Partiyi yiyip, bitiriyorlar!

Partiyi yiyip, bitiriyorlar!Bir yandan İbrahim Çolakoğlu’nun delege listesi, diğer taraftan geçici yönetimin başkanlığındaki Jorj Basus’un yeni listesi derken, mahkemeye taşınan kısır çekişme ‘hukuk’ ayarıyla netlik kazandı..
Aynı gün yazdım..
Tek tek isim verdim, sıkıntıyı paylaştım..
Nihat Karpuz da mehkemeye gitmişti.. Sonuç;
İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, tüzüğün 44/C maddesi gereğince mütevelli heyetin açık olarak ifade edilen görevine dikkat çekerek, “Mütevelli heyet, sadece olağan üstü kongreye götürebilir. Delege seçimi yapamaz ve olağan kongreye götüremez!” kararını verdi..
Şimdi gözler genel merkezde..
Yanılmıyorsam, karara ‘itiraz’ edecekler..
Eğer mahkemenin kararı, bu şekliyle kabul görürse, kongre tarihi ertelenecek..
Herşey allak bullak olacak..
Sadece Yusuf Civelek değil, Nihat Matkap’ın da etkinliği uçup, gidecek..
Zira onlar için bu durumun çok önemi yok gibi..
Tek kelime ettikleri de..
“Bölünüyoruz, küçüleceğiz” endişesi içinde değiller..
Bunun için filozof olmak gerekmiyor..
Yıllardır söylüyorum, yazıyorum..
Ne değişti?
CHP’de manzara hep aynı..
Bir partinin içinde iki ayrı ‘dünya görüşü’, iki ayrı ‘yöntem anlayışı’, iki ayrı ‘duyarlılık’ var.. Ve bu ikisi birbiriyle ‘uzlaşmaz’ durumda..
Peki bu konuda kim, ne yapıyor? Hiçbirşey!
Soruyorum; Parti içindeki iki ayrı duyarlılıktan ortak bir duyarlılık çıkarmaya çalışmak için enerji harcamaya gerek var.. O enerjiyi sağlayacak bir güç var mı CHP’de? Yok!
Parti, iki ayrı görüşü incitmemek adına kamuoyuna bir bildiri sunmak durumunda kendisini sorumlu tutan bir yönetim var mı?
O da yok!
Tamam anlıyorum..
CHP çağdaş sosyal demokrat bir parti olma özlemi içinde..
“Özgürlükler” diye tutturalım diyorlar. Türkiye’nin yeni statükosuyla mücadele etmek istiyorlar. Şehirlerin lüks semtlerinin, tatil beldelerinin dışına çıkmak istiyorlar. Ama böyle değil..
Bu yol çıkmaz sokaktır..
İskenderun CHP aylardır, iç meseleyle kutuplaşmayla meşgul..
Partiyi yiyip bitiriyorlar.
Enerjisini tüketiyorlar.
Cesur çıkışların önünü kesiyorlar..
Böylece ortaya iki ayrı ‘dünya görüşü’nü tatmin etmeyen bir parti çıkıyor..
Kurultay olmuş ne fark eder?!

BAŞKAN, BU NE İŞ!?
Onkoloji yatırımı arazisi için Başkan Civelek ‘çekimser’ oy kullanmıştı.
‘Yatırımı destekliyorum’ dedi, ama geri planda kalmayı tercih etti.
İdare olarak önergeye omuz vermekten kaçındı..
Topu meclis üyelerine attı..
Sonra ne oldu? Önerge; başkanın isteğiyle idareden değil, AK Parti ve CHP’li meclis üyelerince gündeme getirilidi..
Oy çokluğuyla da ‘kabul’ gördü..
Derken, Mimarlar Odası ‘itiraz’ etti..
Bu kez, geri planda durmayı tercih eden Başkan Civelek, itirazı değerlendirelim diye ilgili maddeyi kendi grubuna pas etmedi, ‘yeşil ışık’ yakarak idarenin gündeme getirmesini sağladı..
Yani tam tersi! Herkes şaşkın..
1 Mart’taki oturumda itiraz, CHP’nin katkısıyla ‘red’ edilirse, başkan Civelek ‘demokratik’ bir yaklaşımı baz aldım diyecek ama yatırımlara ‘destek’ beyanatları da gözden geçirilecek, ‘evet’ dediğine, yarın ‘hayır’ diyen CHP grubu olarak tarihe geçecek.. Aksine, itiraz kabul görürse ‘hasassiyetleri ele aldım. Endişeleri paylaşarak çözüme odaklandım, bu yüzden çekimser kaldım’ diyecek, ‘yeşil alan’ sevdalısı olarak sıyrılmaya çalışacak..
Amma, velakin.. İtiraza, sadece CHP’den destek gelirse, bu ‘şaşırtmaca’dan ötürü AK Parti ile başkan arasındaki diyalog kopacak, CHP’deki fay hatları kırılacak, alternatif koalisyon hesapları kurulacak, başkan yeni depremlerle karşılaşacak..
Çok bilinmeyenli denklem gibi..
Karmakarışık bir durum yani..
Ama olaya nereden bakarsanız bakın, kapı tek yöne çıkıyor..
Bu denklemi ve depremi yaratan Yusuf Civelek’in ta kendisi..
Bu sorgulama yapılmazsa, başkanın işi gerçekten çok zor!
Çünkü aynı başkan, CHP grubunun geçmiş yönetimlere ‘gayrimenkul’ satışlarını müsaade etmeyen, karşı gelen anlayışını hiçe sayıyor, ısrarla gündeme getirmeyi biliyor..
Üstelik..
İskenderun Belediyesi; AVM civarında sosyal donatı, altyapı ve ulaşım gereksinimleri var diyen Mimarlar Odası’nın beyanıtını kendi elleriyle meclise teslim ederek, hizmetteki noksanlığını kabul etmiş oldu..
Hayırdır, ne iş?

HEYELAN GELİYORUM DEMEZ!
Anlıyorum ki, İskenderun Belediyesi vakit kaybediyor..
Çünkü, Gülen Koleji’nin sırtına bakan yamacın yarattığı tehlikenin farkında değil.. Heyelan resmen, ben geliyorum diye bağırıyor!
Manşette duyurduğumuz haber için, belediyenin ne yapacağını gerçekten merak ediyorum.. CHP’nin kurultayı, meclisin itiraz gündemi derken, İskenderun’un sorunları hepten unutuldu sanırım..
Fotoğrafa bakar mısınız?
Toprak kayıyor, kaya parçaları kopuyor, yarıklar oluşuyor..
Ama belediye bu duruma halen sessiz kalabiliyor..
Üstüne üstlük, meteorolojinin ‘ani su baskınları’ duyurusundan sonra, Gülen Koleji ve civarında ikamet eden konut sahiplerinin Allah yardımcıları olsun..
Allah’a havale ediyoruz çünkü..
İskenderun suskun!
Ama Hatay Valiliği Harbiye’deki heyelanı görüyor..
Şelalenin bulunduğu alanda meydana gelen ve yaya kaldırımının çökmesine neden olan heyelan bölgesinde incelemelerde bulunuyor.
İskenderun’da ise ne bir tedbir ne de bir inceleme var..
Allah korusun ama, o eğitim yuvasında okuyan öğrencilerin başına birşey gelse, belediye bunun sorumluluğunu nasıl üstlenecek?
Henüz tedbir almak için vakit varken, neyi bekliyorlar Allahaşkına?
İnsan hayatı bu kadar mı ucuz!?

ORC’DE İSKENDERUN YOK!
Objektif Araştırma Merkezi (ORC) tarafından 14-20 Şubat tarihleri arasında 81 il merkezi ve 16 büyükşehirin bütün metropol ilçelerinde yapılan araştırmada 14 bin 612 kişiyle yaptığı ankette, en başarılı ve en sevilen başkanlar sıralamasında ilk 10’u belirledi. Antakya Belediye Başkanı Lütfü Savaş listede yüzde 57.3 oy oranıyla 5. sırada yer alırken, İskenderun Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek’in esamesi okunmadı. Ne yazık ki, en başarılı ve en sevilen belediye başkanları arasında Başkan Civelek’in adı bile geçmedi..
Sanırım, Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek için bu sonuçların hiçbir önemi yok.. Çünkü umurunda bile değil!

Yılmaz Akpınar
1974 doğumlu. Güney Medya'da müdür. İskenderun'un önde gelen gazetecilerinden.