İskenderun Alperen Ocakları Başkanı Uslu:

İskenderun Alperen Ocakları Başkanı Adem Uslu, masum insanların kanını döken ve şehit edenlerin, insanlıktan nasibini almamış ve imansızlık fikriyatına hizmet eden kişiler olduğunu kaydetti.
Terörle mücadelenin gerekirse misli ile karşılık verme politikası etrafında şekillenmesi gerektiğini belirten İskenderun Alperen Ocakları Başkanı Adem Uslu, açıklamasında, “Yine milletimizin yüreğine kor düştü. Şehitlerimizin acısı aziz milletimizi çılgına çevirdi. Sabır ve metanet tavsiyeleri peşe peşe gelmekte, ama milletimiz artık çözüm beklemektedir. Buradan sesleniyoruz; artık terörle mücadelenin uzun soluklu ve sabır isteyen bir süreç lafını lügatımızdan çıkarmanın vakti gelmiştir. Aynı sahneleri yaşamaktan, moral değerleri dibe vurmuş milletimizin sabır sınırları zorlanmaya başlamıştır. Bizler hükümet ve askeri yetkililere soruyoruz; Türk devleti elinde imkanı olduğu halde neleri yapmıyor ya da yapamıyor? Çözüm önerilerini rahmetli şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu defaatle söylemişti ve gelinen nokta yine bu önerilerin uygulanmasıdır. Bu önerilerden biri; çete faaliyetlerine ve gizli örgütsel terör eylemlerine karşı düzenli ordularla açık mücadele stratejisiyle netice almak mümkün değildir. Terör örgütü vur-kaç taktikleriyle korku, panik ve dehşet oluşturarak sansasyonel eylemlerle zarar vermekte ve sesini duyurmaktadır. Bu itibarla böyle bir örgüte karşı inisiyatif alabilecek ve iyi yetiştirilmiş özel kuvvetlerle mücadele edilmeli, (mobil birlikler) ve acilen başta ABD olmak üzere istihbarat alışverişini tekrar gözden geçirmeli, ayrıca terörün dış kaynaklarına karşı ise harici destek ve finans sağlayan kaynaklar üzerinde, devletin kesin, kararlı ve gerekirse misli ile karşılık verme politikası son derece etkili rol üstlenecektir. Masum insanların kanını döken ve şehit edenler insanlıktan nasibini almamış ve imansızlık fikriyatına hizmet eden kişilerdir. Bunlar hak arama değil, haktan uzaklaşma gayreti içerisindeler. Bizim Kürt kardeşlerimizle inançlarımız ve değerlerimiz bir, Allah’ımız bir, Peygamberimiz bir, kitabımız bir, kıblemiz bir. Biz bir milletiz; ne PKK’nın ne de BDP’nin bu birlikteliği bozmaya gücü yetmez. Gün kenetlenme günüdür. Doğulusu, batılısı, kuzeylisi ve güneylisi ile birbirimize kenetlenmeli ve milli birlik sağlanmalıdır ki; Türk devleti ülkesiyle ve milletiyle ebediyete kadar yaşasın. Bu itibarla şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabrı cemil diliyoruz” ifadelerinde bulundu.

2 Yorumlar

  1. Siyasette İleriyi görebilen ve Halkı Ülkesi için En iyi Stratejiyi belirleyen Kişiler daima LİDER ve DEVLET Adamı Olmuşlardır..
    Günlük siyasetin içinde Kısır demeçlerle neticeye varmak isteyenler ise daima Yanılmışlardır..Siyasi tarihimize bakarmısınız son 50 yıla..Devrim Niteliğinde Halka sunulan herşey 10 yılda tersyüz olmuş hatta yargılanmış Suç kabul edilmiştir.
    Örnek 1 Koyup 3 alma bizi nerelere getirdi? Irak petrol geliride gitti sınırımızda gitti kerkük musul süleymaniyede Cuvala kadar vardı..
    Şimdi geleyim konuya
    Bu Profesyonel ordu da neyin nesi..?
    1 TÜRK lüğün Atalarından gelen Askerlik Meziyetlerini Öldürür..Savaşma azmini Kırara.
    2-Düne kadar Kozmik Odalarına kadar giren siyaset Güç duruma düşünce neden bu yolu tercih etti
    3- Adaleti Orduyu Emniyeti egitimi dış hukuku yerle bir ederek KADROLAŞAN ERK.. Ordudada Kadrolaşmanın yolunu tercih etmiş olamazmı bu Uygulamayla..
    Bugün Sınırda karakol basıyorsa PKK sebebi Profesyonel ordunun olmadıgından degil.. Terörle Mücadele etmesi gerekenlerin Görev verilmeyerek Yıpratılması Anayasa Geregi ASLİ Görevi olmayan TSK lerini bu mücadelenin muhatabı gibi gösterip yıpratanların caresizliğidir.
    4-Elinden yetkileri alınan Güvenlik görevlisi Olmaz.. Profesyonel ordununda yetersiz oldugu yerlerde yine Takviye TSK devreye sokulacagına göre..! Profesyonel orduya ne gerek var o zaman? (Kadrolaşmanın zemini Olmasın bu girişim)

    Saygılarımla..

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here