İki farklı duruş, iki farklı yaklaşım..

ERASLAN YANLIŞ KARTI OYNADI!

Tayyip Erdoğan grup toplantısında anlatıyor:
“Çok sayıda müracaat oldu, onların içinde çok tecrübeli arkadaşlarımız var. Çoğu durumda seçim yapmakta zorlandık. Ama sonuçta seçime bir adayla giriliyor. Tabi bu yüzden onların içerisinde aday olamayan arkadaşlarımız belki rahatsız da olabilirler. Fakat aday olamayan kardeşlerimizin içinden bazıları rahatsızlıklarını farklı bir şekilde dile getiriyorlar. Bizim hatalarımız olabilir, ancak biz kararlarımızı samimi verdik. Siyaset uzun soluklu bir uğraştır. Bugün olamayan arkadaşlarımız yarın başka pozisyonlarda değerlendirilebilirler..”
Net konuşuyor..
Diyor ki..
Biz ‘doğru’ olanı halkımızla seçtik..
Aday, seçilir veya seçilmez, farketmez..
Tayyip Erdoğan’ın bu yaklaşımı, değişime olan inancı çoğu kez eleştirilere sahne olmuştu. Hatırlarsınız, son genel seçimlerde 160’ın üzerinde milletvekili değişmiş, yeni bir revizyonuna gidilmişti.
Haksızlığa uğrayanlar da oldu, hakkedenler de..
Ama yüzde 47’lik oy potansiyeli gösterdi ki, AK Parti’nin hanesine o tarihler ‘başarı’ puanı işlenmişti..
İşte o dönemlere yakın bir zamanlar 22. Dönem Hatay Milletvekili Mehmet Eraslan vardı gündemde..
Önce partisinden istifa etti, sonra Doğru Yol Partisi’ne sığınmıştı.
Partisi ‘DP’ amblemiyle baraj altında kalınca milletvekilliği uçup/gitti..
Bugün ise Büyük Birlik Partisi’nde..
Dikkat edin..
Sık sık parti değiştirip, küskünlüğün yolaçtığı öfkeyle yol alanların başarılı olduklarını görmedim. Mutlaka bir zaman sonra unutulup, gidiyorlar.. (eski milletvekilleri Ali Uyar, Züheyir Amber gibi..)
Halkın karşısında da saygınlığını kaybediyorlar..
Mehmet Eraslan da, benzer bir hırsın  son adayı..
Zannediyor ki, oy patlaması yapacak. Açıklamasından anlıyorum ki, bu kendisinde öylesine bir ego şişkinliği yaratmış ki, seçilebileceği yönünde inciler sıralamış..
Olsun.. Benzer duyguyu bir zamanlar, genel seçimlere yakın bir süreçte de dillendirmişti. Sık sık İskenderun’a geliyordu.. Ancak, seçim sonuçlarını görünce, elini, ayağını İskenderun’dan çekmişti..
Şimdi Antakya’da mesken kurmuş..
Güya sağın oyunu bölecek. Bana göre atılan bu adımın sonu hayalle birlikte, hüsranı getirir..

SOYDAN O HATAYA DÜŞMEDİ!
Bir de 22. Dönem milletvekillerimizden Mehmet Soydan’a bakalım.
O, Eraslan gibi yapmadı, davranmadı.. Kırmadı, esmedi, gürlemedi..
Demokratik bir seçim arenasında, kurmayların attığı her adımı sabırla, hoşgörüyle dinledi, alınan kararları da ‘mantıksal değerler ışığında’ süzdü..
Diyeceksiniz ki:
‘- AK Parti ikidir Soydan’ı yedekler arasına aldı..’
Bence bu deyimi yumuşatmak gerek..
Önemli olan siyasetçinin, yerel seçim arenasında sergilediği duruş..
Ne bir afaroz olgusu hakim, ne de kızağa çekilme var..
Olan şu..
Yeni bir yüz, yeni bir strateji, yeni bir atak, yeni bir savunma düzeni AK Parti’nin en doğal hakkı..
Bu saatten sonra genel merkezin ve milletvekillerinin düşüncelerini, parti içi temayül veya halk yoklamasını tartışmak yanlış..
Bir adım daha atıp, şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki..
Seyfi Dingil en doğru adaylardan biridir ve başarılı olacaklar listesinde zirveye oynamaktadır.
Biz artık şunu düşünmeliyiz..
Mehmet Soydan, İskenderun’a hizmet getirmiş başarılı bir isimdir. O’na inanan, yaptıklarına saygı duyan ve sevgi besleyen önemli bir kitle var arkasında..
Ne yanlış bir adamdır, ne de yanlışa pirim veren bir siyasetçi kimliğine sahiptir.
Diğer siyasi partilerden teklif aldığını biliyorum..
‘Gel adayımız ol..’ diyenlerin baskılarına rağmen, sukunetini korudu..
Ne bir öfke..
Ne bir kızgınlık duygusuna kapıldı..
AK Parti aleyhinde tek bir cümle kullanmayıp, olup/biten herşeyi makul bir düzeyde karşıladı. Yerel seçimlere ateşin düştüğü bir ortamda, ‘bölen’ olmadı, olması için baskı kuranlara da pirim vermedi. O halkın gönlündeki siyaset adamı olduğunu biliyordu..
İskenderun’da kazanın kaynadığı bir dönemde doğru kartı oynadı..
İşte size iki farklı duruş..
Bir tarafta meydanlara indiğini sanan Mehmet Eraslan.. Diğer tarafta ‘halkın menfaatlerine sahip çıkan’ bir Mehmet Soydan var..
Sizce doğru adımı kim atıyor?

BELDELER TAMAM
Neredeyse bir ay oldu.. Denizciler’de Esabil Soydan, Azganlık’ta Halil Demir ve Bekbele’de Bestami Bilgili için, “İşte Banko isimler!” manşetini kullanmış, ortaya koydukları hizmetlerle önemli bir atılım içerisinde olacaklarından sözetmiştik.
O tarihte, bölgede dağıtılan GÜNEY Gazetesi yoğun ilgi görmüş, toplumda artı puan toplamıştı..
Görüyorum ki, o gün attığımız manşet ‘halkın nabzını’ tarafsız bir yönde ‘doğru’ algılamıştı.
İsimler ortada..
Bugün daha açık konuşacağım..
Esabil Soydan, Halil Demir ve Bestami Bilgili..
Bu üç belediye başkanın hizmet unsurlarına bakıp, şunu rahatlıkla söylebilirim..
* Çalışkanlar..
* Samimiler..
* Kimsesizlerin yanındalar..
* Hizmet üretiyorlar..

KARAYILAN ADAYINA HAYIRLI OLSUN AMA..
Hayrullah Terlemez’le bir/iki telefon konuşması dışında pek bir iletişimimiz olmadı..
Kendisini pek tanımam..
Nüfuslu bir aileye sahip olup, olmadığını bilmiyorum.
Konumu, siyasi kariyeri hakkında pek bir bilgiye sahip değilim.
Ama artık biliyoruz ki, AK Parti’nin Karayılan’daki adayı Hayrullah Terlemez..
Doğru tercih mi, zaman gösterecek..
Ama bilerek de olsa ‘keşke’ demeye hakkım var..
Gazeteci Mehmet Ergündüz’ün Karayılan’da aday gösterilmesini can-ı gönülden istiyordum. Aramızda zaman zaman fikir ayrılıkları yaşansa da, bu durum, ortaya konulacak gerekçelere seyirci kalacağım anlamına gelmez. Mehmet Ergündüz özünde iyi bir insandır. Bence Karayılan’daki ‘başkanlık’ görevine yakışacak bir isimdi.
Tecrübesi ve o yörenin insanı olması, ‘adaylık’ açısından önemli bir avantajdı.
Gazeteci olmasının da etkileri yok değil..
Sonuçta meslektaşımız.. Kaldı ki, iyi bir ‘siyasi deneyim’ edinmek için yoğun bir uğraş verdi. Ama olmadı..
Bu durumdan nasıl vazife çıkarmamız gerektiğini bekleyip, göreceğiz..
Karayılan’da bir diğer aday adayı Mustafa Saraç’ın partiden istifası, ne demek istediğimi anlatıyordur!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here