DON KİŞOTLUKLA OLMAZ!

Yine öyle oldu.. Üslupta ‘kantarın topuzunu kaçarınlarla’ defalarca kez konuştum.
Hatta, bu konuda yazdığımız yazılar nerdeyse adam boyu oldu, ama bugüne kadar istediğimiz sonucu alamadığımız halde, dostlar “Yanlışımız var mı, varsa nerede?” demek zahmetine katlanmadı.
Bugün, Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek’e yönelik yapılan acımasız eleştirilerin benzerini bir süre önce Denizciler’de yaşadım.. O zamanda, ‘Terbiyeli ol’, “kaçak başkan’ gibi yazılara asla ‘taraf’ olmadım, gaza getirmeye çalışanlara prim vermedim, muhalefet edenleri yapıcı olmak kaydıyla eleştirdim…
Bir de üstüne ‘kapalı devre’ dedikodu üretenlerin tehditlerine maruz kaldım..
Bunu yapan kimler?
‘Şehirde iyi şeyler olmasın’ düşüncesini benimseyenler..
Bugün benzer sahneleri İskenderun’da görüyoruz.
Yazınca ‘avukat’, yazmayınca birileri kendisini ‘savcı’ görüyor.
Bu kafayla vardığımız son adresin çıkmaz yol olduğunu, son 5 yıl bizlere göstermedi mi? Enerjimizi neden boşa harcıyoruz ki?
Nereye kadar sürecek bu oyun?
Hep kavga ederek, hep ‘örtülü’ mesajlar vererek mi, İskenderun’a hizmet edeceğiz?
Aslında, konuyla ilgili söylenecek çok şey var ama, en iyisi sabretmek.
Hoş, zaten bunlar hep teferruat!
Birinin “söyledikleri” iyi imiş, ötekinin yazdıkları çirkinmiş..
Yazmak, çizmek güzel de.. İskenderun, çirkinliklerle bir 5 yıl daha mı kaybetsin?
Yusuf Civelek de insan.. O da yanlış yapabilir..
Hatırlatırız, yazarız, söyleriz, gerektiğinde ararız..
Ama bir şartla.. Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek’in ağzından çıkan sözcükleri ‘doğru’ okumak kaydıyla..
Hiç kimse belediye başkanı çalışmıyor diyemez..
Bir takım şeyler eksik gidiyor, hizmetler yavaş ilerliyor olabilir..
Bırakın gereğini yapsın.. Allah şahidim ki, bugüne dek yazdığımız birçok soruna el attı.. Ve açıkça Yusuf Başkan, ‘yaptıklarını ve yapamadıklarını’ açıkça ifade ediyor zaten..
Hal böyle iken,,
Sessiz kalıp, birilerinin istediği mi olsun!
Bunu yapmazsak, hem tarafsızlık ilkesini çiğnemiş, hem de mesleki duruşumuzu, saygınlığımızı yitirmiş olmaz mıyız?..
Peki bu ölçülere uymazsak ne olur?
Kontrolü kaybederiz..
Gemiyi güvenle limana yanaştırmak varken, fırtınalı okyanuslara teslim ederiz..
Bugün gazetelerde yazılanlara bakıp, etrafta ‘oh olsun, birbirlerine düştüler’ diyenlere hizmet etmiş, galeyane gelmiş oluruz..
Allah aşkına söyleyin.. Bu durumdan ‘nemalanmaya’ çalışan birileri yok mu?
Kendisini fasulyeden nimet sayanlar yok mu?
Zannediyorlar ki, geçmişe bir özlem duyulacak, birileri de ‘zevke’ gelecek..
Yemezler!!!
Birbirimize iş vererek, dolduruşa gelerek, ne yapmaya çalıştığımızı sanıyoruz?
İskenderun’da kavga olmasını, kaos oluşmasını, herkesin birbirine düşmesini, hizmet gelmemesini isteyenler ve bekleyenler var. Bunu biliyoruz..
Onlar da kendilerini biliyor.. Köstebek gibiler.. Arada bir kafalarını çıkarıp, sonra tekrar yeraltına iniyorlar..
Yeter artık..
İnsanlar değişiyor, ama senaryolar değil..
Kin ve nefret aynı..
Kaç kere yazdık..
Yazık ediyoruz.. İskenderun için yapacaklarımıza odaklanalım, zıtlaşmaya değil!
Bırakın, İskenderun Belediye Başkanı Dr. Yusuf Civelek çalışsın, üretsin..
Ben başkaları gibi olamam.. Ben, halkın beklentilerini veya doğrularını yazarım, ama kamuoyundan çıkan farklı seslere de kulak veririm..
Benim tabiatımda bu var, değişemem..
Yapıcı olmak gerek..
Eleştirdiğimiz insanlara da söz hakkı tanımak gerek.. Geçmişte bunun zararını İskenderun halkıyla birlikte biz gazeteciler fazlasıyla çektik..
Tekrar ediyorum:
Biz bugüne kadar olan tutumumuzu değiştirmedikçe, bir adım ileriye gidemeyiz..
Var olan tek gerçek ise İskenderun’dur..
Çalışalım, birşeyler katalım, kenetlenelim..
Oyuna gelmeyelim!
Gördüğünüz gibi ‘enerjimizi heba etmekte’ hâlâ aynı yerdeyiz, cömertiz!
Ben rahatsızım bu durumdan, kamuoyu da öyle!

GÜNÜN SÖZÜ
– Başka birinin ikinci sınıf bir versiyonu olacağınıza her zaman kendinizin birinci sınıf bir versiyonu olun.
Judy Garland

Yılmaz Akpınar
1974 doğumlu. Güney Medya'da müdür. İskenderun'un önde gelen gazetecilerinden.