Dün, İskenderun Belediye Meclisi oturumunu izliyordum.
Köşeye taşıdığım, birçok konunun yansımasını orada gördüm.
General Şükrü Kanatlı Konağı’nın aslına uygun restore yaklaşımı..
Suriye’den gelen turistlere yön gösterecek tabelaların dizaynı..
Temizlik konusundaki hassasiyet..
Çevre düzenlemesi ile ilgili görüşler yerinde ve aynı olgunluktaydı..
Yazıma inat, meclis üyelerini üretken gördüm..
Çok da hoşuma gitti..
Farklı konular, farklı görüşler ortaya çıktı..
Bu kez, “hukuk”tan, “demokrasi”den yana net tavırlar gördüm..
Örneğin, 2. Madde olan sözleşmeli personelerin 2010 yılında da çalıştırılması, ücretlerin ödenmesi ile ilgili teklif ve 3. Maddedeki; 52 adet geçici işçi çalıştırılması ile ilgili teklif, oy çokluğuyla kabul edildi.
Niye oy birliğiyle değil?
Çünkü, geçmiş dönemde mevcut yönetime bu konularda muhalefet eden Bülent Akbay ve Ercüment Kimyon’la birlikte, Mustafa Özen de ‘red’ oyu kullandı.. Meclisteki bu aritmetik kavram şu anlama geliyor:
“- Bizler o gün farklı, bugün farklı düşünmüyor ve konuşmuyoruz. Kaygan bir düşüncenin yanında olamayız..”
Haklı bir çıkış..
Zaten, farklı bir anlayış da beklemiyordum.. Zira, aksini yapsalardı, güvenirliklerinden şüphe ederdim..
Oturumdaki duruşunu büyük keyifle izlediğim isimlerden biri de Bülent Akbay’dı..
Onun günlük hayata bakışı, konu çeşitliliği, çoğu siyasilerin küçümsediği konuları ciddiyetle ele alıp basit bir dille anlatması çok ilgimi çekiyor.
Ercüment Kimyon’un ‘Belediye İdaresi’ndeki ‘sistem’ dağınıklığına yönelik yaptığı vurgu, uzun süre konuşulacak gibi..
Zira, Erdal Yılmaz’la benzer ifadelerle köşeye taşıdığımız ‘idare’ yapısıyla ilgili cevaplar bulduk.
İlginçtir, Ercüment Kimyon, bir çok konudan haberdar olmadığını belirtirken, atıfın rotasını, Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek ile daire müdürlerine yöneltti.
Kimyon, “Bizler ‘yol gösterici’yiz. Ama, onlar düzenleyici” diyerek, bu durumu ‘sistem’deki arızanın temel öğesi olarak gösterdi.
Ercüment Kimyon’un sözlerinde yatan şifre şu:
– Belediye Başkanı, daire müdürleriyle birlikte hareket ediyor. Olup bitenden haberdar olmuyoruz..
CHP grubundan ‘sitem’ kokan saptamaları duymak ilginç gelmedi bana.. Zira, bunun ipuçlarını son meclis oturumunda hissetmiştik.
***
Meclisteki ‘üretken’ yapı, bununla sınırlı değil..
Bir süredir, MHP Belediye Meclis Üyesi Garip Şandır’ı izliyorum..
İskenderun’u geziyor, vatandaşlarla bir araya geliyor, sıkıntıları dinliyor..
Hemen her oturuma, somut bilgilerle geliyor..
Hiçbir hizmeti küçümsemeyen, belediyenin yol haritasını dikkate alan, işine büyük ciddiyetle bağlı bir siyasetçi oldu..
Yiğidin hakkını verenlerden..
Belediye idaresinin doğrularını alkışlıyor, yanlışlarını eleştiriyor..
AK Parti Meclis Üyesi İbrahim Yaran da öyle.. Son günlerde en çok dikkatimi çeken meclis üyelerinin başında geliyor. O da konu çeşitliliği ve üslubuyla yükselen siyasetçilerden biri..
Mesela, otopark grup ve katsayıları hakkındaki düşüncelerinden ötürü, Mustafa Menteşoğlu ile İbrahim Akçalı’yı kutluyorum.. ‘Ortak akıl’dan yola çıkarak, belediyeye kazanç sağlayacak ücretlendirmelerin bütçeye yansıması gerektiği fikrine odaklanmaları güzel..
Hazır söz bütçeden açılmışken, Telekom’un yerin altına döşeyeceği fiberoptik kablolarla ilgili emsal değerlerden söz eden Garip Şandır’ın, Belen Belediyesi’ndeki emsal katsayıyı örnek göstermesi, yerinde bir tespitti.
General Şükrü Kanatlı Konağı’yla ilgili saptamaları, canlı, renkliydi..
***
Dün, mecliste şunu gördüm:
Bu son oturumda meclis üyeleri kendi gruplarında her gün yeni kavramlar, yeni konseptler yaratmaya başladı..
Dileğim o ki, meclisin bu yeni renkli dünyası, “Kelebek etkisi” yaratıp, hizmetle birlikte öteki alanlarına da sirayet eder..
Böylece her gün ruhumuzu karartan o ‘sistem’ karmaşıklığı türünden kurtulacağız..
Özetle..
İskenderun Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek, artık bu yükselen sese kayıtsız kalmamalı!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here