Evet mi çıkacak, Hayır mı çıkacak

İşi gücü bıraktık, gözümüzü 16 Nisan gününe çevirdik.

Ülkece Referandum maratonu yarışına başladık.

Yatıyoruz kalkıyoruz; Evet mi çıkacak, Hayır mı çıkacak totosu oynuyoruz.

İyimi olacak, kötümü olacak endişesi ve karamsarlığı kaplamış tüm bedenlerimizi.

İçeriğe dönük konuşmalar yok toplumda.

Nasıl olsun ki?

Bu Referandumun neden yapıldığı ile ilgili zerre bilgisi olmayan kesimler var inanın.

Böylesi hayati bir mesele anlaşılmadan ve yeterince tartışılmadan bu toplum nasıl olacakta oy kullanacak.

Toplumun büyük bir kısmı niçin “Evet”, niçin “Hayır” diyeceğini bilmeden sadece Liderlerine kulak kabartmış.

Lider ne diyorsa odur anlayışına hakim.

Oysa ki yapılacak oylamanın Anayasa Referandumu olduğundan habersiz vatandaşım.

Bu Referandumun neticesinde Evet çıkması halinde “Parlamenter” rejimin yerine “Başkanlık” rejiminin geleceğini, anlamamış büyük bir kesim var.

Bu Referandumda İktidar ya da muhalefet seçmiyoruz.

Yani Parti kavramının şu aşamada hiç bir kıymeti yok.

Oylamanın yapılacağı konu; direkt olarak devlet idare sisteminin değiştirilmesi konusudur.

Tek ses mi, çok seslilik mi?

Tek renk mi göreceğiz, yoksa rengarenk görüntüler mi görmek isteyeceğiz?

Bunu oylayacağız.

Nasıl oy kullanmayı düşünürsek düşünelim, particiliği bir kenara bırakarak partiler üstü düşünmek zorundayız.

Mesele çok önemli hem de çook…

Geleceğimizi düşünmek ve aklımızla birlikte vicdanımızı da ön planda tutarak hareket etmek durumundayız.

Telafisi mümkün olamayacak bir dönemecin eşiğindeyiz, anlayacağınız.

16 Nisan gününe kadar neden,niçin,nasıl oldu sorularına cevaplar bulabilirsek, doğru olan yolu bulacağız.

Sorgulamaya ve hakikati araştırmaya başladığımız an düzlüğe çıkmış olacağız.

Hangi partiyi tutuyor olursan ol ,kendini kime yakın hissedersen et ama sorgulayarak düşün lütfen.

Getirilmek istenen; sana şimdikinden ne kadar farklılık yaşatacak onu düşün?

Getirilmek istenen sistem, mevcut kronik sorunlarımızı ne ölçüde çözebilir onu düşün?

Şimdiki mevcudun yapmak isteyipte yapamadığı nedir ve neden yapamamaktadır onu düşün?

Anlayacağınız sevgili okurlar sadece ve sadece düşünerek oyunuzu kullanın.

Sadece sizin kendi görevinizi yerine getirmiş olmanız yetmez, sorumluluk alarak etrafınızda ki insanlara da ışık tutmalısınız.

Umursamaz,körü körüne ve düşünmeden oy kullanacak insanların gözünü açmanız vicdani ve tarihi sorumluluğunuz olmalıdır.

Sandığa koşacağız, hem de en yüksek katılımı sağlayarak, bir rekor kırarak oyumuzu kullanacağız.

Sandıktan hangi yönde sonuç çıkarsa çıksın sonuna kadar saygılı olacağız.

Mesele Vatan meselesidir,gelecek meselesidir.

Kendi göbeğimizi kendimizin keseceği hayati bir meseledir.

16 Nisana ve sonrasına bu duygu ve düşüncelerle gitmek dileğiyle.

Mutlu ve Hayırlı günler diliyorum..

Sizin Yorumunuz