçişi sağlamak mıdır? Yolsuzluklardan, peşkeşten yargıyı iktidara bağımlı hale getirerek kurtulmak mıdır? Halkımızı özgürlükçü ve demokratik, eşitlikçi ve sosyal yeni bir anayasa için, yargı bağımsızlığı için, AKP anlayışından ve iktidarından kurtulmak için 12 Eylül 1980 anayasasını pekiştiren AKP anayasasına 12 Eylül’de ‘hayır’ vermeye davet ediyorum” şeklinde görüş bildirdi.

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here