NEDEN OLMASIN?

Reyting toplayan diziler, çeşitli TV programları, dünyanın ‘en iyi ticari projesi’ seçilen Antakya’daki PrimeMall alış-veriş merkezi projesiyle, Hatay’ın tüm dikkatleri üzerine çektiği bugünlerde, yapılacak yeni girişimlerle şehir olarak hak ettiğimiz yerlere geleceğimize inanıyorum.
İş ve gezi amaçlı güzel ülkemin çoğu yerlerini görme fırsatım oldu. Hatay, doğal, kültürel ve tarihi olarak bu gördüğüm yerlerden çok daha fazlasına sahip ama nedense hep geri planda kaldık.
Türkiye’nin en uzun ikinci sahil şeridine sahip olmamıza ragmen, kısmi yerler hariç denize girmek mümkün değil!
Oysa, Marmaris ve civarı gibi dünyaca tanınan tatil bölgeleri kadar popüler olmamamız için hiçbir neden yok.
Aksine artılarımız var!
Dünyanın ilk camii olan Habib-i Neccar Camii, ilk Hristiyan mabetlerinden olan ve Hristiyanlar için hac yeri olarak ilan edilmiş Saint Pierre Kilisesi sınırlarımız içinde olmasına rağmen yerli ve yabancı turist sayımız çok az.
Hizmete giren havalanımızın avantajını da kullanarak düzenlenecek ‘kültür turizmi‘ turlarıyla bu sayıyı artırmak hayal değil.
Aklıma gelen şimdilik bunlar ama sınırlarımız içerisinde daha ne kaleler, köyler, kiliseler, mezarlıklar ve dünyanın en önemli mozaik müzelerinden olan Hatay Müzemiz var.
Fakat bu gibi yerlerin şehrimize kazandırabileceği artılardan mahrum durumdayız.
Bunun nedeni, işlenmemiş doğal güzelliklerimiz ve sahip olduğumuz kültürel ve tarihi zenginliklerimizin tanıtım ve pazarlamasının iyi yapılmamış olmasıdır bence!
Yetkililerce düzenlenecek ödüllü ‘proje yarışması’ kapsamında da güzel eserlerin ortaya çıkacağı kanısındayım. Yarışmacılarca oluşturulacak listede elbet ‘yapılabilirliliği mümkün’ olan ve Hatay’a olumlu katkılar sağlayacak fikirler olacaktır.
Kim bilir, belki başka birincilikleri de bu yarışma sonucu elde ederiz.
Neden olmasın?

Hayalde kalmasın!

Fethiye-Babadağ kadar olmasa da yamaç paraşütü için çok uygun durumda olan Amanos dağlarına sahibiz ama, senede bir festival programı kapsamında İskenderun’a yamaç paraşütü için gelenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az. Bu yılki program kapsamında atlayış yapmak için kentimize gelenlerin söyledikleri hala kulağımda.
Atlayış sonrası Anıt alanındaki ayak üstü sohbetimizde aynen şunlar söylendi:
-”Burası, bu bakir haliyle bile yamaç paraşütü için çok uygun durumda. Yapılacak ufak rötuşlarla burası dünyaca tanınan yamaç paraşütü merkezi olabilir.”
Söyledikleri kulağa hoş geliyordu.
Fakat kısa süre öncesine kadar oranın askeri radar bölgesi olduğundan bu konu gündeme gelmemişti.
Ama şimdi orası artık  askeri bir bölge değil ve yamaç paraşütü için gerekli düzenlemeleri yapmak için çok geç kalmış sayılmayız.
O dağa çıktığımdan biliyorum ki, oradaki manzarayı ben hiçbir yerde görmedim. Sadece yamaç paraşütüyle sınırlandırmaya gerek yok. Kent içinde uygun bir bölgeden dağın zirvesine kadar uzanacak bir teleferik sistemi de yapılabilir. Ek olarak ulaşım yollarının düzenlenmesiyle ve zirveye kurulacak turistik tesisler, restaurantlar ve çay bahçeleri sayesinde orası mükemmel bir şekle bürünebilir. Böylece uğrak mekanlar arasında ilk sırayı alabilir.
Düşünsenize! Amanosların zirvesinde İskenderun Körfezi manzaralı lokantada yemek yiyorsunuz, çay bahçesinde mis gibi dağ kokusunu içinize çekerek sıcak çayınızı yudumluyorsunuz.
Kış aylarında bir tablo gibi manzara oluşturan bembeyaz ‘kar örtüsü’ de cabası.
Hepimizin şikayeti yoğun stres, beton yığınları arasına sıkışmış hayatlar değil mi?
Bu gibi sıkınlıtılardan bir nebze de olsa uzaklaşabileceğimiz mekanlara da ihtiyacımız olduğu gün gibi ortada iken, böyle güzel projeler ‘hayalde kalmasın’.

Herşeye rağmen

Ne denli kötü olursa olsun, asla pes etmeyin…
Bu benim başıma nasıl geldi diye düşünmeyin…
“Benden daha kötü durumda olan insanlar var”
diye düşünün.
Önemli olan ruh ve akıldır…
Her şeyin iyisini yapmaya çalışın ve hastalığınızın arkasına sığınmayın…
Hergünün tadına varın…
Akşam nereye gideceğinizi planlayın, geleceğinizi planlamayın…
Yalnızca başkalarının yardımına açık olmayın…
Kendinize de yardım edin!..
Hâlâ birşeylerin üstesinden gelebileceğinizi
gösterin herkese…
Yapamayacağınız şeyler için boşyere üzülmeyin…
Yapabileceğinizi yapmaktan zevk almak için uğraşın…
S. Hawking
Dikkat edin!

Söylediklerinize dikkat edin,
düşüncelerinize dönüşür.
Düşüncelerinize dikkat edin,
duygularınıza dönüşür.
Duygularınıza dikkat edin,
davranışlarınıza dönüşür.
Davranışlarınıza dikkat edin,
alışkanlıklarınıza dönüşür.
Alışkanlıklarınıza dikkat edin,
değerlerinize dönüşür.
Değerlerinize dikkat edin,
karakterinize dönüşür.
Karakterinize dikkat edin,
kaderinize dönüşür!

***
Gideceği limanı bilmeyene, hiçbir rüzgârdan hayır gelmez.
Mantaigne

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here