Milletvekili Öztürk, Dörtyol’daki 4 polisimizin şehit edildiği hain saldırıya ilişkin şüphelerini dile getirdi:

AK Parti Hatay Milletvekili Mustafa Öztürk, terörle olan mücadelenin uzadıkça bölgesel ve toplumsal farklılıklaşmanın ve ötekileşmenin derinleşeceğini kaydetti.
Demokratikleşmeden ve hesap verilebilirlikten korkanların korumacılık zırhına bürünerek, karanlık emellerini devam ettirmek ve ulaşmak için gerekirse teröre destek olduklarına dikkat çeken Milletvekili Öztürk, açıklamalarının devamında Dörtyol’daki hain saldırıdaki şüphelerine yer vererek, “Hukukun egemen olduğu rejimlerde bir kısım vatandaşlar, tahrik olduklarını gerekçe göstererek başkalarının hayat, hürriyet ve mülkiyet haklarını ihlal edemezler. Tepkilerini etnik ve dini gruplara mensup insanlara yöneltemezler. Vatan sevgisi için suç işlemenin mazereti olamaz. Hepimiz teröre ve provokasyona karşı hassas olmalıyız. Öfke coğrafyası, ufaktan başlayarak güçlendikçe hepimizi karanlığa iter ve hepimizi birlikte yok eder.
Dörtyol ilçesinde teröristlerin saldırısı sonucu dört polisimizin şehit edildi. Saldırıda 06 AY XXXX plakalı ve gri renkli Volkswagen Passat marka aracın kullanıldığı tespit edildi. Aracın sahibinin Payas Belediyesi MHP’li meclis üyesi olduğu ortaya çıktı. MHP belediye meclis üyesinin biri jandarma istihbarat şubede görevli astsubay ve ikisi uzman çavuşla Kozludere yakınlarındaki maden ocağında, saat 14:00-14:30 arasında görüşmüşler. Görüşmenin yapıldığı maden ocağı kime ait ve kim işletiyor? Görüşme esnasında yanlarında başka kimse var mıydı? Varsa kim veya kimlerdi?
3 askerî istihbaratçı ile görüşmesi biten MHP’li meclis üyesinin yukarıda plakası ve markası verilen aracıyla maden ocağından ayrıldığı, kısa bir süre sonra da üçü sivil kıyafetli, ikisi ‘terörist kıyafetli’ beş kişi tarafından durdurulduğu, cep telefonu ve arabasına el konan MHP’li Meclis Üyesi, burada ‘terörist kıyafetli’ iki kişi tarafından ormanda rehin alındığı, diğer üç kişinin ise MHP meclis üyesinin arabasıyla bölgeden ayrıldığı doğru mu? Teröristler tarafından aracın alıkonması ile olayın gerçekleştiği süre arasındaki süre yaklaşık 5 saat. Bu süre içinde passat marka aracı, görenler var mı? Passat marka aracın dolaştığı yerler belli mi? Saat 18.30’da TOKİ konutları civarında devriye gezen ve köşeyi dönerken yavaşlayan polis otosuna, köşede durduğu söylenen Passat marka araçtan inen üç sivil kıyafetli ‘terörist’ tarafından yakın mesafeden ateş açılması sonucu dört polisimiz hayatını kaybetti. Polis otosunun oradan geçeceğini teröristler nereden biliyorlardı? Teröristlere bu bilgiyi kim verdi? Teröristler ne kadar süre burada beklediler? Saat 19:30 civarında içerisinde üç sivil kıyafetli kişinin bulunduğu 63 ZN XXX plakalı Renault Broadway marka araç ile ters yöne girip ilerlerken polisin yaptığı “dur” ihtarına uymadığı, polis tarafından açılan ateş sonucu araçta bulunanlardan ve adının M. B. olduğu sonradan belirlenen bir kişi yaralandığı, etkisiz hale getirilen üç kişinin Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü, şehirde polis tarafından yakalanan üç kişinin, “dört polis memurunu şehit eden teröristler karakolda, gidelim alalım” diyerek halkı kimler kışkırttı? Bu kışkırtıcı haberi kimler yaydı? Bir saat içerisinde en az 5000 kişi ilçe emniyet müdürlüğünün önünde toplanarak yakalananların kendilerine teslim edilmesini istedi. Yaralı M.B. Adana Numune Hastanesi’ne götürüldü. Bu kişiler şimdi nerede? Neden hemen bırakıldı? Terör örgütü tarafından eylemde kullanılan Passat Marka araç ise saldırının yapıldığı bölge ile maden ocağı arasında bulunan Çağlalık mevkiinde saat 19.15 civarında Özel Harekât Timi tarafından terk edilmiş olarak bulunmuş. Olaydan sonra gözaltına alınan MHP’li Payas Belediyesi Meclis Üyesi, yaşananları, “26 Temmuzda beldede alışveriş yapıp Passat marka otomobilimle Paşa Yaylası’ndaki ailemin yanına gidiyordum. Bu sırada sivil giyimli jandarma istihbarat elemanlarıyla karşılaştım ve biraz sohbet ettik. (anlaşılan meclis üyesi istihbaratçıları iyi tanıyor). Onlar gittikten yaklaşık 5 dakika sonra, saat 13.30 gibi ormanlık ve tenha bölgeden geçerken, silahlı 5 kişi önüme çıkıp zorla durdurdu. (meclis üyesinin ifade ettiği saat 13:30 ile raporda verilen saat 14:30 çelişiyor. Bu saat farkı fevkalade önemli) Silah tehdidiyle beni otomobilden indirdiler. ‘Arabanı alacağız. Erzak alacağız. Daha sonra arabanı sana tekrar getireceğiz’ dediler. Otomobilin arka koltuğunda aldığım erzak poşetlerini boşalttılar. Telefonumun SIM kartını ve bataryasını çıkardılar. Üzerlerinde tüfek, bomba, roketatar, mermiler vardı. Kıyafetleri dağdakiler gibi değil şehirliler gibiydi. İkisi benim yanımda kaldı, üçü otomobili alıp gitti” diye anlattı. Kalanların kendisini ormanlık alana götürdüğünü belirten MHP’li meclis üyesi, teröristlerin radyo dinlediğini, saldırı haberini radyodan duyduklarını söyledi. (polislerimize saldırı olayı 18:35 de olmuş, teröristler ise MHP’li meclis üyesinin ifadesine göre kendisini 18:30 bırakmışlar. Radyo, olay olmadan habere nasıl ulaşıyor? Bu çelişkili bir ifade değil mi?) Bunun üzerine kendisini serbest bıraktıklarını söyleyen MHP’li meclis üyesi, “Zaten elim ayağım bağlı değildi. Bana sivil vatandaşla ilgimiz yok. Asker, polis ve devletin memuruyla bizim işimiz. Seni öldürmeyeceğiz. Rahat ol’ dediler. Böylece yaklaşık 5 saatlik rehinlikten sonra serbest kaldım. Üzerimi bile aramadılar. Arasalardı MHP’li olduğumu anlayıp beni öldürebilirlerdi. Açıkçası korktum” dedi.
Serbest kaldıktan sonra yola çıktığını, bir tanıdığının durup kendisini aldığını anlatan meclis üyesi, “Arabaya biner binmez, bana, ‘Sen manyak mısın, ne geziyorsun buralarda yaya halinle. Dörtyol karıştı, 4 polisimizi şehit ettiler. Bir Passat’la yapmışlar’ dedi. Passat deyince, benim otomobilimle bu eylemi yaptıkları aklıma geldi. Başımdan aşağı kaynar sular döküldü” dedi. MHP meclis üyesini arabasına alan kişi sorgulandı mı? Eve gidince telefonla jandarmaya haber verdiğini belirten meclis üyesi, “Sonra yeğenimin otomobiliyle jandarmaya gittim. (MHP’li meclis üyesi neden polise değilde neden jandarmaya gitti?) Orada olayla ilgili ifade verdim ve serbest bırakıldım” diye konuştu. MHP’li meclis üyesi neden hemen serbest bırakıldı? MHP’li meclis üyesinin daha önce ekonomik durumunun çok kötü olduğunu, son zamanlarda ekonomik durumunun çok iyi olduğunu Payaslılar ifade ediliyorlar.
Maden ocağında MHP’li meclis üyesi ile görüşmeye giden üç istihbarat personelinin görev emri var mıydı? Bu kişileri kim görevlendirmişti? Bu istihbaratçılar kim? İstihbaratçılar, MHP’li meclis üyesi ile niçin ve ne görüştüler? Görüşmeye sivil kıyafetlerle mi gittiler? Görüşme bittikten sonra 14.30-19.30 arasında nerede, ne yaptılar? Meclis üyesi, bu istihbaratçıları tanıyor mu? Tanıyorsa nereden tanıyor?
Meclis üyesi, olaydan sonra Dörtyol Kaymakamını aradı mı? Aradı ise ne konuştular? Bu konuşmalar kayıtlara girdi mi? Meclis üyesinin işyerindeki tüm bilgisayar bilgileri ve telefon görüşmeleri incelemeye alındı mı? Üç istihbaratçının MHP’li meclis üyesi ile görüşmeye gittiği ISUZU marka aracın plakası nedir? Bu araç kimin üzerine kayıtlı? Üzerine kayıtlı olduğu kişi ya da kişiler kim? Maden ocağı sahibi kim? Görüşme esnasında maden ocağında başka kişiler var mıydı? Üç istihbaratçı maden ocağından ayrıldıktan yaklaşık 3-4 dakika gibi çok kısa bir süre sonra MHP’li meclis üyesi rehin alınıyor. Bindiği Passat marka araca el konuluyor. Meclis üyesinin görüştüğü istihbaratçılar, maden ocağı yakınlarına kadar gelen saldırganlardan nasıl oluyor da haberdar olamıyor? Rehin alınan MHP’li meclis üyesini, kim, ne zaman ve nasıl kurtardı? Rehin alındığı süre zarfında kendisine ne yapıldı? Meclis üyesinin el konulan telefonu nerelerde dolaştı, telefonuyla kimlerle ne zaman hangi görüşmeler yapıldı? Olaydan önce ve sonra meclis üyesi mobil telefonu ile kimlerle görüştü? Bu 5 saat süre içinde MHP’li meclis üyesini merak edip kimse sordu mu? Dörtyol’da yaşayan vatandaşların kararlı ve sakin davranmaları ile teröristlerin ve provokatörlerin planladıkları vahim olaylar büyümeden önlenmiştir” şeklinde görüş ortaya koydu.

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here