spacer
01 Şubat 2012 tarihinde Köşe Yazıları kategorisine yazilmistir.
Başkana Ültimaton

BAŞKANA ÜLTİMATON!

Onkoloji merkezi ile şehit ve gazi ailelerine yönelik ‘bedelsiz’ konut müjdesi, mecliste hayat buldu.. Ancak, Başkan ’in hizmet noksanlığında sergilediği pasif tutum ile ‘kendi doğrularını’ gündeme dayatması meclis üyelerince büyük tepki topladı..

YATIRIMA ‘EVET’, HİZMET NOKSANLIĞINA ‘HAYIR!’

İskenderun Belediye Meclisi üyelerinin hizmet noksanlığına gösterdikleri tepkileri günlerdir yazıyorum.. Sağır sultan duydu, bir tek belediye başkanı duymadı.. Meclise bakıyorum..
Satırlara döktüğüm her şikayet vurgusunun altı çiziliyor..
Seçim bildirgesinde verilen sözlerin tutulmadığı, dillere düşüyor..
Öyle ki..
gündem maddeleri arasında sıkıştı kaldı..
Bir tepki yükseldi ki, buna Yusuf Bey bile şaşırdı, kaldı!
İlk şok, ’li Meclis Üyesi ’ın Bütçe Komisyon üyeliğinden istifa ettiğini duyurmasıydı.. Ardından, gayrimenkul satışı ile ilgili görüşler patlak verdi.. , DP, ve kısmen ’den de itirazlar yükseldi..

DETAYLARIN KARŞILIĞI YOK
Derken, ikinci şok dalgası, ile Doğan Erten’den geldi.
’un, ‘bütçe onaylanmış, detayların karşılığı yok. Görüyorum ki güven bunalımı var. Buz pateni var, keyfi bir uygulama.. Aciliyet hiçbir zaman konuşulmadı. Neden ölü yatırımları eritmiyoruz. 10 milyon lira para gerekiyorsa, o halde giderini de bildirin’ şeklindeki beyanatına ’li Doğan Erten destek çıktı. Dedi ki:
“- Ercüment Bey haklı. Belediye ticarethane değil, biz grup kararı aldık, ‘red’ oyu vereceğiz.”
Gayrimenkul şatışlarına yönelik belediyenin takındığı tutuma, ’li da kayıtsız kalmadı ve, “82 adet mülkü niye satıyoruz? Belediye olarak ne ürettik ki? Köklü bir yatırım mı yaptık? Geçmiş dönemde ’nin itirazı olmadı mı? Niye bugün farklı konuşuyorsunuz. Gündeme alınmasını bile doğru bulmuyorum” diye konuştu..

PERFORMANS PROGRAMI NEREDE?
Daha dünkü yazımda, muhalefet ayarının yükseleceğini duyurduğumda, ‘kayıtsız’ kalan Başkan Civelek, ’li ’ın ‘ültimatonu’ karşısında şok oldu. Ardından bir şok dalgası da ’den geldi..
Ali Bey, Başkan Civelek’e atıfla, ‘satmayacağız, sattırmayacağız dediniz, öte yandan göz yumuyorsunuz. Oysa hiçbir işlemi performans programına almadınız. Hizmet programımız varsa şayet, ’ndan neden destek görmüyoruz? İstedeniz de, yok mu dedik?’ sözleriyle tepki gösterdi.

İSKENDERUN SAHİPSİZ!
’li , meclis oturumunda çok öfkeliydi. Yerel gazetelerin manşetlerini gösterip, İskenderun’un sahipsizliğine vurgu yaptı.
Yetinmedi.. Köşe yazımdan alıntılar yapıp, hizmet noksanlığına işaret etti.
Haksız da sayılmaz.. Neredeyse tümü, yerel seçimlerde verilmiş sözlerdi..
Garip Bey bu açıklamayı yaparken..
Başkan Civelek’in çizgisine kayıtsız şartsız bağlı kesimde ise sessiz bir mahcupluk gözleniyordu..

NÜFUSUMUZ 184 BİN!
17 BİN VATANDAŞ ‘BUHAR’ OLDU!

Dün bir ayrıntıya daha dikkat çekildi.. Öğrendik ki, son nüfus sayımında 201 bin olan İskenderun nüfusu 184 bine geriledi.. Bu demek oluyor ki, neredeyse 17 vatandaşımız memleketi terketti.. Uçtu, kayboldu, buhar oldu!
Dün, Başkan Civelek, bu verilerden rahatsız olduğunu duyurdu, oysa hatanın büyüğü kendisinden kaynaklanıyordu..
2007’den önce ’nın nüfusunun üzerindeydik..
Her seferinde baskılarla nüfus yoğunluğumuzu gerçek rakamlarla döktük..
Ama Yusuf Bey’in sessizliği, kötü günün başlangıcıydı..
500 bin nüfustan sözederken, pat diye yoğunluğun 184 bine düştüğü bildirildi..
Şimdi ayıklayın pirincin taşını..
17 bin vatandaş ’ndan gelecek parayı da etkileyecek..
Bunun anlamı şu:
- Her ay 300 bin lira gelir kaybı demek..
şimdi ‘kamuoyu’ desteği beklediğini açıkladı..
Oysa meclis üyeleri farklı düşünüyor..
İskenderun gün geçtikçe küçülüyor!

MAHALLELER SİRKE DÖNDÜ!
DP’li , bu duruma isyan etti. Ancak, nüfus yoğunluğundaki düşüşü, Başkan Civelek’in hizmet noksanlığına bağladı. Dedi ki:
“- Mahallelerin durumu çok kötü.. Yollar delik deşik.. Her yer rezalet.. Her yer sirke döndü. Bilboard reklamları iyi de, icraatlar kötü..”
Benzer tepkiyi da dile getirdi. Şandır, tepkisini şöyle ortaya koydu: “İskenderun’da nüfus düşüyorsa, sorumlusu belediye başkanıdır. İskenderun iyi yönetilmiyor.. İnsanlar; , ve diğer beldelere, ilçelere gidiyorsa, orada verilen hizmetleri beğendindedir. İskenderun niye gün geçtikçe küçülüyor, hiç bugüne dek sorguladık mı?”

KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ!
Dr. en büyük ültimatonu, Rahmetli ’ın ismini vermesini planladığı ‘Spor Kompleksi’ne meclis üyelerinin gösterdiği tepkiydi. Bu konuda grubu bir önerge vererek, Kaymakamlık lojmanı civarındaki meydana Denktaş’ın ismini verilmesini önerdi. ise, AVM kavşağını önerdi, DP’li ise, ‘Briç Salonu’nun olduğu yerde gibi önemli bir Devlet adamının isminin verilecek olmasını eleştirdi.

SPOR KOMPLEKSİ BASİT BİR ÇALIŞMA DEĞİL..
Spor Kompleksi için ‘basit bir çalışma’ nitelemesi Başkan Civelek’in tepkisine neden oldu.. ‘Buz pateni, Tenis kortu gibi çalışmaların yer aldığı spor tesisi basit bir çalışma değildir’ diyen Civelek ayrıca, ‘Samimiyetle söylüyorum. Çalmıyoruz, çaldırmıyoruz. Şehrin sahibi hepimiziz.. Bilimsel çalışıyoruz. Altyapıya önem veriyorum. Doğru insanlar kızıyor ama iş bitiğinde Allah razı olsun ya da Allah rahmet eylesin diyeceklerdir. Biz yol haritası belirledik, çalışıyoruz. Bu arada Denktaş Ailesi’yle görüştüm. İsim olayını uygun buldular’ diye konuştu.

KAZA OLURSA, KATİL DERLER!
Belediye Meclis Üyesi , belediyenin yürüttüğü drenaj kanalı çalışmalarına değindi. Kimyon, “Taşıyıcı betonarme 30 cm.’nin altında.. Denetim yok. Yol çökebilir. Tehlike oluşturuyor. Hem bu kanallar Deniz Alayı’ndaki üstgeçitte bitiyor. Otobandan gelen suların bağlantı kanalları derhal yapılmalıdır” derken, üst geçitin bir ayağının servis yolunda olmasını bir kez daha eleştirdi ve ekledi:
“Defalarca söyledim. Gazeteciler de yazdı. Hiçbir önlem alınmadı. Allah göstermesin, yarın bir kaza olursa, Yusuf Civelek katil olarak algılanabilir.”

BAŞKAN UNUTTU!
Katil tanımlaması Başkan Civelek’in hoşuna gitmedi. Bir ara, ‘katil sözü ağır kaçtı’ dedi.. Ercüment Bey ‘Ben dedim’ deyince, ‘siz söylemediniz’ yanıtındaki, unutkanlığıyla meclis üyelerini şaşırttı. toplantıda ayrıca çöp fabrikası konusuna da değindi, Büyükşehir belediyesi örneğini verdi.

ÖRNEK OLSUN
Kimyon, ‘ Büyükşehir Belediyesi’nin çöple ilgili hazırladığı çalışmayı inceledim. Hiç de karmaşık değil, maddeler karışmamış. Buyrun, siz de inceleyin, isterseniz benden temin edebilirsiniz’ diye konuştu, ancak Başkan Civelek, ‘Çöple ilgili çalışma sürüyor. firması denetim görevini yürütüyor’ diyerek, konuyu geçiştirdi.

İŞÇİLERİN DURUMU NE OLACAK?
31 Ocak’ta sözleşmesi biten işçilerle ilgili yazım, mecliste yankı buldu. MHP’li ile, DP’li , ‘Bu işçilerin durumu ne olacak? İki aydır para alamıyorlar, yazıktır, günahtır! Bu insanlar ne yiyecek, ne içecek? Odun paraları bile yok, nasıl ısınacaklar” diye sordular.
Başkan Civelek, ‘gereğini yapıyoruz. Zamanı gelince imzalayacağız’ sözleriyle konuyu kapatmaya çalıştı.

SATIŞA ‘ŞERH’ KOYUN!
Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek, gayrimenkul satışlarıyla ilgili de “iskele, köprü, taziye evleri yapacağız. Kentsel dönüşüm için yer arıyoruz. Bir çok yeri kamulaştırıyoruz. Hatta kendi oturduğum lojmanı bile satışa çıkarıyorum. Bu hizmetlerimiz için para gerekiyor. Mülk satışı bizim için önemli.. Gelin, bu kararımıza destek verin, altına da yapacaklarımız adına ‘şerh’ koyalım” dese de, , DP ve MHP grubu bu duruma itiraz etti.
Grup Başkan Vekili , mülk satışlarıyla ilgili, ‘Geçmiş dönemde, arsalar yandaşlara peşkeş çekildi. Biz bunları unutmadık. Belediye şeffaf bir yaklaşım içinde. Yanlışımız varsa, hesabını veririz’ derken, de, ‘Biz taşocaklarını satın alıp, taş satanları da unutmadık’ sözleriyle tansiyonu yükseltti.

‘YA SEV YA TERK ET’ TARTIŞMASI!
’ın ‘Bilboard çalışmaları gayet güzel oldu. Eskiden ‘ya sev ya terk et’ afişleri yapıştırılıyordu. Bu durumu benimsemiyorum’ sözlerine DP’li anında tepki gösterdi. Çirkin, ‘Bu afiş anlayanlar için doğru bir söz.. ’yi sevmeyenler için söylenmiştir. ’yi seven, sahip çıkan insanların başımızın üzerinde yeri var. Biz biriz, beraberiz.. Ancak, ’yi sevmeyen, bölmeye çalışanlar terketsin. Kamil Bey, olayı çarpıtmasın, tahrik etmesin’ sözleriyle tepkisini ortaya koydu.

MİKROFON DA, KLİMA DA ARIZALI!
Bir belediye düşünün, her yeri dökülüyor.. Kaldı ki, bu umursamazlık, ilgisiz durumlar meclis üyelerini bile çıldırttı. Ne zaman ki, meclis üyesi mikrofonla görüş bildirmek istese, mikrofondan ses çıkmıyordu..
İşin asıl kötü kısmı, meclis üyeleri çalışmayan klimalar yüzünden, paltolarını giyinmek zorunda kaldı..

HAYIRLI OLSUN!
Günün iki güzel olayı Onkoloji Merkezi ile şehit ve gazi ailelerine yönelik ‘bedelsiz’ konut müjdesine sunulan katkıydı. ve ortak önerge verip, Onkoloji Merkezi yatırımı için konuyu meclis gündemine taşıdılar. Yanılmıyorsam, Pazartesi günü komisyondan geçecek kararla birlikte, güzel bir yatırıma ev sahipliği yapacağız. Diğer bir husus ise, şehit ailelerine yönelik ‘bedelsiz’ konut müjdesiydi. Meclis oturumunda şehit ve gazi ailelerin de temsilcileri vardı. Mutluydular..
’li Doğan Erten ve CHP’li çok doğru konuştu. Dediler ki:
“- Maddenin kapsamda ‘dul ve yetimlere’ diye bir ifade var. Böyle bir uygulamayla, karar mercilerine onbinler yüklenir, talepte bulunur. İfadenin değiştirilmesini talep ediyorum. Ayrıca, arazinin bedelini hayırsever ödüyor, tapu harçlarını da karşılıyor, burada belediyenin bir işlevi yok. Encümen işi nedir? İlgili bu madde kalksın, siyasi bir çıkar sağlanmasın. Hayırsever girişimcilerimizi kutluyorum, teşekkür ediyorum. Çok hayırlı bir çalışma olmuş”
Tamamen haklılar..
Kaldı ki, Başkan Civelek de, ‘komisyonda bu durumu düzelteceğiz’ diyerek, hatanın farkına vardı.
Bu arada, MHP Grubu, sözde soykırımı inkara ceza gerektiren yasayla ilgili Fransa’nın belediye meclisinde ‘protesto’ edilmesini içeren bir önerge verdi, kabul gördü..
Özetle..
Meclis oturumunda çıkardığım sonuç şudur..
Yusuf Civelek’e karşı muhalif gruptan bir ‘ültimaton’ rüzgarı esti..
Kaçtır uyardık, anlamak istemedi..
Başkan Civelek, umarım bu ‘sert’ tepkinin şifrelerini iyi okur, bugüne dek yaptığı hataların farkına varır..
Yusuf Bey artık, bu gerçeği görmezden gelemez..
İskenderun’un sahipsizliğine akıl yormalı..
Belediye meclis üyeleri değişmediğine göre, değişen ne veya kim?
Bence, öncelikle bu soruya cevap bulmakla yola koyulmalıdır, diye düşünüyorum. Yarın çok geç olabilir!


“Başkana Ültimaton icin 5 Yorum

  1. avatarCahit Tas diyor ki:

    Baskanda degil en buyuk suc onu bu koltuga oturtturan partide. Civelek bey secildigi gunden itirabaren Iskenderun gerilemeye basladi. Sokaklar, kaldirimlar cukur ve pisliklerle dolu, sehir ici trafigi allak bullak, yayalar icin trafik isiklarinin cogu calismiyor calisanlar ise yayalar icin yesil isik suresi cok kisa.
    Iskenderun ilerliyecegi yerde ne yazik ki her gun geriliyor. Politikanin “P” sinden anlamayan bir baskanla zaten olacagi budur. Sayin Civelek bey gorevinizin altindan kalkamayacaginizi acik ve net bir sekilde kanitladiniz. Sizi istifaya davet ediyoruz. Her gecen gun batakliga daha cok saplaniyorsunuz.

  2. avatarserdar SİMSEK diyor ki:

    İSKENDERUN CAN ÇEKİŞİYOR

    Bir okur mektubu, aynen aktarıyorum:
    “İyi çalışmalar Yılmaz Bey,
    Yazılarınızı her zamanki gibi zevk alarak okumaya devam ediyorum. Memleketimden sizin üslubunuzla haber almak bana ayrı bir keyif veriyor.
    Uzun bir aradan sonra İskenderun’a gelme imkanı buldum.
    Gerçi gelme nedenim güzel olmasa da, İskenderun’da olmak beni çok heyecanlandırıyordu. Ama gördüklerim karşısında dilim tutuldu Yılmaz Bey. İskenderun ne hale gelmiş, nasıl bu kadar bakımsız sahipsiz bırakılmış, mezbeleliğe döndürülmüş inanamadım. Bugün size bu izlenimlerimi paylaşmak için bu satırları yazıyorum. Siz sürekli İskenderun’dasınız ama dışardan gelen birinin izlenimleri daha net oluyor inanın.
    Şehre Adana tarafından giriş tam analamıyla bir köye giriş gibi olmuş.
    Çamurlar, kırık, yolun kenarına yığılmış asfalt ve toprak yığınları ile resmen İskenderun’un girişi rezalet bir durumda. Oysa basit bir kasaba bile olsanız, şehrinize giriş ve çıkışlara ayrı bir özen gösterirsiniz. Çünkü oralar o şehrin aynasıdır. Şehir merkezlerinin nasıl olduğunun da göstergesidir.
    Şehir merkezi ise; Aman Allahım! Ne olmuş inanamadım.
    Çukur, tümsek, girinti çıkıntı olmayan bir tek cadde bile yok.
    Su birikintileri, çamur her yerde. Şehir de bir düzensizlik, vurdum duymazlık hakim olmuş. Bunu hissediyorsunuz gerçekten.
    Bu şehir artık yaşamıyordu, sadece can çekişiyordu.
    Üşenmedim, arabama atladım.. Mustafa Kemal ve Sakarya Mahalleleri’ne gittim. Gördüğüm manzara daha da korkunçtu. Ve işte o zaman İskenderunu’un artık bittiğine kanaat getirdim. Bir belediye nasıl bu kadar aciz içinde olabilir, nasıl bu kadar proje yoksunu olabilir anlayamıyorum. Sayın Civelek’in seçim bildirgesini buldum ve okudum ne vaat etmiş ne gerçekleştirmiş diye bakmak amacıyla. Yetersiz bir çalışma..
    Proje demek, şehrin çehresini değiştiren yapılardır. İnsanların bakınca, ‘Helal olsun’ diyeceği eserlerdir. Ancak koca internet sitesinde sadece iskele projesi var. Bu arada sahile döşenen taşları da görme fırsatım oldu. Bir sahili nasıl çirkinleştirmek istersiniz derseniz, ben de size gidin belediyenin sahile döşediği taşlara bakın derim, Yılmaz Bey. Daha önceki yazılarınızda bu taşları övmüştünüz hatırlıyorum ama bu kadar soğuk, renksiz ve donuk bi taş olamaz. Resmen sahili soğutmuş, dondurmuş. Tamam denize dayanıklı olabilir ama, aynı standartlarda daha sıcak ve gösterişli taşlar da var.
    Bunun için uzaklarada gitmeye gerek yok. Bir kaç sahil şehri gezseydi eğer Sayın Civelek. Örnek alacağı çok güzel taş yollar görebilirdi.
    Sayın Civelek’in övündüğü şeylerden bazılarıda eski yapıları yıkmak ve oralardaki molozları hemen temizlemek. Ama sorarım size, elimizde halen yıkılan bit pazarı varken, yıktığın yeri şehrin göbeğinde çamur birirkintisi şeklinde bırakırsan, yıllardır oralara proje üretememişsen, ne önemi var eski sebze halini yıkmanın, pac meydanındaki eski yapıları yerle bir etmenin.
    Göreceksiniz bakın bunların sonuda aynı diğerleri gibi atıl bi şekilde beklemek olacak. Sadece birer moloz yığını o kadar. Bu arada eski bit pazarına proje üretemeyen belediye bir tabela asmış oraya. Ücretsiz otopark diye.
    Ancak oraya kurulmuş üç beş kişi bazı yerleri sandalye ve ip çekerek kapatmış ve park eden araçlardan para talep ediyorlar ve orayı açıyorlar bilginiz olsun. Bu konuya eğilmenizi çok isterim.
    Sayın Civelek iyi bir doktor olabilir ama maalesef iyi bir belediye başkanı olamadı. Üç yıldır önemli bir eser ortaya koyamadı. Şu an bir proje yapmaya kalksa bile iki yılda bitiremeyeceği için seçimleri kaybetmesi artık kaçınılmaz oldu. Bunu içinde bulunduğu siyasi partiye oy veren ve seçimlerde anne ve babası Sayın Civelek’e oy vermiş biri olarak söylüyorum. Şehrin nüfusu 17 bin azalmış, nereye gitti bu insanlar diyorsunuz ya. İşte o giden insanlardan ikisini tanıyorum. Annem ve babam. Çay mahallesindeki evlerini kiraya verip, Gökmeydan Beldesi’ndeki yazlıklarına taşındılar. Nüfus kayıtlarını da alarak tabii. Bu bir tepkiydi.. Bu İskenderun’dan kaçıştı.
    Sayın Civelek’in İskenderun’u getirdiği durum maalesef budur.
    İskenderun’la ilgili yapılacak o kadar çok şey varki .Onları da yazımın sonunda sizinle paylaşmak istiyorum. Eminim bunlar bu şehre yapılsa İskenderun’un çehresi değişecektir. İlk olarak acil olarak, Arsuz kavşağı, Pac Meydanı ve Tayfur Sökmen Bulvarı ile Sanayi kavşağını olduğu yere köprülü kavşaklar yapılmalı ve trafik daha güvenli hale gelmelidir.
    Büyük çarşı işhanı yıkılmalı belediye özel imar izni ile yıkılan bölgeye çok katlı 2 yada 3 blok dikerek, bu bloklardan birini mal sahiplerine istimlak karşılığı verip mağdur etmeden ve kendiside kaybetmeden sehre modern binalar kazandırmalı.
    Şehre görünümüyle değer katacak prestijli caddeler kazandırılmalı.
    Belediyenin önünde bulunan cadde trafiğe kapatılmalı ve yayalaştırılmalı,halkın nefes alabileceği bir buluşma yeri olmalı. Orda bulunan tüm işletmeler işgaliye parasını ödeyerek sandalye ve masalarını dışarıya atarak yaşayan bir cadde yaratılmalı.
    Sahilde bir bölüm barlar ve kafeler sokağı olarak düzenlenmeli.Turizmin gelişmesi istiyorsak insanlara eğlenecekleri yerler göstermeliyiz çünkü.
    Ziraat bahçesi ve karayolları arazisi belediyeye kazandırılarak oralara temalı parklar kurabiliriz
    Deniz alayından başlayıp, Soğukoluk’a çıkan bir teleferik projesi turistleri çekmek için güzel bir neden olabilir.
    Sahilde yüksek bir kule ve içinde dönen bir restoran sizce de şehrin sembolü olmaz mıydı?
    Yine sahilde bir aqua park yapılarak yeni bir eğlence merkezi yaratılmalı
    Sahilden başlayarak alışveriş merkezi ve kampüse kadar uzanan kısa bir raylı sistem şehre değer ve trafiğe kolaylık katar.
    Sahile bir değil birden fazla iskele yapılmalı.
    Bu iskelerin üzerinde kafeler olmalı.
    Yat limanı acil olarak yapılmalı
    Kente yatay değil dikey büyüme getiecek binalara izin verilmeli
    Evet Yılmaz Bey İskenderun sevdalısı bir öğretmen olarak sizinle bunları paylaşmak istedim. Umarım Sayın Civelek de bunların farkına varır ve yanlışlardan döner. İyi çalışmalar..

    Serdar ŞİMŞEK

  3. avatarİSKENDERUN'LU diyor ki:

    KARŞI MUHALİF GRUBUNUN HER TARAFI ÜLTİMATON OLSA NE YAZAR…?

  4. avatargültepe diyor ki:

    Belediyenin hangi işi dogruki.. 17 bin insan buhar olmus olcak sey degil

  5. avataresentepeli diyor ki:

    meclis üyelerini kutluyorum, baskan tepkiyi coktan hakemisti. İskendern sirke dönüstü gercekten

Leave a comment

Yeni yorum yapıldığında E-mail ile bildir. Ayrıca yorum yapmadan abone olabilirsiniz.


Bu sayfada yayinlanan yorumlar okuyucularin kendilerine ait gorusleridir. Yazilan yorumlardan İskenderun Haber veya http://www.iskenderunhaber.com hicbir sekilde sorumlu tutulamaz.

Yılmaz Akpınar
avatar

Bu yazi Yılmaz Akpınar tarafindan yazilmistir. Yazara ait 753 yazi bulunmaktadir. Yazarin yazilarina abone olmak icin RSS kullanabilirsiniz
Email: vitrin2005@hotmail.com