Avukat Bülent Akbay, ‘Özel Yetkili Mahkemeler Artık Yok’

akbay yasa1
Son günlerde kamuoyunda tartışma konusu olan bazı tahliyelerin gerçekleşmesi yeni yasaya dikkatlerin yönelmesine yol açtı.
İskenderun’da hukuk faaliyeti yapan Akbay Hukuk Bürosu kanalıyla yazılı bir açıklama yapan Av. Bülent Akbay, şu görüşlere yer verdi; “TBMM’de 21 Şubat 2014 tarihinde kabul edilen ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından 7 Mart 2014 tarihinde onaylanan 6526 sayılı kanunla Terörle Mücadele Kanununun (TMK) 10. Maddesi uyarsınca görevlendirilen Özel yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri kaldırılmıştır. 2 Temmuz 2012 tarihinden buyana 6352 sayılı kanunun 2.geçici maddesiyle görev yapan bu mahkemeler ellerindeki derdest ( görülmekte olan) dava dosyalarını 15 gün içinde kapatıp, görevli ve yetkili Ağır Ceza mahkemelerine devredecekler. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde dahi kararları bu mahkemeler veremeyecekler. Bu kararları mahkemelerin bulunduğu yer mahkemesi verecektir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile askeri mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler ve Çocuklara özgü kovuşturma hükümleri olduğu gibi korundu.

AZAMİ TUTUKLAMA SÜRESİ 5 YILA İNDİ
Kamuoyunda Özel Yetkili Mahkemeler (ÖYM) olarak bilinen bu mahkemelerin kapatılmasıyla, görev alanı içindeki suçlarda azami 10 yıllık tutuklama süresi azami 5 yıla düşmüş oldu. Çünkü Özel Yetkili olmayan Ağır Ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçlarda azami tutuklama süresi zaten 5 yıldı. Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemelerin görev alanındaki suçlar devredildiğine, göre tüm suçlarda tutuklama süresi doğal olarak 5 yıla inmiş oldu. Diğer bir ifadeyle yeni bir düzenleme yapılmadığı sürece 5 yıl tutukluluğu devam etmiş tüm sanıklar tahliye edilmelidir. Nitekim birçok mahkeme, dosyası Yargıtay’da olan ama henüz kesinleşmemiş kararlarda, tutukluluğu 5 yılı aşkın sanıklar hakkında tahliye kararları verdi.

HAKİM VE SAVCILARA JET HIZIYLA ATAMA
Yasanın yürürlüğe girmesine müteakip TMK’un 10 maddesi kapsamında görevli özel yetkili savcılar, ellerindeki soruşturma dosyalarını derhal Yetkili Cumhuriyet Başsavcılıklarına gönderecekler. Görevli hakim ve savcılar devir işlemlerine müteakip müktesepleri korunarak HSYK tarafından 10 gün içinde atamaları yapılacak. Bu mahkemelerce kararı verilen ve Yargıtay Başsavcılığı ile Yargıtay dairelerinde bulunan dosyalar bu kurumlarca incelenmeye devam edilecek. Devir işlemleri 15 gün içinde tamamlanacak ve gerekçesi yazılmamış kararlarda bu süre içinde tamamlanacaktır. Bu mahkemelerin arşivi konusunda HSYK yer mahkemesi belirleyecektir. Bu mahkemelere mevzuatta yapılmış atıflar bulunduğu yer mahkemesine, üyelerine yapılmış atıflar HSYK’ya yapılmış sayılacak.

ÖRGÜT ARTIK KATALOG SUÇ DEĞİL
Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesinde düzenlenen suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu, maddenin altıncı fıkrasında düzenlenen katalogdan çıkarılıyor. Böylece, bazı soruşturmalarda sırf bazı tedbirlerin uygulanabilmesi için, soruşturmanın suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu kapsamında olmadığı halde, örgütlü suçmuş gibi başlatılıp yürütülmesi uygulamasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Diğer bir ifadeyle iletişim kayıtlarının tespiti için hukuki bir dayanak olmadığı halde, savcılık ile kolluğun katalog suçlardan yararlanarak kanunu dolanmasının önüne geçiliyor.

TELEKULAĞA CEZALAR ARTTI
Ceza yasasının Kişisel verilerin kaydedilmesiyle ilgili cezalar bu değişiklikle arttırıldı. Kişisel verilerin korunması amacıyla, bu verileri hukuka aykırı olarak kaydedenlere, yayanlara veya ele geçirenlere verilecek hapis cezalarının alt sınırı artırıldı.
Buna göre;
– TCK’nın 135. Maddedeki hukuka aykırı kişisel veri kaydı yapanlara 6 aydan 3 yıla olan cezası, 1 yıldan 3 yıla yükseltildi. (Bu maddeyle yasadışı telefon veya kamera kayıtları yapanlar hedefleniyor)
– TCK’nın 136. Maddedeki kişisel verileri başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişilere 1 yıldan 4 yıla olan cezası, 2 yıldan 4 yıla yükseltildi. (Bu maddeyle medya mensuplarıyla Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım siteleri kullanıcıları hedefleniyor.)
– 138. Maddedeki kişisel verileri süresinde yok etmeyen görevlilere verilecek ceza 6 aydan 1 yıla olan cezası, 1 yıldan 2 yıla yükseltildi. CMK kapsamında yok edilmesi gereken bir veri ise ceza 2 yıldan 4 yıla çıkıyor. (Bu maddeyle kanunların belirlediği sürelerin geçmesine karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olan kamu görevlileri hedefleniyor.)

GÖZALTI SÜRESİ 24 SAATİ GEÇEMEZ
Gözaltına almada, kişinin bir suçu işlediğini düşündürebilecek emarelerin varlığı yerine, kişinin bir suçu işlediğini gösteren somut delil varlığı aranacak. Bu güne kadar gözaltıların keyfi yapıldığına dair şikayetlerin bu maddeyle azalacağı düşünülmektedir. Diğer bir ifadeyle sadece “şüphe” üzerine gözaltına alma uygulaması tarihe karışıyor.
Yeni yasa değişikliğine göre gözaltı süresi artık bir günle sınırlandı. Yakalanan kişi en geç 24 saatte yetkili hakim veya mahkeme önüne çıkarılamıyorsa aynı sürede bulunduğu yer adliyesinde (en yakın adliye) kurulu sesli ve görüntülü iletişim sisteminin kullanılması suretiyle yetkili hakim veya mahkeme tarafından sorgusu yapılır ve ifadesi alınır. Değişikliğe göre bu sürenin artık istisnası bulunmuyor. Bu yasadan önce gözaltı süresini 4 güne kadar uzatmak mümkün oluyordu.
Yeni yasada tutuklama nedenleri içinde “kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgular” yerine, artık “somut deliller” aranacak. Somut deliller gösterilmeden tutuklama kararı verilemeyeceği açık hüküm olarak yeni yasada yer alırken, uygulamada bu hükme uyulmasının zorlukları şimdiden itiraz konusu olmaya başladı. Arama kararlarında ve taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma koruma tedbirinin uygulanabilmesi bakımından da; suçun işlendiğine ve belirtilen değerlerin bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphenin varlığı aranacak. Taşınmazlar, hak ve alacaklar bakımından el koyma işleminin uygulanabilmesi için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, mali Suçları Araştırma Kurulu, Hazine Müsteşarlığı ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’ndan, suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınacak. Bu rapor en geç 3 ay içinde hazırlanacak. Özel sebepler zorunlu kıldığında bu süre, talep üzerine 2 ay daha uzatılabilecek.

KUVVETLİ ŞÜPHE VE SÜRE SINIRLAMASI
Yeni düzenleme ile 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun birçok maddesi değiştirildi. Bu kanunun değiştirilmesinde son günlerde ortaya çıkan ve gündemi işgal eden konular esas alındı. 17 Aralık yolsuzluk operasyonu sonrasında hükümetin yargıya ilişkin düzenlemeler arasında yer verdiği diğer düzenlemeler kısaca şöyledir;
– CMK’nın İletişim tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması başlıklı 135. Maddesindeki dinleme kararlarının usule uygun 6 ay inleyebilme yetkisi toplamda 3 ay süreyle sınırlandırıldı. Yani bundan sonra iletişim tespiti örgütlü olmayan suçlarda en fazla 3 ay yapılabilecek. Koruma tedbirleri bakımından öngörülen sisteme paralellik sağlanarak iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbirine karar verilebilmesi, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığına bağlanıyor.
– Ayrıca, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak sürekli dinlemeye imkan veren “bir aydan fazla olmamak üzere sürenin müteaddit defalar uzatılması” uygulamasına son verilip, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili de olsa iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması altı ayla sınırlandırılıyor. Eski yasada süre sınırı bulunmuyordu.
– Şüpheli veya sanığın yakalanabilmesi için mobil telefonun yerinin tespitinde 3 ay süreyle verilebilen bu tedbir, 2 aya indiriliyor. 3 aylığına uzatılabileceğine ilişkin mevcut hüküm ise 1 ayla sınırlandırılıyor. Böylelikle, 6 ay süreyle başvurulabilen bu tedbire, değişiklikle en fazla 3 ay süreyle başvurulabilecek.

MÜEBBETTE OY ÇOKLUĞU, DİNLEMEYE OYBİRLİĞİ
Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı sanık veya şüphelinin telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edebilir, dinleyebilir, kayda alabilir ve sinyal bilgilerini dinleyebilir. Ancak 24 saat içinde bu kararını mahkemenin onayına sunmak zorundadır. Mahkeme 24 saat içinde karar verir. Sürenin dolması veya talebini ret etmesi halinde tedbir savcı tarafından derhal kaldırılır. Bu tedbirleri ancak Ağır Ceza Mahkemeleri ve ancak oy birliği ile karar verebilir.
– Bu yasanın yürürlüğü ile birlikte, Teknik araçlarla izlemeye de Ağır Ceza Mahkemeleri ve ancak oy birliği ile karar verilebilecek.
– Teknik araçla izleme en çok 4 hafta için verilebilecek. Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen bir suç ise bu süre en çok 4 hafta daha uzatılabiliyor. Yani en çok 8 haftayla sınırlandırıldı. Eski yasada ise bu konuda bir süre sınırı bulunmuyordu.
– El koymaya ağır ceza mahkemesince oy birliğiyle karar verilecek. İtiraz üzerine bu tedbire karar verilebilmesi için de oy birliği aranacak. Özetle Ağır Ceza mahkemeleri müebbet dahil tüm kararlarında oy çokluğu ile karar verebilirken, yukarıdaki konularda oy birliği ile karar verebilecekler.
– Soruşturma konusu suçun işlendiği hususunda somut delilere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde edilememesi halinde, kamu görevlileri muhbir olarak görevlendirilebilecek. Buna göre yapılacak görevlendirmeye ağır ceza mahkemesince oy birliğiyle karar verilecek.
17 Aralık yolsuzluk operasyonuyla başlayan ve HSYK, İnternet’e Kısıtlama ve MİT yasasıyla devam eden karşı operasyon yukarıda ayrıntılarını açıklamaya çalıştığımız yasayla tamamlandı. Bu yasalarla, yargı düzeninin artık çığrından çıktığı ve yürütme erkinin kendini koruma refleksinin yargıda deprem yarattığı bir süreçteyiz. Her karanlığın sonu mutlaka aydınlıktır. Yargı düzeninde normalleşmenin yaşanacağına olan inancımızı koruyor ve gelişmeleri halkımıza duyduğumuz sorumluluk gereği duyurmaya çalışacağız.

iskenderunhaber
iskenderun haber sitesinin haberlerini yayınlayan genel editörü.