Hatay’da kentsel dönüşüm başladı..

Hatay’da kentsel dönüşüm başladı..

İlk balyoz kamu binasına!

Ülke genelinde başlatılan Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde bulunan askeri lojmanlar yıkıldı.

Yıkım dolayısı ile düzenlenen törende konuşan Hatay Valisi Mehmet Celalettin Lekesiz, 33 ilde 150 binanın aynı anda yıkımına başlanacak olan büyük bir dönüşümün ilk adımının atıldığını söyledi. Kentsel Dönüşüm Projesi’nin devrim niteliğinde yenilik olduğuna dikkat çeken Lekesiz, bu fırsattan il ve ilçelerin en iyi şekilde yararlanması gerektiğini vurguladı.
Hatay’da ilk aşamada 3 adet kamu binası yıkımının gerçekleşeceğini kaydeden Lekesiz, “Yaranın sarılması, tedavi edilmesi yerine, yaranın ortaya çıkmaması anlayışının kazandırılması önemli” ifadelerini kullandı.
Lekesiz, “Yarınların şehirlerinin her yönüyle daha yaşanabilir ve sürdürülebilir olmasına katkıda bulunmak, kaçak yapılaşmayı engellemek, olası tüm doğal afet risklerini de bertaraf edecek şekilde şehirlerimizin yeniden fenni ve sıhhi standartlara haiz bir şekilde yapılandırılması amacıyla projenin ilimizdeki başlangıcını buradan yapıyoruz. Kentsel dönüşüm ile belediyelerin uhdesinde olan yenileme, iyileştirme ve güçlendirme gibi dönüşüm projelerine ek olarak bu yeni kanun yeni uygulamalar ve yeni fırsatları da beraberinde getirmiştir. Bu ülkemiz için bu alanda yapılan çok köklü ve devrim niteliğinde reformdur” şeklinde konuştu.
Vali Lekesiz, vatandaşların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Dönüşüm Projeleri özel hesabından tespit kredisi, yıkım kredisi, güçlendirme kredisi, enkaz kaldırma ve yenileme kredilerinden yararlanabileceklerini de sözlerine ekledi.
Çevre ve Şehircilik İl Müdürü M. Melik Kara’nın da konu ile ilgili olarak bilgi verdiği törende daha sonra askeri lojmanın yıkımı için ilk kepçe vuruldu.

1 YORUM

  1. MEHMET TOPTAN
    TİMFED – TÜM İNŞAAT MÜTEAHHİTLERİ FEDERASYONU
    YÖNETİM KURULU ADINA.

    KENTSEL DÖNÜŞÜM
    Yüzde 90’ı birinci derece deprem bölgesi olan ülkemizde afet riski taşıyan 6,5 milyon konut tespit edilmiş durumda. 2010 yılında düzenlenen kurultayla bu riski taşıyan binalarımızın yenilenerek güvenli kentler oluşturulmasına yönelik çalışma başlatılmıştı. Bugüne dek süren araştırmalar ve çalışmanın sonucunda kentsel dönüşüm olarak bilinen “Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkındaki kanun” Meclis’te kabul edildi. Yeni yasayla birlikte mülkiyet hakkındaki yüzde 100 çoğunluk aranması koşulu değişti. Artık afet riski taşıyan ya da dönüşüme tabi olan binanın sahiplerinin 3’te 2’lik çoğunluğunun onayı, yeterli olmakta. Şimdi gelinen nokta, afet riski taşıyan binaların bir an evvel yıkımlarının başlatılması ve yerlerine alt yapısı, üst yapısı, sosyal alanları, yeşil alanları ve diğer donatılarıyla beraber daha yaşanabilir güvenli şehirler oluşturulması aşamasıdır. 5 Ekim günü 35 ilde dönüşüm için aynı anda start alınıyor. Öte yanda kentsel dönüşüme karşı olan ve bu projenin bir rant kapısı olarak görüldüğünü iddia eden çevreler de var. Ancak afet riski taşıyan bu binaların bir deprem anında yıkılmasıyla oluşacak can ve mal kayıplarının sorumluluğunu kim üstlenecek? Yasanın eksik yanları olabilir ancak zaman kaybetmeden dönüşüme başlanması gerekliliği göz ardı edilemediği gibi, bu eksik yanların düzeltilmesi için zaman var.
    Dikkate alınması gereken en önemli konulardan birisi, kentsel dönüşümün uygulanacağı alanlardaki nüfus artışıyla oluşacak altyapı sorunlarının doğru tespiti ve yeni nüfusa göre düzenlenmesi… Afet riski taşıyan binaların yıkılması ve yerine yenilerinin yapılmasıyla birlikte o alanda ciddi oranda nüfus artışının olacağı görülüyor. Bu durum, ortaya çıkacak olan altyapı sorunlarının nasıl aşılacağı sorusunu da akla getiriyor. Dolayısıyla kentsel dönüşüm alanlarında mutlaka altyapının (trafik, yol, kanalizasyon, elektrik-su şebekeleri) yeni nüfus oranlarına bağlı olarak uygun hale getirilmesi gerekmektedir.

    Kentsel dönüşümde emsaller ve Esenyurt örneği
    Kentsel dönüşümün önündeki bir başka önemli sorun imar planlarında uygulanan emsal değerlerinin düşük olmasından kaynaklanmaktadır. Sektörün önünün açılabilmesi, müteahhitlerin afet riski taşıyan binaların yenilenmesi projelerine girişim gösterebilmesi için emsallerin, en azından maliyetleri kurtarabilecek seviyelere yükseltilmesi gerekmektedir. Örneğin özellikle eski yerleşim bölgelerindeki imar planlarında 1000 metrekare arsada toplam 2 bin metrekare daire yapılmasına izin verilmiş. Yani yaklaşık bu apartmanda 100 metrekarelik 20 daire yapılabilmiş. Kentsel dönüşümle bu binaya en azından 3 emsal imar izni uygulanmalı ki, bu projede 3000 metrekare toplam inşaat, yani 100 metrekarelik 30 daire yapılabilsin… Ancak bu olanak sağlanırsa hem müteahhit zarar etmeyecek, hem de konut sahipleri dairelerini yenilemiş olacaktır. Bu konuda İstanbul’da bariz örneklerden biri Esenyurt ilçesidir. İlçede uygulanan yüksek emsaller kimilerine göre yanlış kimilerine göre doğru bulunmaktadır. Aslen sonuçlara bakıldığında sosyal alanları ve donatılarıyla insanların geçmişte yaşadıkları yerlere oranla çok daha rahat yaşanır projeler meydana getirilmiş ve birçok bölgeye de örnek olmuştur. Geçmişte Esenyurtluyum diyemeyen ilçe sakinleri artık Esenyurt’ta oturduğunu veya iş yaptığını gururla ifade etmektedir.

    “Müteahhitler Odası mutlaka kurulmalı”
    Tüm İnşaat Müteahhitleri Federasyonu (TİMFED) Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Toptan , Türkiye’de birçok mesleğin odasının bulunduğunu hatırlatarak önümüzdeki süreçte mutlaka Müteahhitler odasının da kurulması gerektiğini söyledi. Toptan , “Müteahhitlerin denetim altına girip doğru işler yapılmasını sağlamak adına bu kaçınılmazdır. Bugün bir müteahhit bir yerde hatalı bir inşaat yapmışsa, buna kimse engel olamıyor ve aynı müteahhit başka inşaatları yapmayı sürdürebiliyor. İşte tüm bu mesleki faaliyetimizin bir oda tarafından sıkı sıkıya takip edilmesi ve denetlenmesiyle yanlışların önüne geçilebilecektir. Bu durumda piyasada olan art niyetli müteahhitler faaliyet şansı bulamayacaktır ” dedi.

    MEHMET TOPTAN
    TİMFED – TÜM İNŞAAT MÜTEAHHİTLERİ FEDERASYONU
    YÖNETİM KURULU ADINA.

Bir Yanıt bırak