Gürsel Paşa’dan “Albay Kanadlı” duyarlılığı

Savunma Bakanlığı Teftiş Daire Başkanlığı’na atanan Tuğgeneral Gürsel Öztürk, yine bir ilke imza atarak, “Hatay’ın Albay Paşası Ahmet Şükrü Kanadlı” adlı kitabını piyasaya çıkarttı ve büyük takdir topladı

39. Mekanize Piyade Tugayı Tarih Araştırma Grubu Hatay’ın Kurtuluşunda Türk Ordusu adlı kitabının ardından ‘Hatay’ın Albay Paşası Ahmet Şükrü Kanadlı’yı da piyasaya çıkardı.
Kitabın içeriğiyle ilgili 39. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Gürsel Öztürk imzasıyla yayınlanan açıklamada; Otuzdokuzlular olarak kendi geleceğimizi, milli menfaatlerimiz doğrultusunda kendimizin şekillendirebilmesinin temel şartının, kendi tarihimizi ve tarihe mal olmuş şahsiyetlerimizi öğrenmemiz ve bunu gelecek nesillere layıkıyla aktarabilmemiz olduğuna içtenlikle inandıkları ifade edildi.
Açıklamanın devamında şu görüşlere yer verildi; “Bu inançla ‘Otuzdokuzlular olarak vatan borcu olan kutsal askerlik hizmetini gururla ifa eden kınalı kuzularımızdan teşkil ettiğimiz 39’uncu Mekanize Piyade Tugayı Tarih Araştırma Grubu vasıtasıyla bu ecdat topraklarının sahipsiz olmadığını ve Hatay’ımızın ana yurdumuza katılması uğrunda canlarını ortaya koyan tüm şehit ve gazilerimizi unutmadığımızı göstermek ve onlara bir nebze de vefa borcumuzu ödeyebilmek maksadıyla daha önce ‘Hatay’ın Kurtuluşunda Türk Ordusu’ adlı bitabımızla çıktık. Şimdi ise, ikinci kitabımıza konu olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla 5 Temmuz 1938 sabahında, sancağı ve kınalı kuzularıyla Hatay topraklarına giren Hatay’da görev yaptığı süre zarfında Hataylıların yeminlerine Albay Paşa’nın başı için diye katık ettikleri 39’uncu Dağ Tugayı Takviyeli 48’inci Dağ Alayı Komutanı Albay Şükrü Kanadlı’yı seçtik.
Ahmet Şükrü Kanadlı kimdi ve neler yapmıştı da bu kadar çok sevilmişti? Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra bu topraklarda en çok tanınan ve saygı duyulan asker olmasının sebebi ne idi? Ulaşabildiğimiz tüm kaynakları inceledik ve üzülerek gördük ki; Hatay’ın kurtuluşunda önemli bir yere sahip olan bu tarihi şahsiyet ile ilgili olarak onun aziz hatırasını yad edebileceğimiz, onunla beraber çalışmış ve onu yakinen tanıyan pek fazla tanık ta kalmamıştı. İkinci kitabımıza ne kadar isabetli bir konu seçtiğimizi o zaman daha iyi anladık.
‘Otuzdokuzlular olarak hazırladığımız bu mütevazi ancak bir o kadar da vefa örneği olan ikinci kitabımızla ilgili öneri ve katkılarınız, bizleri yazmayı düşündüğümüz diğer kitaplarımız hakkında cesaretlendirecek ve gelecekte de yaşamımıza vesile olacaktır. Kitabımızla ilgili değerli öneri ve katkılarınız için şimdiden teşekkür eder, ‘Otuzdokuzlular’ adına minnet ve şükranlarımı sunarım.”

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here