İTSO ve Muhasebeciler Odası İşbirliğiyle düzenlenen Eğitim semineri yoğun ilgi gördü

İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası ile İskenderun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler işbirliğiyle düzenlenen ‘E-Bildirge, E-Defter Beyan Sistemi, Muhtasar ve aylık Prim Belgesi Birleşmesi ile E-Uygulamalar’ konulu seminer yoğun ilgi gördü.
İTSO Halil Şahin Meclis Salonunda düzenlenen seminerde TÜRMOB Eğitmeni Fatih Topkan ve İ.Serhat Özdemir tarafından seminere katılan Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirlere sunum yapıldı.

İSMO Başkanı Yıldırım: “Teknolojiye yatırım yaparak bilgilerimizi güncelliyoruz”
Seminerin açılış konuşmasını yapan İskenderun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Merih Hasan Yıldırım, “Eğitim seminerimizin düzenlenmesinde emeği geçenlere başta İTSO yönetimi, Meclisi ve yetkililerine teşekkür ederek başlamak istiyorum. Muhasebeciler olarak defter kayıtları ve bu kayıtların elektronik ortama hızla geçilmektedir. Bizler de bu bağlamda sürekli eğitim seminerleri düzenleyerek meslektaşlarımızı ve üyelerimizi bilgilendiriyoruz. Bir anlamda teknolojiye yatırım yaparak bilgilerimizi güncelliyoruz. Muhasebeciler Odası olarak her zaman eğitimin önemine dikkat çekiyoruz ve bu eğitimlerimiz artarak devam edecektir. Bu tür seminerler sayesinde son gelişmeleri en yetkili ağızdan aldığımız gibi, sorunların çözümü için de en yetkili mercilere dertlerimizi anlatma imkanı buluyoruz” dedi. İSMO Başkanı Merih Hasan Yıldırım konuşmasının devamında ise şu ifadelere yer verdi: “Muhasebeciler olarak en büyük sıkıntılarımızdan biri de tahsilat. Tahsilat yapmayınca da makbuz kesmemiş oluyoruz. Haksız rekabetin önlenmesi ve maliye ile sıkıntı yaşanmaması için makbuz kesilmesi konusuna özen gösterelim.”

Seminer öncesi söz alan TÜRMOB Genel Başkan yardımcısı Prof.Dr. Cemal Yükselen, “Bu gün Dijital muhasebe ve vergi düzenleme konuları ve güncel bilgileri paylaşmak için buradayız. Bu kapsamda 74 odamıza eğitmen arkadaşlarımız ile birlikte eğitimler vermeyi hedefliyoruz. Bu camiada en çok eğitim veren sürekli bilgiye yatırım yapan kuruluşların başında gelmekteyiz. Çünkü çok hızlı bir gelişim ve dönüşüm içerisindeyiz. Bu bilinçle hareket ediyoruz. Sürekli zorunlu mesleki eğitim gerekliliği her an yayımlanabiliriz ve biz bunu hayata geçirdiğimiz andan itibaren bütün dünya da olduğu gibi hepimiz bu zorunlu mesleki eğitim çalışmaları içerisinde olma zorunluluğumuz vardır. TÜRMOB olarak ücretle değil hizmetle rekabet edebilmenin ortam ve koşulları ile ilgili çalışmalarımızın da son aşamasına geldik. Bu arada zamana endeksli ücret tarifesi bizim temel yaptırım uygulamalarımızdan bir tanesi onunla ilgili komite çalışmaları yaptık. Hatta Aralık ayında bunu Gelir İdaresi Başkanlığına da sunduk ve Gelir İdaresi Başkanlığı da çok mantıklı buldu. Ama bunu 2019’a hazırlayalım çalışalım denildi. Dolayısıyla biz de müşterilerimize verdiğimiz emeğin harcadığımız zamanın karşılığı hakkımızı alabilecek bir ücret tarifesini kısmet olursa 2019’a yönelik olarak çalışmaya devam ediyoruz. Bunun yanı sıra kurumlarla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Sorunları TÜRBOM olarak en yetkili birimlere ulaştırmak için yoğun çaba sarf ediyoruz. Mesleğimiz çok teknolojik yazılımlarla ileriye doğru gidiyor. Birkaç yıl içerisinde mesleğimiz tam anlamıyla bir danışmanlığa doğru gidiyor. Dolayısıyla her şey artık elektronik ortamda yer almaya başladı. Evraklar da, elektronik ortamda ve Gelir İdaresi Başkanlığı da bizi o tarafa doğru götürüyor. Kısaca, işlemler artık elektronik ortamda yapılacak diyebiliriz. Artık biz o Bağımsız Denetim raporlarını o finansal tablodaki raporlarla müşterilerimize yön vereceğiz. Yeni değişim ve dönüşümlerle kendimizi hızlı bir şekilde hazırlamamız gerekir. Bu eğitimler de bu neden son derece önemlidir” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

TÜRMOB Eğitmeni Fatih Topkan ve İ.Serhat Özdemir tarafından seminere katılan Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirlere sine vizyon destekli olarak ‘E-Bildirge, E-Defter Beyan Sistemi, Muhtasar ve aylık Prim Belgesi Birleşmesi ile E-Uygulamalar’ konularında bilgiler verildi.
Seminer sonunda ise, İSMO Onursal Başkanı Alaaddin Özbübül tarafından TÜRMOB Genel Başkan yardımcısı Prof.Dr. Cemal Yükselen’e katılımlarından dolayı plaket takdim edilirken, İSMO Başkanı Merih Hasan Yıldırım tarafından da, TÜRMOB Eğitmeni Fatih Topkan ve İ.Serhat Özdemir’e plaket takdim edildi. Seminer sonunda ayrıca, İSMO Genel sekreteri İbrahim Kaynak tarafından Yusuf Gençoğluna Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Ruhsatı da takdim edildi.

İTSO ve Muhasebeciler Odası işbirliğiyle Kurumsallaşmanın önemi anlatıldı

İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası ile İskenderun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası işbirliğiyle düzenlenen ‘Kurumsallaşmanın önemi, faydaları, ekonomiye kazandırılmaları ve marka oluşumlarının önemi’ konulu seminer yoğun ilgi gördü.
İTSO Halil Şahin Meclis Salonunda düzenlenen toplantıya TÜRMOB Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr.Cemal Yükselen konuşmacı olarak katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan İTSO Meclis Başkanı Servet Ugutmen; “İskenderun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası her zaman eğitime önem veriyor. Bu eğitimlerin faydalı olduğunu ve insanların ufkunu genişlettiğine inanıyorum. Markalaşma günümüzde çok önemli. Markanız varsa zaten para kazanabilirsiniz. Hangi konuda olursa olsun markalaşma çok önemli. Markasız bir ürünün markalı bir ürüne göre çok daha katma değeri olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Bunun yanında kurumsallaşmanın da çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Çünkü, Türkiye’deki şirketlerin büyük bir bölümü aile şirketi. Bu aile şirketlerinin kurumsallaşmaya doğru yönelmeleri gerektiğine inananlardanım. İskenderun’da bu konuda örnek şirketler de var. Seminerin hepimiz adına çok faydalı geçmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

İskenderun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Merih Hasan Yıldırım ise, “Mesleğimizde ve ticari hayatımızda markalaşma, kurumsallaşma Türkiye’mizin, ekonomik koşullarında olmazsa olmazlarındandır. Ticaret hayatımızda ve mesleğimizde markalaşmanın, kurumsallaşmanın önemini üyelerimize anlatmak için TÜRMOB Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr.Cemal Yükselen’i İskenderun’a davet ettik. Kendileri bizleri kırmayarak İskenderun’a geldi ve sizlere çok faydalı bilgiler vereceğine inanıyorum. İskenderun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası olarak her zaman üyelerimize yönelik eğitimler ve bilgilendirme toplantılar yapmanın gayreti içerisindeyiz. Bu toplantılarda bizlere desteklerini esirgemeyen İskenderun Ticaret ve Sanayi Odasına da ayrıca teşekkür ediyoruz” dedi.

Yapılan konuşmaların ardından sine-vizyon destekli olarak sunum yapan TÜRMOB Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr.Cemal Yükselen ‘Kurumsallaşmanın önemi, faydaları, ekonomiye kazandırılmaları ve marka oluşumlarının önemi’ konulu seminer verdi. Yükselen konuşmasında; “Meslek adına her türlü gayreti tüm koşullarda en iyi şekilde yapmanın gayreti içerisinde olmalıyız. Haksız rekabetin önlenmesinde çok önemli bir proje olarak nitelendirdiğimiz E-Birlik Projemiz bizim için çok önemlidir. Bu karar fiyatla rekabet etmek, ücretle rekabet etmek yerine hizmet kalitesiyle temelli bir iş yapmayı ve bununla rekabet etmeyi bize sağlayacak olan bir karar. Kurumsallaşma ve hizmet kalitesinin arttırılmasında ben de aktif rol alıyorum. Bunun yanında sürekli mesleki zorunlu eğitimle ilgili çalışmalar da yapılmaktadır. Dolayısıyla eğitime bu kadar yatırım yapan önemli bir sivil toplum kuruluşuyuz” dedi. TÜRMOB Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr.Cemal Yükselen, Sürekli mesleki eğitimlere katılan, bilgilerini zamanında güncelleyen meslektaşlarımız müşterilerine daha faydalı olacaktır diyerek sözlerine şöyle devam etti: “Şu ana kadar 60’a yakın odamızda İnşaat muhasebesi, Dönem sonu işlemleri, Mali analizler, Bilanço teknikleri gibi konularda eğitimler verildi. Burada amaç, markalaşma ve mesleki anlamda Mali Müşavirlerimizin mükelleflerimize gerek teknolojik gerek markalaşma ve kurumsallaşma gerekse kalite anlamında en iyi hizmeti sunmalarına yardımcı olmaktayız.”
Toplantı sonunda Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Ruhsatı almaya hak kazanan Abdurrahman Kırmızıgül’e belgesini TÜRMOB Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr.Cemal Yükselen takdim ederken, İskenderun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Merih Hasan Yıldırım da TÜRMOB Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr.Cemal Yükselen’e seminere katılımlarından ve vermiş olduğu bilgilerden dolayı günün anısına plaket takdim etti.

İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası ile İskenderun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası işbirliğiyle düzenlenen ‘Kurumsallaşmanın önemi, faydaları, ekonomiye kazandırılmaları ve marka oluşumlarının önemi’ konulu seminere İTSO Meclis Başkanı Servet Ugutmen, İTSO Meclis üyeleri, TÜRMOB Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr.Cemal Yükselen, İskenderun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Merih Hasan Yıldırım, Mali Müşavirler ve meslek mensupları katıldılar.

BU KADAR BASİT DEĞİL!

Çok şükür, yazdığım hiç bir yazıdan pişmanlık duymadım..
Gazetede yayınlanan tüm haberlerin sorumluluğunu almaktan kaçınmadım..
Bugün eğer, sütunlara yansıyan haberlerden kamuoyu memnuniyet duyuyorsa, gittiğimiz yol doğrudur..
Dün, bir sağlık skandalı haberiyle ilgili yazı çıktı GÜNEY’de..
Arayan arayana..
Şikayet eden edene..
Sağolsun.. İskenderun Kaymakamlığı’na vekaleten bakan Belen Kaymakamı Sayın Mehmet Öz, gereken hassasiyeti göstermiş, İskenderun Sağlık Grup Başkanlığı’nı harekete geçirmişti. Yetkililerin, şok baskınlarla kullanım süresi geçmiş tıbbi malzemeleri topladıklarını öğrendim..
Gereğini yapmışlar, teşekkür ederim..
İnsan sağlığı bu kadar ucuz olmamalı..
Beni düşündüren asıl olay, ‘Benim kim olduğumu biliyor musun?’ diyen bir anlayışın sergilediği tavır..
Yeter ki, siyasi bir dayanağı olsun..
Zannediyorlar ki, böyle davranarak hukuktan, yargıdan yırtacaklar..
Basını sindirecekler..
Endişe duymalarında haklılar. En azından ben kendi adıma bu konuda sessiz kalmayacağıma söz verebilirim.
Bugün yazdıklarımızdan ötürü, haberlerimizi ‘yalan/yanlış’ olarak gören bu anlayışın, elimizdeki belgelere rağmen bunu etrafta söylemesi şaşırtıcı.. Yalnız, bunu yaparken o insanın ‘yerel iktidardan’ çözüm bulmaya çalışmasından, eline birşey geçmeyeceğine hiç kuşkum yok.
Anlatmaya çalıştığım şu..
‘Ben herşeyi yaparım, zaten kimse görmez.. Görseler de, arkam sağlam’ gibi söylemlerden yola çıkanların, bugün dert yakındıklarını görmem, ilk değil..
Sonları hep aynı oldu.. Parayla itibar peşinde koşarken, havaları yerle bir olan nice insan tanırım İskenderun’da..
Yasalar ortada.. Kanun, nizam var..
Ya sorunu çözersiniz ya da bu işi yapmazsınız..
Bence, herkes öyle davranmalı.
Mesela.. Sağlık sektörü, insan hayatını ilgilendiren “iç denetleme” meselesini ele alarak işe koyulabilir.
Sağlık bir bütündür, neticede..
Sağlık gerçekten tehlike altındaysa, onu kurtarmanın bir tek yolu vardır:
Sürekli denetimlerle daha da güçlendirmek!
Sağlık Grup Başkanlığı görevini layıkıyla yapıyor..
Bakıyorum bu çıkış, birilerinin ayağındaki nasıra değdi..
Hoplamaları..
Tırsmaları..
Endişe duymaları..
Etraftan medet ummaları ondan..
Boşuna uğraşmasınlar.. Nafile bir çabadır bu..
Eğer dünkü haberden ders çıkaramayanlar, ‘bütün güç elimde’ deyip ve bunu kasalarının güçlenmesinden yana kullanıyorlarsa kabahati biraz da kendilerinde aramalılar..!

YİNE ‘ANTAKYA’ ISRARI!
Niçin böyle düşünüyorum? Çünkü..
İskenderun’da turizmin eksi sıfırlarda boy gösterdiğini İstanbul Arel Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme Fakültesi\’nden Prof. Dr. Cemal Yükselen ve Trakya Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Turizm İşletmeciliği ve Otelciliği Fakültesinden Yard. Doç. Dr. Emel Gönenç Güler söylüyor.. Hatay’daki markalaşma çalışmalarında, Antakya ve İskenderun’un biraraya getirilemeyeceğini rahat bir şekilde dillendiriyorlar..
Bir de sebep sıralıyorlar..
* Antakya kültür şehri, turizm için biçilmiş kaftan..
* İskenderun ise, liman ve ekonomi kenti..
Ben bir konuda, bu iki akademisyen arkadaşımız gibi düşünmüyorum..
Çünkü, İskenderun’da limanın bir işlerliği yok.. Turizm alanı Antakya’dan daha yoğun ama ‘ham’ bir yapıda olduğu için, şans vermemelerini de garipsiyorum..
Demem o ki, İskenderun’un geleceği parlak..
Turizm bölgesinin ‘işlerlik’ kazanması için yatırım gerekiyor..
İlgi gerekiyor..
İnanç gerekiyor..
Arsuz’a kadar uzanan sahilin, ileride cennet koylarına dönüşmeyeceğinin kim garantisini verebilir ki?
Tamam, Antakya’nın yükselen trendine katkı sunmak gerekiyor..
Ama bunu yaparken, Hatay’ı bir bütün olarak değerlendirip, turizm açısından İskenderun’u yok sayamayız..
Biliyoruz ki, Hatay eğer kendi ayakları üzerinde duruyorsa bunu İskenderun’a da borçludur.. Bütçeden aktarılan paylardan Antakya’nın daha fazla yararlandığını bile bile, üstüne yerel kaynakları da dahil etmenin ‘ayrıcalık’ teşkil edeceğine inanıyorum..
Sorarım herkese.. Deniz ve yaylanın iç içe olduğu kaç yer var bu bölgede?
İskenderun eğer turizmde istenilen düzeyde değilse, müsaade edin de, bu durumu ‘ilgisizliğe’ ve ödeneklerdeki ‘adaletsizliğe’ bağlayım..
Hatay sadece Antakya’dan ibaret değil!