CHP Belediye Meclis Üyesi Avukat Bülent Akbay:

“Taşeronlaştırmanın bedelini ölerek ödüyoruz”

Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü (TTK) Karadon Müessese Müdürlüğü’ne bağlı yeraltı kömür ocağında meydana gelen patlamanın ardından tartışmalar sürüyor. CHP Belediye Meclis Üyesi Avukat Bülent Akbay, “Taşeronlaştırmanın bedelini ölerek ödüyoruz” diyerek şu açıklamayı yaptı.
“Sendikalar, meslek odaları ve uzmanlar yıllardır maden sektöründeki aksaklıklara dikkat çekiyorlar. Hükümet ısrarla bu uyarıları dikkate almıyor. Son yıllarda uygulamaya konulan özelleştirme, taşeronlaşma, rodövans vb. yanlış uygulamalar kamu madenciliğini küçültmüştür. Kamu kurum ve kuruluşlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan madencilik bilgi ve deneyim birikimi dağıtılmıştır. Yoğun birikim ve deneyime sahip olan kurum ve kuruluşlar yerine; üretim teknik ve alt yapı olarak yetersiz, deneyim ve uzmanlaşmanın olmadığı kişi ve şirketlere bırakıldı. İş sağlığı ve güvenliği önlemlerini hızla terk ettiler. Hükümetler, bu alandaki duyarsızlığa ve işçilerin acımasızca sömürülmesine seyirci kaldılar ve denetim sorumluluklarını yerine getirmediler. Türkiye’de tamamen ilkel koşullarda çalışan pek çok maden firması ve taşeron bulunuyor. Buna rödevans ilişkileri içinde üretim yapanları ekleyebiliriz. Yüksek risk taşıyan, kuralsız ve denetimsiz çalışan, mühendislik bilim ve tekniğinden uzak, teknik elemanın gözetim ve denetimi olmaksızın çalışıyorlar.
Bu işletmeler maksimum kârı elde etmek için en hızlı, en acımasız üretim süreçlerini yaşama geçirme konusunda hiç tereddüt etmemektedirler. İş sağlığı ve güvenliği sağlayacak uygulamalar, maliyeti arttıracağı cihetiyle yapılmıyor. Hükümet yetkilileri ölümüne üretimi adeta teşvik ediyor. Başbakan protestolar gölgesinde siyasi şov yaparak “ Çin’den ekip getirin” talimatı veriyor.
İnsana sormazlar mı; ‘İşçiler diri diri gömülmeden önce neredeydiniz?
Oysa madencilikte, kamunun denetim ve yaptırım koşullarını düzenlenerek, iş sağlığı ve güvenliğine dönük önlemler eksiksiz alınmalıydı. Anlaşılıyor ki, Başbakanın ve hükümetinin, emekçilerin hayatını düşünecek halleri yok. Çünkü onlar dünyalarından, ölümüne sömrülen işçi sınıfı çıkarmışlar. Onlar yalnızca paraya, zenginlere ve kurmakta oldukları hanedanlıklarına odaklanmışlar. Çalışanların acımasızca sömürüldüğü ekonomik faaliyeti biçimi, AKP’nin temel ekonomik politikası olmuştur.
Taşeronlaşmayla birlikte, sendikal örgütlenmenin kapsamı daraltıldı. Sektörde taşeronlaştırılan birimlerde köle ücretiyle sendikasız işçiler çalışmaya başladı. Böylece işveren sendikal denetimden sıyrıldı. İş sağlığı ve güvenliğini özgürce savsaklamaya başlandı. Hizmet alım veya alt işveren eliyle yürütülen faaliyetler AKP döneminde tavan yaptı. Önümüzdeki dönem maden sektöründe uygulanan politikalar gözden geçirilmelidir. Aksi halde bütünlüğü bozulmuş, parçalanmış, alt-işverenlerin cirit attığı, düşük ücret, uzun çalışma saatleri ve örgütsüzlüğün yaygın hale geldiği sektörde ölümlerin önüne geçilemez.”

2 Yorumlar

  1. benim bildiğim insanın daha önceden kestiremediği önüne geçemediği olaylara kader denir
    ama o maden ocağında ucuz işçilik le sınırsız üretim için insanları köle gibi çalıştırır ve hiç bir güvenlik önlemini almazsan sonradan olan olaylara kader diyemezsin

    bizim ülkemizde malesef özal döneminden bu yana taşeronlaşma başlamış ve halkımız bir köle gibi
    karın tokluğuna çalıştırılır olmuştur ….. ama bir gerçek var ki onlar gökten zembille oralara gelmediler
    bizim oylarımızla geldiler ……uyanalım artık ülkemin tüm işçileri köylüleri emekçileri birleşelim

    ve burada en büyük görev sol parti olarak (CHP) ye düşmektedir
    artık halkın emekçinin köylünün partisi olmalı emperyalist düzeni yıkmalıdır

    yaşasın işçiler yaşasın köylüler yaşasın emekçiler
    sömürüye alın teri hırsızlarına geçit vermeyelim

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here