Arıtma Tesisi’nin İskenderun’a
sağladığı temizliğin farkında mıyız?!
Arıtma Tesisi
İskenderun Biyolojik Su Arıtma Tesisi’ni ikinci kez geziyorum.
İlki bu kadar etraflıca değildi..
Bu kez detayları inceledim.. Etkilendim, mutlu oldum..
En başından söyleyim.. Tesisin dört dörtlük bir işlevi var..
Hatırlatmakta fayda var.. Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi, 2001 yılında tamamlanarak İskenderun’da hizmete girdi.. Çamur felaketi yaşadıımız bir dönemde bile yükseltme pompaları hiç susmadı.. Allah bir daha yaşatmasın ama, o günler sabahlara kadar yatmadığımız, uyuyamadığımız günlerdi..
Herşeye rağme müthiş bir efor sarfedilmiş, şarteller inmemişti..
O gün unutamadığım bir hadise yaşamıştım..
Robot kameralar eşliğinde kanallar temizlenirken, toplum olarak ellerimizle kanalları nasıl da kirlettiğimizi gördüm.. Tabure, lastik gibi eşyalarla bir rögar ancak böyle katledilebilir! Dün olduğu gibi bugün de, çok şükür İskenderun Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi saat gibi çalışıyor.. Bir zamanlar felaketin yaşandığı günlere dalıp gitsem de, bugün bu süreçte İskenderun’da güzel şeylerin yapıldığını görmek mutlu ediyor beni..
Bence Arıtma Tesisi, her insanın gidip görmesi gerektiği bir alan olmalı..
Yozlaşan çevre kültürümüzü hafıazalarımıza ancak bu şekilde yerinde ‘yaşayarak’ taşıyabiliriz..
Gerçi, İskenderun Belediye Başkan Yardımcısı Haluk Arlı aramasaydı, sifonu çekerken bile ne kadar dikkatli olmamız gerektiğini hatırlamayacaktık..
Kamuoyuna, çevre bilincini aşılamak adına bilgi sahibi olamayacaktık..
Bu arada.. Hakkını teslim etmek istediğim iki isim daha var.. Kim bunlar?
Bize ‘AB Çevre Standartlarına” uygun, ülkemizdeki ilk fosfor giderimli Atık Su Arıtma Tesisi’ni gezdiren Çevre Mühendisi Bahar Asma ile Arıtma Tesisi Müdürü Sadık Uysal..
Onlar olmasaydı, evlerimizden çıkan kanalizasyon atıklarının ‘dönüşümcü’lerle arıtılıp, nasıl da Akdeniz’e ‘temiz su’ olarak kavuştuğu evrelerini atlayacaktık.
O ne heyecan öyle..
O ne bilgi donanımı öyle..
Elleriyle gösterdikleri her mekanizmanın şablonunu sözlü olarak aktarıyorlardı bizlere.. Etkilenmem o yüzden..
Güzel kentimizde artık çevresel problemlerin son bulduğunu görmek ne güzel…
Çevre Mühendisi Bahar Asma için ayrı bir parantez açmak istiyorum..
Tesisin onlarca merdiveni var.. Her merdiven çıkışından bir yenisine atlarken, hep yanımızdaydı.. Hatta tembellik yapanlarımızı da uyardı.. Dinamik bir yapısı var.. Tesise pompalanan kanalizasyon atıklarının tahliye sürecini anlatırken, havuzlarda toplanan çamur deryası içinde birkaç işlem sonrasında berraklaşan suyu gösterirken, sanki ilk defa bu mutluluğu yaşıyor gibiydi..
Övünüyordu haklı olarak..
Arıtma Tesisi Müdürü Sadık Uysal da öyle.. Tesisin başlangıç yerinde aldığı bir kap henüz işlenmemiş su numunesi yanına, bitiş noktasında doldurulan suyla karşılaştırırken, yüzümüzdeki hayranlık ifadesini görmenizi isterdim..
Bu daha ne ki?
O koca tesisi gezerken, hiçbir noktasında pis bir koku duymuyorsunuz..
Dokuz yıllık tesis ilk günkü gibi pırıl pırıl..
TÜBİTAK’ın örnek gösterdiği, ODTÜ gibi üniversitelerin derslerde konu ettiği bu tesis ile ne kadar övünsek az..
Hatırlamanız açısından bir ayrıntı.. Hatay’ın merkez ilçesi Antakya’da arıtma tesisi var ama çalışmıyor.. Çevre belediyeler kendi beldelerinde arıtma tesisi olsun diye, Ankara’lar da ayakkabı çürütüyor..
O halde, elimizdekinin kıymetini bilelim..
Zira, İskenderun Belediyesi bu kıymetli yapının farkında..
Çevre Mühendisi Bahar Asma ve Arıtma Tesisi Müdürü Sadık Uysal da farkında..
Ama bizler farkında değiliz!
Bak arkadaş! Değil arıtma tesisi, İskederun’a yapılan hizmetlerin hiçbirine sahip çıkmayı sevmiyoruz..
Ağaç dikiyoruz, yerinden söküyoruz..
Çöp bidonu alıyorsunuz, yere deviriyoruz..
Parke döşüyorsunuz, çalıyoruz..
Çocuklara park alanları yapıyoruz, içindekileri yokediyoruz..
Sahile spor aletleri kuruyoruz, parçalıyoruz..
Bir gün arıtma tesisine yolunuz düşürse, tıkanan borulardan nelerin aktığını göreceksiniz.. Bahar hanımı dinlerken, irkiliyorum..
Rögar kapaklarını kaldırıp, çöp döken insanlar var aramızda..
Evin önünü süpürüp, o pisliği kanalizasyona karıştıran insanlar var aramızda..
Hal böyle olunca.. Cebimizden ödediğimiz paralarla yapılan böyle tesisleri yok etmeye mahkum kalıyoruz..
Soruyorum şimdi!
Bu sorumsuz hallerimizi daha ne kadar sürdüreceğiz?
Son vermeliyiz artık!
O halde, çevre bilincini herkes birbirine anlatmalı..
İki kişiysek, bin olmalıyız.. Binlerlerden, yüzbinlere ulaşmalıyız.
Sorumlu bir insan gibi davranıp, hepimiz birbirimizi uyarmalıyız..
Bugün arıtma tesisi düzgün çalışıyor diye, başında yetkili görevliler bekliyor diye, topu İskenderun Belediyesi’ne atmamalıyız..
Geleceği şekillendirmek elimizde..
Bunun için de, bir zahmet durumu komşumuza anlatarak başlayabiliriz..
Lütfen rögarlara pislik atmayalım..
Lütfen bu güzel kentin sindirim sistemini çürütmeyelim!

‘EN’LERDEN BİR DEMET!
İskenderun Tosçelik Profil ve Sac Endüstrisi A.Ş., Hatay’da kurumlar vergisi rekortmeni oldu. Fazla söze gerek yok..
En hayırsever..
En yatırımcı..
En rekortmen..
En çok prim ödeyen..
En çok istihdam sağlayan..
En girişken..
En dinamik..
En başarılı.. Kim?
Tosyalı Ailesi.. Teşekkürler!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here

14 − ten =