spacer
29 Haziran 2011 tarihinde Köşe Yazıları kategorisine yazilmistir.
Öcalan’ı da aday gösterseler, ne olacak?

Bu nasıl çıkmaz yoldur öyle..
, ’a omuz vermek üzere yemin etmiyor..
ise, ’da siyasi şov yapıyor, PKK’ya omuz vermek, KCK davasından hükümlü Hatip Dicle’yi meclise taşımak üzere yemin etmiyor..
Boykot üzerine boykot..
Üstelik bunu, çözüm mekanizmasının işlendiği, demokrasinin merkezi dışında yürütüyorlar. Sorsanız, milli irade..
Hadi ordan!
Bana sordunuz mu?
Ahmet amcadan, Fatma teyzeden helallik aldınız mı?
Kime danıştınız?
, haklı olarak ’nin tavrını eleştiriyor..
Kılıçdaroğlu ‘biz sizin gibi adam satmayız’ diyor..
Cevaba bakar mısınız?
Klasik bir Kılıçdaroğlu taktiği..
Söz konusu davasının suyunu çıkarıyor..
Hukuku yok sayıyor..
Mahkeme heyetini, savcıları ‘ti’ye alıyor..
’ye sırtını dayıyor..
Allahaşkına ne olmasını bekliyorsunuz?
Hatip Dicle meselesini ele alalım..
Diyelim ki, yarın gittiler ’ne ve “girebilir” diye bir karar aldılar veya Meclis’te bir yasal değişiklik yapıldı ve Hatip Dicle’ye “mevcut vaziyetiyle Meclis’e girebilme” vizesi çıktı.
Dört sene sonra ne olacak?
Ya da bir ara seçimde, Dicle’ye mahkumiyetine rağmen “Meclis yolu” açılırsa ’nin ilk seçimde Öcalan’ı aday göstermesinin önüne nasıl geçilecek?
Düşünsenize, toptan istifa edip ara seçime yol açsa ve Hakkâri’den Abdullah Öcalan’ı aday gösterse ne olacak?
Milli irade mi diyeceğiz?
Vallahi iş zor, billahi iş zor.
Bir sonraki seçimde kürsüden, “Öcalan’a Meclis yolunu siz açtınız” diye ’yi suçlarlarsa ne diyecek?
“Biz olduğumuz sürece Öcalan hapisten burnunu çıkaramaz” diyen ne diyecek? mi? Onun işi kolay. Yeni için her yol Paris!
Amaçları belli..
Meclisi çalıştırmamak!

TAYYİP ERDOĞAN MODELİ Mİ?
Bugün ’nin yasaklı milletvekilleri ile o günkü Tayyip Erdoğan arasında büyük hem de çok büyük fark var.
Tayyip Erdoğan hapishanedeyken de, hapishane çıkışı yasaklıyken de
“büyük bir siyasi fenomendi”.
Kitleleri ve bir partiyi arkasından sürüklüyordu.
Nereden bağımsız aday olsa oradan milletvekili olabilecek güçteydi.
’nin Meclis’e katılma hakkı elde edemeyen milletvekilleri içinse aynı şeyi söylemek mümkün değil.
Arkalarında CHP’nin gücü olmasa ikisinin de siyasette bir rüzgâr estirmeyi bırakın, seçilmeleri bile mümkün değildi. Dahası Davası nedeniyle “mağdur” gibi görünmeseler milletvekili adayı olmaları da büyük ihtimalle söz konusu değildi.
O nedenle bugünkü durumu o günkü durumla karşılaştırmak pek de olası değil.
Ayrıca o gün bütün gücüne ve karizmasına rağmen aday yapılmayan Tayyip Erdoğan ne tehdit etmişti kimseyi, ne de Meclis’te bir boykottan falan söz etmişti.
Fark burada..
CHP’de hakkını ona göre aramalı..

MUTLU OLDUN MU?
yatırımında ÇED raporu için yürütmeyi durdurma kararı çıktı ya..
Arkadaş mutlu sanırım. Ağzı kulaklarında!
Bir de demeç vermiş..
Ama hakkında çıkan onlarca iddia karşısında ‘tık’ yok..
Bu mudur yani..
O arkadaşın öfkesinden doğan felaketi neden bizler çekiyoruz?
Ne yapacağız bu saatten sonra..
Her yatırımı mahkemeye taşıyan zihniyetlerin sayesinde patinaj mı çekeceğiz?
İskenderun’un günahı ne?


Leave a comment

Yeni yorum yapıldığında E-mail ile bildir. Ayrıca yorum yapmadan abone olabilirsiniz.


Bu sayfada yayinlanan yorumlar okuyucularin kendilerine ait gorusleridir. Yazilan yorumlardan İskenderun Haber veya http://www.iskenderunhaber.com hicbir sekilde sorumlu tutulamaz.

Yılmaz Akpınar
avatar

Bu yazi Yılmaz Akpınar tarafindan yazilmistir. Yazara ait 753 yazi bulunmaktadir. Yazarin yazilarina abone olmak icin RSS kullanabilirsiniz
Email: vitrin2005@hotmail.com