Arsuz yolu…
Ölüm yolu…
Zulüm yolu…
İskenderun’un en gözde, en canlı, en cazibeli turistik beldesi Arsuz olmasına rağmen, yolun yapımının tamamlanmamış olmasının yarattığı sıkıntı, Arsuz’un güzelliğine gölge düşürüyor.
Gün geçmiyor ki, bu yolda kaza olmasın! Kazaların meydana gelmesinde dikkatsiz ve kural tanımayan sürücülerin payı büyük tabi. Ama zaten dar ve virajlı olan Arsuz yolu, yapımının yıllardır sürmesi, her ne sebeple olursa olsun bitirilememesi nedeniyle daha da tehlikeli hale gelmiş ve kaza sayısında ciddi artışlar olmuştur.
Yoldaki ulaşımın sorunlu olmasının yarattığı etkiden Arsuz esnafı da nasibini aldı. İnsanlar yolun tehlikeli olmasından ve ölüm saçmasından ötürü Arsuz’a gidemez oldu.
Sevgili vekilimize sorarsanız; yolun bitirilmesi için düğmeye basmış, bakana hatta başbakana dahi konuyu ileterek üzerine düşeni yapmış.
Ama yola bakarsanız, aynı tas aynı hamam! Sadece seçim arefelerinde çalışmalara biraz hız veriliyor, fakat ondan sonra kaplumbağa misali, bir arpa boyu yol alınamıyor.
Keşke yola hiç dokunulmayıp, eski haliyle bırakılsaydı. Şimdiki halinden çok daha iyi olacağı kesindi! Ortalık resmen savaş alanı gibi. Çevreye verilen zarar da cabası!
Ama istenince ödeneği bulunup kısa sürede yapımı tamamlanan yollar da var bu ülkede. Ama 8 yıldan beri ihalesi yapılmış olan Arsuz yolunun yapımı, her nedense tamamlanamıyor. Bitim tarihi hakkında da kimsenin bir bilgisi yok!
Allah bilir!
Birinin düğmeye basması lazımdı. Basıldı ama, sakın yanlış düğmeye basılmış olmasın!
Gün geçmiyor ki, Arsuz yolundan bir ambulans geçmesin!
Arsuz’a gidecek olanların arabaya bindiklerinde öncelikle emniyet kemerlerini takmalarını, daha sonra bildikleri tüm duaları okuyup öyle yola çıkmalarını öneriyorum.
Çünkü Arsuz yolu ve yolcuları Allah’a emanet!
Arsuz yolunun trafiğinin çok yoğun olduğu, yolun kötü olduğu tüm yetkililer tarafından bilinen bir gerçek. Trafik görevlilerinin üzerlerine düşeni yaptıklarına eminim. Ama yapılan kontroller yetmiyor demek ki! Bir şeyler daha yapmak gerek.
Hafta sonları Arsuz’daki eğlence mekanlarına giden araç sürücülerinin dönüşte alkollü olacakları kuvvetle muhtemel. Kazaların çoğunun, özellikle hafta sonu ve gece saatlerinde meydana geldiği dikkate alınıp, trafik görevlilerinin alkol muayenelerini sıklaştırmaları ve hız sınırını aşanlar için radar kontrolü yapmaları gerekiyor.
“Ölen ölür kalan sağlar bizimdir” mantığıyla hareket ediliyorsa kimse kılını kıpırdatmasın.. Bu konuyu ciddiye almayanlar için söylüyorum: Bu yolda pisi pisine ölenlerin yerinde bir gün, siz ya da sizin sevdikleriniz de olabilir.
Bana bir şey olmaz demeyin. Çünkü kaza geliyorum demez.
Üzülerek söylüyorum, toplum olarak kuralları çiğnemede üstümüze yoktur. Bazı insanlar eğitimden filan anlamıyor. Anlasalardı eğer; kaza sebeplerinin başında sürücü hataları yer almaz ve trafik canavarının kol gezdiği, kaza bilançosunun ağır olduğu bir ülke de olmazdık.
Demek ki hala ‘adam’ olamamışız…
Ocakların sönmemesi, yuvaların yıkılmaması ve milli servetin heba olmaması için sadece trafik görevlilerinin değil, devletin ilgili tüm kurumlarının harekete geçerek denetimlerini ciddi anlamda sıklaştırmaları gerekiyor.
Güvenli bir trafiğin olması için, yolun da elverişli ve güvenli olması gerekiyor. Sekiz yıldan beri tamamlanamayan Arsuz yolunun, 2009 yılı yaz sezonundan önce bitirilmesini temenni ediyorum.
Bu yolda Allah yardımcımız olsun!

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here