Kentsel dönüşüm lafta kalmasın!

Kentsel dönüşüm lafta kalmasın!
1 Şubat’ta belediye meclisi toplanıyor.
Gündemde 4 madde var..
Birinci madde, İskenderun Belediyesi’ne ait bazı gayrimenkullerin satışı ile ilgili Mali Hizmetler Müdürlüğü teklifi..
Ne olur dersiniz?
Benim bir fikrim var.. Şöyle 4 Ocak Cuma gününe dönelim..
Bazı şeyler unutulmuş olabilir, hatırlatmakta fayda var..
Hatırlayın.. Eski sebze hali yıkılmış; arazi, Numune Mahallesi’ni kapsayan kentsel dönüşüm ışığında, (gecekondu) heyelan bölgesinde oturanların ikametine açılacaktı.. AK Parti Grup Başkan Vekili Doğan Erten ve CHP’li meclis üyesi Ali Çıtanak’ın ne dediğini birlikte anımsayalım:
“- Eski sebze halinde yapılması planlanan konutların ihalesi ve yapım işi için para aramaya gerek yok. Bugün ortada çok güzel bir proje var. Altyapısını oluşturabilirsek, şimdi tam zamanı. Belediye, elindeki gayrimenkulleri bu hizmet için satabilir.. Bu konuda kendilerine destek veririz.”
Buraya kadar bir sorun yok..
‘Projeyi görelim’ diyen birçok meclis üyesi, gayrimenkullerin satışına yeşil ışık yakmaya hazır.. İyi niyetli oldukları ortada..
Üstelik, Ercüment Kimyon da aynı görüşte..
Ancak aradan bir ay geçti, sanki ‘altyapı’ beklentisi askıda kalmış gibi.. Nedenine gelince;
Hatırladığım kadarıyla, önceliğimiz ‘satış’ değildi..
Belediye Başkanı Yusuf Civelek, gayrimenkullerin satışından elde edilecek gelirle ‘üstgeçit’ yapacağım derken de, AK Parti grubu ‘ortaya proje sunun’ çıkışı yapmıştı.. Somut bir adım gelmeyince, sonrası malumunuz.
Diğer grupların desteğiyle ‘RED’ oyu ağırlık kazanmıştı..
Üstelik ‘projeyi görelim’ talebine CHP’den de birçok isim destek veriyordu..
Görüyorum ki, şimdi aynı noktadayız..
Ama belediye idaresi halen patinaj çekip duruyor!
İddia ediyorum, Başkan Civelek kentsel dönüşüm projesinde ‘ne kadar yol aldıklarını’ açıklayacak durumda değil..
Yusuf Bey, satışlar odağında ‘kentsel dönüşümü’ işaret ediyor ama, anlattıklarının altı boş!
Ortada sadece bir söylem var, gerisi yok!
Şöyle ki; Numune Mahallesi’nde ‘hak sahibi’ olabilecek insanların mağduriyetini dinleyecek, sıkıntılarını bilen, tanıyan, süreci iyi yönetecek meclis üyelerinden oluşacak, bir komisyona ihtiyaç var. Hani nerede?
Vatandaş henüz bilgisiz..
Var mı ortada somut bir adım? Yok!
Dahası, gayrimenkul satışlarından elde edilecek gelirin yansıyacağı, bütçede bir kalem oluşturuldu mu? Hayır!
Demek ki, bir yerlerde sorun var.
Meclis üyeleri bir adım attı, ama görüyorum ki, idare bu iyi niyetin farkında değil.. Altyapısı bomboş!
Üstelik, seçimlere bir yıl kaldı..
Bugün 93 adet gayrimenkulleri satmaya kalksanız, süreç en az 4-5 ayınızı alır, belki de çok üzerinde.. Kaldı ki, daha Numune’de ‘mağduriyet’ kaygısı giderilecek.. Ha babam, de babam!
Peki, ‘hakkaniyet’ ölçüsünün kaidesi nedir?
Şimdi, Belediye Başkanı Yusuf Civelek istediği kadar ‘gayrimenkullerin gelirini kentsel dönüşüm için harcayacağız’ dese de, meclis üyelerinin ne yapmasını bekliyorsunuz?
Her zaman söylüyorum..
Kentsel dönüşüm cesur yüreklerin işi..
‘Başlıyorum’ diyorsan, lafın altını doldurup, gerisini getireceksin!
Öyle, ‘gayrimenkulleri satalım, gerisini merak etmeyin’ türü çıkışlara karnımız tok! Altyapıyı oluşturursun, satış iznini alırsın. Bu kadar basit!
Bakınız, Ocak ayının son günlerindeyiz..
Bitecek denilen iskelede kazıklar halen görünüyor..
Niye?

KAZANAN İSKENDERUN OLSUN!
İTSO seçimleri öncesi verilen ‘birlik ve beraberlik’ mesajlarını önemsiyorum.
Geçenlerde meslek gruplarının çalışmalarını değerlendirirken ‘kazanan İskenderun olsun’ demiştim..
Önceki gün de, KİSİAD Başkanı Tamer Eker, aynı cümleyi telafuz etti..
Üstüne, “Tüm sektörlerde yarışan adayların ayrımcı değil birleştirici, küstürücü değil barıştırıcı, hoşgörü ve kucaklayıcı bir anlayışla sonuca gitmelerini arzu ediyoruz” diye ekledi.. Doğru bir argüman. Yolumuz da bu olmalı..
Hazır Başkan Eker’in söylemi üzerinde konuyu açmışken, birkaç gün önce işadamı Bedrettin Öz aradı.. 22 yıldır İTSO’da çeşitli kademelerde görev almış bir isim. Dedi ki:
“- İTSO seçimlerinin tek bir kazananı olur, o da İskenderun olmalı.. İş dünyasına saygımız sonsuz. Herkes, üretirken İskenderun’u düşünüyor. Vazifemiz, İskenderun’un kalkınmasına katkı sunmaktır. İTSO için yeni bir dönem başlamıştır. Aday olacak isimlere şimdiden başarılar diliyorum. Memlekete hizmet edecek, ayırım yapmayacak, kararlı, yaptırım gücü yüksek, vizyon sahibi her kim başkan olursa, destek vermeye hazırım. İTSO başkanlığı sabır ve fedakarlık ister. Birleştirici olalım, iş dünyasının tüm temsilcileriyle birlikte karar verelim.”
Bence bir kere daha düşünmekte yarar var.
Çünkü asıl iş, İskenderun’un geleceği ise bence asıl mertlik, birlik ve beraberlik içinde olabilmektir..
İnsanlar aynı masaya oturunca en çözümsüz sorunlar bile konuşulabiliyor.
Öyle değil mi?

Yılmaz Akpınar
1974 doğumlu. Güney Medya'da müdür. İskenderun'un önde gelen gazetecilerinden.