İskenderun Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek ile İGC’de biraraya geldik.
Biz sorduk, kendileri samimi bir şekilde cevap verdi..
Olumlu veya olumsuz yazılan yazılardan hiç de şikayetçi değil. Bilakis, satırbaşlarına düşen mesajları yerinde süzüyor, hizmet anlamında ‘destek’ olarak algılıyor..
Kim ne derse desin.. Ben bu çözümü destekliyorum..
Sayın Civelek kararını alıyor, riskini yükleniyor ve yoluna devam ediyor.
Hoşuma giden yanı da şu..
Sorumluluktan kaçmıyor.. İlgili, ilgisiz her İskenderunlu’nun görüşünü alıyor..
Bana göre, dönüm anı budur..
Çünkü Sayın Civelek durumu kurtarmak adına ‘icraatta’ bulunmuyor..
Ya da hiçbirşey yapmayarak, ortamı idare etmiyor..
Olayla vakıf, cesaretle sorunların çözümü üzerine yoğunlaşıyor..
***
Tamam, ortada ‘bütçe’ anlamında bazı sıkıntıların olduğu doğru.. Sayın Civelek, hakedişler konusunda sıkıntıları paylaşıyor..
– 9 milyon lira ödeme yaptık, diyor.. Sırada bir 9 milyon lira daha var, diye de ekliyor.. Bu konuda gerekli yapılandırma sağlanmış..
Zira, 2010 yılını ‘kalkınma’ yılı olarak görüyor..
Dahası var..
İskenderun adına planlanan projeler konusunda etkin bir çalışma içerisinde.. Gazetecilere bunları paylaşıyor..
Aslantaş Barajı’ndan gelecek su gibi.. 2015 yılından sonra kuyu suyunun çekileceği ihtimalini bile değerlendiriyor.. 2010 veya 2011 yılında alınacak kredilerle suyun arıtılarak evlere dağıtımı yapılacağını önemle vurguluyor..
Bu konu üzerine fazlasıyla yoğunlaştığını söyleyebilirim..
Hatta ve hatta..
İskenderun’un sıçramaya hazır bir dinamizme sahip olduğunu görebiliyorum.
Yalnız ortada bir mesele daha var..
Deniz kirliliği!
Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek, balıkçılarla biraraya geldiğini hatırlatırken, deniz kirliliği konusundaki çekincelerini paylaşıyor..
Denizin dibindeki çamur ve yığınca çöplerden müzdarip..
Su Ürünleri Fakültesi ile görüş alışverişi sonrasında gerekli tedbirler konusunda, ‘bilinçli’ ve ‘uyumlu’ bir çalışma kararı alınması gerektiği fikrine odaklanıyor..
Sayın Civelek ilk adım olarak, balıkçılara yol gösteriyor..
Bir de teklifi var:
– Arkadaşlar.. Madem denizin nimetlerinden faydalanmaya çalışıyorsunuz. O halde sizin de bir katkınız olsun. Trol tekneleriyle denizde avlanırken, ağlara takılan çöpleri bir daha denize atmayın.. O çöp ve çamur, balık yumurtalarının telef olmasını sağlayan en büyük etkendir. Çünkü, tekrardan üzerlerini kaplıyor.. Yarın o yumurtalardan balık üremezse, geleceğiniz tehlikeye girer.. Siz, o çöpleri denize dökmeden teknelerinize alın ve barınağa taşıyın. Biz konteynerler vasıtasıyla, o çöpleri kaldırırız.”
Kendi payıma bu çözüm sürecini bütün kalbimle destekliyorum..
Çünkü.. Yazık ediyoruz, güzelim denizlerimize..
Kendi ellerimizle kirletiyoruz.. O halde İskenderun Belediyesi’nin bu çağrısına kulak vermeliyiz.. Su ürünleri fakültesi bu konuda üzerine düşeni yapmaya hazır..
İnanıyorum ki, balıkçılarımız da, Sayın Civelek’in bu uyarısından sonra gerekli sorumluluğu taşıyacaklardır..
Bir çift sözüm de..
Çevreci sivil toplum kuruluşlarına..
Sayın Civelek’in bu sözlü eylemine katkı vermeliler.. Kampanyalarla, bu sürece destek olmalılar diye düşünüyorum..
***
Sayın Civelek’in vazgeçemeyeceği çizgilerden biri de Çöp Fabrikası..
Çözüm için Ankara’ya 5 kez gittiğini duymak bile, durumun vahiyetini anlatmaya yetiyor herhalde..
İlgili bakanlıkların konuyla ilgilendiğini, destek arayışlarına katkı sağladığını söylerken, yüzü güldü.. Mutlu oldu..
Teşekkür etmeyi de ihmal etmedi..
Öğreniyoruz ki.. Dün itibariyle yazışmalar, dosyalar tamamlanmış, imzalar atılmış..
Sayın Civelek umutla anlatıyor:
– Bu sorun çözüldüğünde, İskenderun ve çevresinde kirli atıklar konusunda her türlü sıkıntıyı aşacağımıza inanıyorum.
Unutmadan.. Yüzünüzü, Çankaya semalarına çevirdiğinizde, artık o yanık çöplerden oluşan kirlilik bulutunu göremiyorsunuz..
Çünkü, gerekli tedbirler alındı..
***
Ve bir hatırlatma daha..
Trafik sorunu konusunda Sayın Civelek’in net ifadeleri var:
– Kalkınmış, çağdaş şehirlerde trafik sorunu konusunda vatandaş duyarlıdır, bilinçlidir..
Sayın Civelek, aslında bu mesajı verirken bile, kimseler kırılmasın istiyor..
Ama ortada bir ikilem var..
Bir esnaf çıkıp, eğer gelişi güzel parklardan şikayet ediyorsa.. Ve bir kentin belediye başkanı o şikayeti önemseyip, gereğini yapıyorsa..
Yani, baştan başa bir şeride bant çektirip, gelişigüzel araç parklarını engelliyorsa, herşey yolunda dersiniz, di mi?
Evet, doğru.. Sayın Civelek bunu yaptı..
Ama eğer, aynı esnaf çıkıp, araç parkının önlenmesi konusunda bu kez farklı bir ağızdan, “Ya başkanım, bu sefer müşteri gelmiyor” diyebiliyorsa..
Hatayı o vatandaş kendisinde aramalıdır..
O yüzden, kimseler alınmasın ama, trafikten dolayı muzdarip isek.. Sayın Civelek’in “Kalkınmış, çağdaş şehirlerde trafik sorunu konusunda vatandaş duyarlıdır, bilinçlidir” sözüne uygun hareket edelim..
Doğrusu da bu değil mi?
***
İskenderun Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek’in önemli tespitleri, bunlarla da sınırlı değil.. 5 yıldızlı otel konusunda arayış içerisinde olduğunu görüyorum..
Adliye Binası’nın tahliyesiyle birlikte, o binanın ‘butik otel’ olması hususunda Sayın Civelek’le aynı görüşleri paylaşıyoruz..
Gerçek şu ki, İskenderun’a elzem olan konularda sayın başkanla aynı dili konuşuyoruz..
O yüzden diyorum ki;
İskenderun’a katkı sağlayan konulardan asla geri dönmemeliyiz.
Yola devam etmeliyiz.
Sayın Civelek bu cesarete sahip.
Siyasilerden de, STK’lardan da aynı cesareti bekliyorum.

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here

twenty + sixteen =