spacer
10 Şubat 2011 tarihinde Köşe Yazıları kategorisine yazilmistir.
Deprem afet acil eylem planı gündemde

DEPREM AFET ACİL EYLEM PLANI GÜNDEMDE

Dün, ’ın deprem açısından risk taşıdığını Prof. Dr. Mete Işıkara’nın ortaya döktüğü bilimsel verilerle duyurmuştum.
Hemen heyecan, korku yapmayalım..
Şimdilik olasılıkları tartışıyoruz..
Amacımız, tedbiri insanların belleklerine taşımak..
Öyle de oldu.. Ben ‘’ın risk haritasını’ kaleme alırken, dün İskenderun’da bazı gelişmeler yaşandı. Belediye Başkanı Dr. , bilimsel bir çalışma ışığında ‘deprem’in yaratabileceği tahribatı, alınacak önlemlerin potansiyel alanlarını ve bu riski ‘minimize’ etme boyutunu tartışmaya açmış.. Aslında bir aylık süreç zaten belli aralıklarla işliyordu.. Belediye Başkanı Dr. , sürekli ile istişare halinde.. Dün bu toplantılara bir yenisi daha eklendi.
Öğrendim ki, İnşaat Mühendisliği bu konuda envanterler çıkarmaya hazırlanıyor.. Bu güzel bir haber!
Çünkü, her an olası bir 7.0 ve üzerinde büyüklükte bir deprem söz konusu olabilir..
Hazırlıklar, çalışmalar, tartışmalar bu yüzden..
Çok şükür.. Başkan Civelek günümüze dek ihmal edilmiş bir ‘gerçeği’ akademik bir düzeyde masaya yatırıp, “Deprem Afet Acil Eylem Planı’na işlerlik katmaya çalışıyor. Ne var bu programın içerisinde?
* Mesela yollarımız dar, 7 metre.. Olası bir şiddetli depremde yıkılan binalara nasıl müdahale edeceksiniz? Yol denen birşey kalmayacak!
* Binaların dayanıklılık testi..
* Yapı denetim firmalarına imar kanunu ve yönetmeliklerinin hatırlatılması..
* Mühendis ve mimarlarca, bina güvenliğini sağlayacak tedbirlere harfiyen riayet edilmesi gibi..
’nün bu konuda uyarıları dikkate alınmalı..
Başkan Civelek’in, sık sık ‘bilimsel verileri’ dikkate alarak, ortaya koyduğu yaklaşım herkese ‘rehber’ olmalı..
Çünkü, yegane sıkıntımız tek başına depremin yaratacağı tahribat değil..
Körfez kirliliği, çevreye verdiğimiz zarar, betonlaşma da bir bakıma ‘deprem’ kadar tahribat yaratan faktörler arasında yer almıyor mu?
Yapmamız gereken şu?
İskenderun’u kağıttan şehre dönüştürmeyelim..
Yıkmayalım, dökmeyelim!

ANKARA/ VAN ‘KEDİ’ İÇİN ATIŞIYOR!
BİZ GÜVERCİNİMİZİ UNUTTUK MU?

Ankara Büyükşehir Belediyesi ‘gülen kedi’ logosunu gündeme getirdi, kıyamet koptu.. Van Ticaret ve Sanayi Odası’nın, Van kedisinin Ankara için logo olamayacağı yönündeki açıklaması ‘tanıtım hevesi’ olarak hafızalarımıza yerleşti..
Düşünün ki, Van Kedisi/Ankara kedisi tartışması siyasi arenada ‘fırsatçılık’ malzemesi olarak kullanıldı.
Yok Ankara kedisi şöyledir.. Özellikleri farklıdır!
Yok ‘Ankara Büyükşehir Belediyesi, logosunda Van kedisini kullanmıştır, izin vermeyiz’ türünden haftalardır süren bir tartışmayla zihnimizi kaybettik..
Peki, o halde hatırlatalım..
()’nın girişimleri sonucu aynı şehir ile özdeşleşen ve dünya barışına hizmet edilmesi maksadıyla organize edilen ’21 Eylül İskenderun Güvercini Barış Festivali’ sonrasında güvercinimizi kimsenin andığı yok..
Genel Sekreteri ’nün emeğini hiçe mi sayacağız? TOBB Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Çağrı Belibağlı’nın azmini unutacak mıyız? Başkan Vekili ’nun girişimlerini hasır altı mı edeceğiz?
Haberiniz olmayabilir.. Hani ’de 5 yıldızlı bir otel kurulsun diye çırpınıyoruz ya.. İşte o yatırımcı daha vefalı çıktı.. Otelin logosunda ‘İskenderun Güvercini’ni kullanacağını duyurdu..
O halde soralım..
Hani, dünyanın 6 harikasını içeren eserin konuşlanacağı, 7.’si için ‘barış’ sloganını haykıracağımız, ‘güvercinlerimizi’ anlatan bir alan tahsis edilecekti, ne oldu?
Bilginiz olsun diye yazıyorum.. Valiliği ve DOĞAKA iş birliği ile gerçekleştirilen Kent Logosu’nun oylaması tamamlandı..
22 binin üzerinde oy kullanıldı.. Yanlış duymadınız.. Şehrin markalaşma sürecinde görsel olarak ifade edecek bir ikon için logolar tasarlanıyor, insanlarımız da bu yeni yapılanmaya dahil olup, oy kullanıyor..
İskenderun için neden böyle bir çalışma yapmayız ki?
Bizim markamız yok mu? Yeni bir kent logosu hazırlayalım..
İçinde sanayi, turizm ve güvercin olsun!
Elimize mi yapışır?!

GÖZ GÖRE GÖRE ÇÜRÜYECEK Mİ?
Kaçtır yazıyoruz. İlk gündeme getiren gazeteniz ‘’ oldu.. ’in Doğuş kapısı karşısında yıllar önce inşa edilen ve ne yazık ki kullanılmayan ‘Karayolları’ lojmanları öylece karşımızda duruyor, göz göre çürüyor..
Hiçbir kurum kullanmadığı gibi, şehrin dışında terk-i diyar edilmiş..
Oysa ‘uyuşturucu müptelasından’ kurtulmak isteyenlerin haykırışlarını gördükçe içim yanıyor.. İskenderun’da ne Mustafalar, Onurlar, Ahmetler var..
O gençlerin gözlerinde, kendi ‘çaresizliğimizi’ görüyorum..
İlgisizliğimizi yaşıyorum..
O hapsolmuş yüreklerde ‘kayıtsız’ kalmanın tarifini bir yapın da göreyim!
Vicdanınız sızlar vicdanınız!
Yazıktır, günahtır! Oysa bahsettiğimiz karayolları lojmanları tam AMATEM’in konuşlanması için biçilmiş kaftan.. Hem şehir dışında hem de dilediğiniz büyüklükte ve sayıda odaları mevcut.. Uyuşturucu illetinden kurtulmak isteyen gençlerimizi burada rehabilite etmeyeceğiz de, nerelere göndereceğiz?
Yok mu gücümüz? Yok mu paramız?
Söyler misiniz bana, karayollarını baştan aşağı tadilattan geçirmek bu kadar mı zor?

ŞAŞIRDIM!
Adam belediye meclis üyesi.. Ama aynı zamanda İskenderun’da bir turizm derneğinin de başkanı.. Şimdi böyle bir derneğin, aslında 5 yıldızlı otellerin kurulmasına destek olması, turistleri İskenderun’a çekmesi gereken formülleri üretmesi geekiyor, öyle değil mi? Üzgünüm, tam aksine.. Bir oturum vakti 5 yıldızlı otel hususunda oylama yapılıyor, o beyefendi çıkıyor ‘Red’ diyor..
Anlayan varsa bana bir zahmet anlatsın, günlerdir bu ‘tuhaflığı’ çözemiyorum çünkü..


Leave a comment

Yeni yorum yapıldığında E-mail ile bildir. Ayrıca yorum yapmadan abone olabilirsiniz.


Bu sayfada yayinlanan yorumlar okuyucularin kendilerine ait gorusleridir. Yazilan yorumlardan İskenderun Haber veya http://www.iskenderunhaber.com hicbir sekilde sorumlu tutulamaz.

Yılmaz Akpınar
avatar

Bu yazi Yılmaz Akpınar tarafindan yazilmistir. Yazara ait 752 yazi bulunmaktadir. Yazarin yazilarina abone olmak icin RSS kullanabilirsiniz
Email: vitrin2005@hotmail.com