UYUYANLARI UYANDIRALIM…

80 Milyonluk ülkenin geleceğinin belirleneceği seçime sayılı günler kaldı.

Ülke kaderinin millet tarafından tayin edileceği ve telafisinin mümkün olamayacağı öneme sahip bir seçim olacak.

Bırakın ıvır zıvır işleri ,tırı vırı programları seçime odaklanın.

Ayağa Kalkın.. bir silkinin ,kendinize gelin.. aklınızı,vicdanınızı ve tüm benliğinizi 24 Hazirana göre tekrar programlayın.

Söz konusu.. Ülkenin geleceği ise geri kalan her şeyin teferruattan ibaret olduğunu unutmayın.

Çocuklarımız ve torunlarımız için uygun gördüğümüz ve yaşamalarını istediğimiz yönetim şeklini belirleyeceğiz.

Tüm milleti ciddiyete ve hayatlarında olmadığı kadar sorumluluk almaya davet ediyorum.

Uykuda olanları uyandıralım.

Uyanmalarını sağlayacak tüm yol ve yöntemleri hayata geçirelim.

Bu baskın seçim; çok ama çok önem arz etmektedir.

Seçmen olarak hafızaları tazeleyip gözlerimizi dört açacağız.

Yakın geçmişe bakıp kim kiminle ne işler çevirdi,söylemleri ve bağ ölçüleri neydi bunları hatırlayacağız.

Beka sorunu var dendi seçim kararı alındı.

Peki bu beka sorunu denilen durumlara bizleri kim getirdi , bunları değerlendireceğiz.

Ben zekamızla ve benliğimizle daha fazla alay edilmesine izin vermememiz gerektiğini düşünüyorum.

Son sözümüzü 24 Haziranda ya söyleriz yada ömür billah sesimizi bir daha çıkarmadan bir köşede otururuz.

Seçmen tarafında durum bu..

***

Siyasetin Muhalefet kesimi baskın seçim kararının sarsıntılarını bir an önce atlatmak zorundadır.
Belirsizlik ve karmaşa görünümü,Cumhur ittifakı etmiş İktidar cenahına yarar.

Siyasilerin birbirlerine sık sık gitmeleri , gelmeleri, telaşlı görüntüleri ,zafiyet algısı yaratıyor.

Seçime girecek her siyasi parti kendi adayıyla hazırlanmalı ve milletin karşısına kararlı bir şekilde çıkmalıdır.

İktidar ittifakı gardını almış olacakları görüp kendine yön belirleme vaziyetinde.

Muhalefet ittifakı ise ilkeler konusunda mutabık kalıp sağlam ve güçlü bir şekilde gardını alarak rakibinin karşısına çıkmalıdır.

İkici tura kalan muhalif adaylardan en yüksek oyu alanın etrafında kenetlenmek ilkesi benimsenmelidir.

Bu süreçte CHP, muhalefet kesimin belirleyici baş aktörü olmak zorundadır.

Bu bilinç ve sorumlulukla hareket etme ve sonuca odaklanma mecburiyeti vardır.

Bu sebeple, Cumhurbaşkanı adayını kendi içinden olmak kaydı ile bir an önce deklare etmelidir.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun belirlediği Cumhurbaşkanı profili elbette kucaklayıcı,birleştirici ve tüm kesimlerin takdirini alabilecek meziyette biri olmalıdır.
Denenmiş ve CHP tabanı tarafından asla sıcak karşılanmayacak “Abdullah Gül” seçeneğini dile getirmemelidir.

Milletvekili aday seçimlerinde kılı kırk yararak tercihler yapılmalıdır.

Muhalefet kesiminin gücü oranında tüm siyasi partilerin Mecliste temsil edilebilmesinin yolu açılmalıdır.

Yani..Sıfır baraj anlayışına hizmet edilmelidir.

Gereksiz polemiklerden tüm muhalefet ittifakı özenle kaçınmalıdır.

Bu seçim; İktidar ittifakı ile Muhalefet ittifakı arasında kıran kırana geçecektir.

Muhalefet ittifakı Parlamenter rejim ve çok seslilik üzerine seçim propagandası izleyecek.

İktidar ittifakı Cumhurbaşkanlık hükumet sistemi diyecek ve tek adam rejiminin içeriğine dönük propaganda yapacak.

Muhalefet ittifakı Demokrasi diyecek,Kuvvetler ayrılığı diyecek,Hak-Hukuk, Adalet diyecek.

İktidar ittifakı yönetimde İstikrar diyecek, tek ses diyecek,ülkenin bekası ve hedeflenen 2023 diyecek.

Siyasi cenahta da durum bu..

***

Son tahlilde..

Aklımızı duygularımızın önüne koymak zorundayız.

Vicdanımızı muhafaza ederek bilincimizi tazeleyip sandığa yansıtmak zorundayız.

Ülke İstikbalinin, tüm ikballerin üzerinde olduğunu unutmayacağız.

24 Haziranda bütün planlarımızı öteleyerek el-ele ,gönül-gönüle sandığa gitmek dileğiyle..

Mutlu yarınlara..

PAYLAŞ

1 YORUM

  1. Turkiye su an hic olmadigi kadar guclenmis durumda e durum boyleyken eskiye donmeyi hic kimse istemez heralde.mevcut sorunlarin sorumlusu zihniyeti kimse tekrar istemeyecek bunu hep beraber gorecegiz.

Sizin Yorumunuz

Please enter your comment!
Please enter your name here